Her çocuk ve ergenin doğuştan getirdiği bir kişilik yapısı vardır, çevresiyle kurduğu ilişkiler yoluyla büyüdükçe karakteri daha da şekillenir. Katı prensipleri nedeni ile çeşitli takıntılar sergileyebilir. Tikleri yüzünden alay konusu olabilir. Kavga çıkarma, cinsel sarkıntılık, alkol ve madde kullanma gibi suç sayılabilecek eylemlerde bulunabilir. Aşırı hareketli ya da ağırkanlı, aşırı duygusal, korkak, pervasız, ağlamaklı, mutsuz olabilir. Öfke patlamaları sergileyebilir, kavga çıkarabilir.

Yukarda sayılan davranış sorunları arasında keskin sınırlar yoktur, yani her biri değişik kombinasyonlar halinde, iç içe ve her türlü psikiyatri hastalıkta görülebilir. Sayılanlar sadece örnektir.

Bunlar dışında; okullar ve öğretmenler bazen acil durumlarla karşılaşabilirler: Örneğin; alkollü veya uyuşturucu madde etkisi altında okulda bulunan bir genç, ani bayılmalar veya farklı havaleler geçiren bir öğrenci, intihar girişiminde bulunan bir ergen vb. birçok örnek sınıflarda kargaşa havası yaratabilir.

Okul ortamında, yukarda sayılan alanlarda sorun yaşayan bir çocukla zaman geçirilmeden ilgilenilmeli ve kısa bir gözlem sonrasında, öncelikle çocuğun ailesi ile bir araya gelerek daha ayrıntılı bilgi alınmalı, daha sonra da okuldaki rehberlik servisleri ve gerekirse de ilçe rehberlik araştırma merkezleri ile işbirliğine girilerek çocuk için yardım planlanmalıdır. Çocuğun, yaşadığı ruhsal gerginliğe bağlı olarak akademik performansının bozulduğu, duygu durumunda ve sosyal ilişkilerinde bir hayli zorlandığı durumlarda ise çocuk psikiyatr yardımı almaktan çekinilmemelidir. Çünkü, önemsenmeden geçiştirilen veya hafife alınan bir davranış problemi, bazen daha ciddi ruhsal sorunları ilk sinyali olabilir.

Çocuğun değerlendirilmesinde; yaşadığı sıkıntının özelliklerine göre çocuğun zeka kapasitesi, zekasını kullanma becerisi (dikkat, bellek, analitik beceri vb nöropsikolojik performansı), kişilik yapısı, içinde bulunduğu ruhsal profili, aile içi iletişim özellikleri, anne baba pratikleri, çocuğun yaşıtları ve öğretmenleri ile iletişimi, okul olgunluğu kapsamlı olarak değerlendirilmeli, gerekli durumlarda tedaviden kaçınılmamalıdır. Okul sorunlarını ertelemek, normal koşullarda en az 12 yıl okuyacak olan çocuğun sorunlarının daha çok büyümesine neden olur, erken müdahale en doğru yaklaşımdır.

Acil durumlarda ise; çocuk, öncelikle tehditkar olmayan izole bir ortama alınarak, hem hasta çocuğun hem de çevresindeki arkadaşlarının güvenliği sağlanmalı, ailesinin de onayıyla ve en yakın sağlık kuruluşunun yardımına başvurulmalıdır.

Uzm. Dr. Ahmet Çevikaslan

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 415
favori
like
share