Bir meslek ismi olup renkli resim ve tezyinat yapan sanatkara verilen ad. Ressamlara, minyatürcülere, genellikle duvar resmi yapan ustalara, süsleme sanatkarlarına bu ad verilir. Nakkaş, daha çok kitap resimleri yapan sanatkara sıfat olmuştur. Nakkaş: İpek, ibrişim, renkli tire ve yünlü elişi gibi işlere denildiği için bu işleri yapan sanatkarlara da nakkaş denilirdi.

Kitap resimleri yapmak Yunanlılar ve Romalılar zamanından beri bilinmekteyse de en çok görüldüğü ve rağbet gördüğü devir Ortaçağdır. Kitap resimleri ya kitabın konusuna göre yapılmakta veya yapılan resme göre kitap yazılmaktaydı. Çok eski tarihlerden kalma bu kitaplar çok kıymetlidir. Bir kitapta bulunan resimler bazen aynı nakkaşın eseri olduğu gibi, birden fazla nakkaşın eseri de olabilirdi. Resimler yapıldıkları devrin ve milletin kültür yapısının öğrenilmesinde çok faydalı olduğu gibi, tarih ilmine de yardımcı olur.

Nakkaşlık doğuda İranlılar tarafından ilerletilmiş ve Acem sanatkarları tarafından pek çok eser yapılmıştır.

Türklerde nakkaşlık, eskiden beri bilinen bir sanat kolu olup, kökü dokuzuncu yüzyıla kadar iner. Bu yüzyıldan kalma eserlerde Türklerin bu alanda çok ileri gittikleri görülür.

Osmanlı Devrinde görülen kitap resimlerinde (minyatürlerde) daha çok manzara, mimari (kale, saray, ev gibi) cansız varlıklar ve tabiat manzaraları nakşedilmiştir. Bunlar da, ordu ile beraber savaşa katılan nakkaşlar tarafından, ordunun geçtiği, konakladığı ve savaştığı yerler olarak resmedilmiştir.

Nakkaşlar, eserlerini sadece kitaplara yapmakla kalmayıp, sarayların, konakların ve bazı evlerin çeşitli yerlerine resmetmişlerdir. İlk örneklerini Topkapı Sarayının bazı bölümlerinde ve duvarlarda gördüğümüz bu tip duvar resimleri, daha sonra evlere, konaklara da yapılmıştır. İstanbul’da yaygın olan duvar resimleri bazı Anadolu şehirlerinde de görülür. Bunlarda, genellikle İstanbul hasretinin dile geldiği İstanbul manzaraları vardır ve çoğu, İstanbul’dan giden nakkaşlar tarafından yapılmıştır. Fatih ile Kanuni devri arasında nakkaşlıkta bir gelişme oldu.

Nakkaşlar, Kanuni devrinde en güzel eserlerini verdiler. İran nakkaşlarından Şah Kulu Nakkaş, bu devirde İstanbul’a getirtilerek sarayda müstakil bir nakışhane kurdu. Bu nakışhanede yeni eserler yapıldığı gibi nakkaşlar da yetiştiriliyordu. Osmanlının yetiştirdiği; Sinan Bey, Baba Nakkaş, Kara Memi, Nakkaş Osman, Matrakçı Nasuh, Seyyid Lokman, Levni gibi nakkaşlar eserleriyle kendilerinden bahsettirirler.

Osmanlı devrinde nakkaşlar da, diğer sanatkarlar gibi esnaf teşkilatına bağlı idiler.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte fotoğrafçılıktaki ve baskı şekillerindeki gelişme sebebiyle değerini kaybeden nakkaşlık günümüzde çok az sanatçı tarafından yapılabilmektedir.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1162
favori
like
share