Çok eskiden, 3 kişi yolda yağmura tutulup, bir mağaraya sığınırlar. O sırada büyük bir kaya mağaranın ağzını kapatır. İçlerinden biri şöyle bir teklifte bulunur:
“Gelin hepimiz, bir güzel işimizi söyleyelim. Rabbimiz bunların bereketiyle belki bizi bu belâdan kurtarır.”

Bunun üzerine birisi söze başlar:



“Ben bir işte birkaç işçi çalıştırıyordum. Bir işçi öğleyin gelip, diğerleri kadar iş yaptı. Ona da ötekiler kadar para verdim. Başka bir işçi, bu hareketime kızıp ücretini almadan gitti. Ben o para ile bir dişi buzağı alıp ürettim. Bir zaman sonra bir ihtiyar gelip; “Hakkımı isterim.” dedi. O ücreti terkeden işçi olduğunu anlattı. Ben de çoğalmış sığırların hepsini ona verdim. Yâ Rabbi, ben o işi senin rızân için yapmıştım. Bu iyiliğim için, bizi bu belâdan kurtar!..”

Taş biraz aralanıp ışık görünür. İkincisi de şöyle anlatır:

“Ben çok zengindim. Halk sıkıntıya düşünce benden para isterdi. Birgün de bir kadın gelip para istedi. “Bana teslim olursan veririm.” dedim. Râzı olmadı. Üçüncü gelişinde kendisini teslim ederken titredi. “Niçin titriyorsun?” dedim. “Allahtan korkuyorum” dedi. “Sen bu fakir hâlinde Allahtan korkuyorsun. Ben zenginlik içinde nasıl Allahtan korkmam?” deyip bu işten vazgeçtim. İstediğini verdim. Yâ Rabbi, ben o kötü işten senin rızân için vazgeçmiştim. Bunun için, bizi bu belâdan kurtar!..”

Taş biraz daha açılır. Üçüncüsü de şöyle anlatır:

“Benim yaşlı bir annem vardı. Onu yedirip içirip hizmetini görürdüm. Birgün eve geç geldim. Süt kabı ile yanına gidince onu uykuda buldum. Sabaha kadar bekledim. Uyanınca yedirip içirdim. Yâ Rabbi, ben bu işi senin rızân için yapmıştım. Bunun için, bizi bu belâdan kurtar!..”

Bunun üzerine taş iyice açılır.

Böylece üçü de oradan çıkıp kurtulurlar.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 420
favori
like
share