Gökyüzü bu gece farklı güzel…

İçimdeki sonsuz yalnızlıksa daha bir derin.

Su semadaki yıldızları toplayıp bir bir yerleştirdim içime, yerleştirdim de; böyle ses seda kesilip odamda bir başıma kaldığımda o hüzünlü yalnızlık hıçkırıklarını susturamadım; nafile…

Yıldızlarıma isimler verdim: dost, sevgi, yasam, hayal, kardeş, ana, baba, sevinç, sadakat, ask, barış, güneş, inanç, tebessüm..
kimine sadece mavi dedim; saf göründüğü, huzur verdiği için..
Kimine mor.. asil durdukları için.
kimine de siyah.. korku gibi, ayrılık gibi, sığınacak birini istiyorum der gibi.. Yani yalnızlık gibi..

Bu gece en ağır basan da siyah yıldızlarım. Bakınca kapkara gökyüzümde görünmeyen ama hep orda olan yıldızlarım.. Sadece ben görüyorum. Çünkü bakmasını biliyorum.
Bakmak isteyene de bir teleskop uzatıyorum, tanısınlar diye gökteki duygu yüklü cisimleri, sevdirmek için insanin içindeki bağımsız astronomik kanunları; anlatıyorum onlara..
Ama herkes cama bakıyor! Camdan bakmıyor, cama bakıyorlar!!

İçime yer etmiş ne varsa, adeta çırpınıp duruyor her bir uğrayışta. Fark edilmek istiyorlar, sevilmek, sarılmak..

Gidip gelenlerden en çok umut yıldızı etkileniyor. Biriktiriyor ya tüm yarinin ümitlerini, süpernova olup patlayacak, ta ki bir gün zaman duruncaya dek..

Sonrası kara bir delik, kaçışı olmayan; gözlerimdeki ışığı yutan bir karanlık.
neyse ki umut yıldızım büyük doğmuş.. Yoksa diğerlerine kim annelik edecekti?!

Dedim ya.. Gökyüzü bu gece başka bir güzel. Çünkü paralel dünyada siyahlar yerine aşkın, yaşamın, gün ışığının umut ve barışla el ele verdiğini hissediyorum.

Görmesem de hissediyorum…

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 242
favori
like
share