Asıl adı Eugen Berthold Brecht şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve kuramcıdır.

Augsburglu bir kağıt fabrikası müdürünün oğlu olan Brecht, 1898 yılında Augsburg’da doğdu.
Edebiyat ve tiyatroya ilgi duymasına rağmen 1917’de liseyi bitirdikten sonra Münih’te tıp okumaya başladı.1918 sonbaharında tıp öğrenimini yarıda bırakarak hastabakıcı olarak I.Dünya Savaşı’na katıldı.

1919’da Münih’e dönünce başarısızlığa uğrayan demokrat ihtilalinde yer aldı.

Tıp öğrenimini bırakarak tiyatro eleştirileri yazdı.1920’de Münchner Kammerspiele’ye dramaturg olarak girdi ve oyunlarını sahnelemeye başladı.

"Gecede Davullar” adlı oyunu 1922’de Kleist ödülü'nü kazandı.

Bavyera halk güldürüsünün temsilcisi Karl Valentin’le dostluk kurdu.1924’de Berlin’e geçerek Deutsches Theater’da Max Reinhardt’ın yanında yönetmenlik yaptı.

1928’de Kurt Weili’la tanışarak epik opera ürünleri vermeye başladı.Marxçı felsefe ve ekonomiyle uğraşı sonucunda öğreti oyunları ortaya çıktı.Bu oyunları için Hindemith ve K.Weill’den sonra H.Eisler’le çalışmaya başladı.

1932’de Brecht ‘in senaryosunu yazdığı, yönetmenliğini S.Dudow’un yaptığı "Kuhle Wampe "filmi yasaklandı.

27 Şubat 1933 ’teki Berlin Parlamento yangınından sonra Viyana’ya kaçmak zorunda kaldı ve 1935’de Nazi yönetimince Alman vatandaşlığından çıkarıldı.

İsveç’e ve Finlandiya’ya göç etti, Sovyetler Birliği üzerinden ABD’ye gitti.Hollywood için senaryolar yazdı.Bu arada H.Eisler, P.Dessau, Piscator ve H.Mann’la buluştu, Charlie Chaplin ve E.Bentley’le dostluk kurdu.

Amerikan Alehtarı Etkinlikleri Soruşturma Kurulu tarafından sorgulanmaya uğradı ve İsviçre’ye gitmek zorunda kaldı.Zürih Schauspielhaus’ta çalışmalar yaptı, C.Neher’le iş birliğine girişti.1948’de Doğu Berlin’e yerleşti.

Karısı Helene Weigel’le birlikte Berliner Ensemble’ı kurdu.Burada dramaturg ve yönetmen olarak görev aldı.Berliner Ensemble’ı “epik tiyatro okulu” ve dünyanın en iyi tiyatrolarından biri yaptı.

1950’de Berlin Sanatlar Akademisi üyesi, 1953’te PEN kulüb başkanı olan Brecht’e, ününün uluslar arası boyutlara ulaşması üzerine 1955’te SSCB Stalin Ödülü verildi.Bunların yanı sıra Doğu Alman Devlet Ödülü’nü ve Paris Uluslararası Tiyatro Şenliği 1.Ödülü’nü aldı.

Diyalektik maddeci tiyatroyu kurdu.Sosyalist, hümanist ve devrimci dünya görüşü doğrultusunda kapitalist dünya sisteminin dönüşüme uğratılmasına çalıştı.

Öğretisel oyunları ile müzikli oyunlarında kapitalist toplum düzeninin, para ahlakının, sömürü sisteminin iç yüzünü ortaya sermeye yöneldi.Küçük burjuva ideolojisine yıkıcı darbeler indirdi.İşçi sınıfının ve toplumcu dünya düzeninin açık savunuculuğunu yaptı.

Oyunlarına tarihsel ve toplumsal sürecin ve gelişim yasalarının bilincine varılması, eleştirilmesi ve yargılanmasını başlıca öğretisel aracı kıldı.Marxçı dünya görüşünü yaşamın diyalektik akışına uygun eleştirel yaratıcı bir eylem olarak gördü.

Epik tiyatro estetiğini yarattı, eleştirel toplumcu gerçekçi tiyatroyu ve çağdaş maddeci devrimci tiyatroyu kurdu.

Epik oyun, epik müzik(opera) ve epik oyunculuk anlayışını, yabacılaşma ilkesini getirerek Aristotelesci olmayan, metafizik olmayan tiyatroyu temellendirdi.

Benzetmeci dramatik tiyatroya karşı göstermeci tiyatroyu geliştirdi böylece hem öğretici hem de eğlendirici çok biçimli bir tiyatro yarattı.

Oyunları: Baal, Gecede Trampet Sesleri, Kutsal Kitap, Düğün, Dilenci ve Ölü Köpekler, Şeytan Kovma, Karanlıktaki Işık, Balık Avı, Ova, Kentlerin Vahşi Ormanında, İngiliz Krali II.Edvard’ın Yaşamı, Adam Adamdır, Üç Kuruşluk Opera, Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Düşüşü, Lindberghlerin Uçuşu, Anlaşma Üzerine Badem Öğreti Oyunu, Evet Diyen Hayır Diyen, Önlem, Mezbahaların Kutsal Tohanna’sı, Kural ve Kural Dışı, Analyze That, Yuvarlak Kafalılar Sivri Kafalılar ,Küçük Burjuvanın Yedi Ölümcül Günahı, Horasyalılar Kuriasyalılar, Carrar Ananın Silahları, III.Reich’in Korku ve Sefaleti, Galrlei’nin Yaşamı, Dansen, Demirin Fiyatı Nedir, Cesaret Ana ve Çocukları, Lukullus’un Sorgulanması, Sezuan’ın İyi İnsanı, Purtla Ağa ve Uşağı, Matti, Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi, Simone Machard’ın Düşleri, Schweyk, Malfi Düşesi, Kafkas Tebeşir Dairesi, Sofokles’in Antigone’si, Komün Günleri, Lenz’in Saray Danışanı, G.Haurptmann’ın Kunduz Kürkü ve Kırmızı Horozu, Corriolaus, Rouenli Jeanne D’Arc’ın Davası, Turandot veya Aklayıcıların Kongresi, Moliere’in Don Juan’ı, Ziller ve Davullar.

Kuramsal Yapıtları: Tiyatro İçin Küçük Organon, Deneysel Tiyatro, Epik Tiyatro Üzerine, Hurda Alımı, Sosyalist Açıdan Bir Sanat Kuramı, Sosyalist Gerçekçilik ve Toplum.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 444
favori
like
share
ozgurluk_5643 Tarih: 16.06.2009 02:15
ozgurluk_5643 Tarih: 16.06.2009 02:14
HALKIN EKMEĞİ

Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.
bakarsınız bol olur bu ekmek,
bakarsınız kıt,
bakarsınız doyum olmaz tadına,
bakarsınız berbat.
Azaldı mı ekmek,başlar açlık,
bozuldumu tadı,başlar hoşnutsuzluk boy atmaya.

Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerle yuğurulan,iyi pişirilmemiş adalet yeter!
Yeter katıksız,kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!

Bolsa insanın önünde ekmek,lezzetliyse,
gözler öbür yiyeceklere yumulsada olur.
Ama her şey bollaşmaz ki birdenbire...
Bilirsiniz,nasıl bolluk doğurur ekmek:
Adaletin ekmeğiyle beslene beslene.

Ekmek her gün nasıl gerekliyse nasıl,
adalet de gerekli her gün,
hem o,günde bir çok kez gerekli.

Sabahtan akşama dek,iş yerinde,eğlencede,
hele çalışırken canla başla,
kederliyken, sevinçliyken,
halkın ihtiyacı var pişkin, bol ekmeğe,
günlük, has ekmeğine adaletin.

madem adaletin ekmeği bu kadar önemli,
onu kim pişirmeli, dostlar, söyleyin?

Öteki ekmeği kim pişiren?

Adaletin ekmeğini de
kendisi pişirmeli halkın,
gündelik ekmek gibi.

Bol,pişkin,verimli