Söz, ALLAH’ın elçisinin olur da insanlığa ufuklar açmaz mı? O sözün kelimesi, nefesi ve manası nice sırlara doludur anlayabilene. Her yeni gün ve her insan kendini bulur ve tanır o sözlerin içinde. Bizim için altın ve mücevherden değerlidir eşsiz nasihatler. Can-ı gönülden iyiliğimizi isteyen ve hepimize rahmet olanın sözleri ab-ı hayattır idrak edebilene.
Enes bin Malik hazretleri Resulullah’ın (sallALLAHu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: Üç şey vardır insanı helake sürükler; üç şey de vardır ki insan için kurtuluş vesilesidir. İnsanın helakine sebep olan üç şeyden ilki artık karakter haline gelmiş cimrilik, ikincisi hep peşinde koşulan heva ve heves, üçüncüsü de kişinin kendini beğenmesidir.
Bir kimsenin kurtulmasına vesile olabilecek üç şeyden birincisi gizli-açık her hâlükârda ALLAH mehâbet ve mehâfeti içinde bulunmak, ikincisi fakirlikte de zenginlikte de ifrat ve tefritlere düşmeyip istikamet içinde olmak, sonuncusu da gazap anında da hoşnutluk anında da adaletten ayrılmamaktır.
(Mecmaü’z-Zevâid, 1/90; Müsnedü’ş-Şihab,1/214; Feyzü’l-Kadîr, 3/307)
Enes b. Malik, Efendimiz’e hizmetiyle tanınan ve en çok hadis rivayet eden sahabilerden biridir. Resulullah’ın vefatına kadar hizmetinde bulunmuştur. 103 yaşında vefat etmiştir. Hadis rivayetinde titiz davranan ve yazılmasına önem veren Hak âşıklardan biriydi.
Resul-i Ekrem (sas) bu hadis-i şerif’te öncelikli olarak tehlikeli olan üç şeyi haber vermektedir: Eskilerin deyimiyle, “Def-i mazarrat celbi menfaatten evladır”. İslam’a giriş cümlesi olan tevhit de “Lâ” ile başlayarak evvela tehlikeyi haber vermektedir. Kur’an okurken ilk söylenen cümle “istiaze” yani şeytan tehlikesine karşı uyarmaktadır. Bu hadis-i şerif de bizlere öncelikle tehlikeli yolları haber vermektedir

Cimrilik: Servet tutkusu ve bencillik

Cimrilik; servet edinme tutkusuyla karşılıksız harcama ve hayır yapmaktan kaçınma eğilimidir. “Şuhh” kelimesi “buhl” kelimesinden önceki haldir. Yani servet tutkusu ve bencilliktir. “Buhl” ise iyilikten kaçınmaktır. Kur’an’ın ifadesiyle nefisler cimriliğe eğilimli yaratılmışlardır (Nisa 128). İnsanın imtihanı da nefsini eğitmek değil midir? Gerçek iman cimrilik duygusunu engeller. Cimrilik duygusuyla imanın bir arada bulunmayacağını (Müsned, II, 256, 340, 341; Nesai, cihad,8) Resulullah ifade buyurmuştur. Cimrilik, toplumları birbirinin kanını dökmeye dahi sevk etmektedir. Resulullah (sas); geçmişte bazı kavimlerin cimrilik yüzünden birbirlerinin mallarına saldırmak, kanlarını akıtmak suretiyle helak olduklarını belirtmiştir. (Müslim, Birr, 56)
İmtihan sırrını anlayamayan insan “fani”yim derken ebedilik hırsıyla cimriliğe esir olmuştur. Cimrilik öncelikle yüreğin, gönlün esaretidir. En büyük zararı “servet kafesine” mahkum olmuş insanın kendisinedir. ALLAH’a kulluk için zaman ve imkan ayırmayan insandan daha cimri kim vardır? Cimrilik sadece malda değildir, sevgide, merhamette, ilimde, kısacası ahlâkî değerlerde de kendini hissettirmektedir. Cimrilik virüsünden kendini kurtaramayanın ikinci adımda başarılı olması mümkün değildir

Heves: Sadece zevk peşinde koşmak

Heva, nefsanî arzu ve eğilimleri ifade eden terimdir. Akıl ve din dışı talep ve isteklerdir. Doğru-yanlış, iyi-kötü ayırımı yapmadan haz ve zevk peşinde koşmaktır. Heva sadece şehevî tutkular değildir.
Kulluk şuuru dışındaki her türlü “tutku” hevanın eseridir. İster servet, ister şehvet, isterse şöhret ve makam mevki olsun fark etmez, bunlar insanın kendi nefsinde “tanrılaştırdığı” duygulardır. Kendini putlaştırmasıdır. Kimi zaman şirk olarak karşımıza çıkar, kimi zaman günah, kimi zaman da gaflet olarak kendini gösterir. Nefsin ve duyguların “ilahlaşmasının” diğer bir adıdır. (Furkan,43; Câsiye 23). ALLAH (cc) Resulünü tanıtırken “O hevâsına göre konuşmaz, O’nun konuşması vahiyden ibarettir.” (Necm, 3-4) buyurmaktadır. Vahye dayanmayan, destek almayan sözler hevanın eseridir.


Kendini beğenmek: Hevanın esiri olmak
Yaratılmışların en değerlisi olan insan bu şerefi taşıyabildiği kadar kıymetlidir. Mükemmellik ALLAH’a mahsustur. İnsan daima muhtaçtır. “En güzel amelle” sorumlu olan insan, kıyametteki neticeyi görmeden “makbuliyetini” ifade edemez. Tüm kâinat, yaratılış sırrına göre vazifesini yerine getirmektedir. İnsan ise imtihanıyla farklı noktadadır. Hevanın esiri olmak, beğenmişliği getirir. Kendine kimsenin benzemesine tahammül edemeyen modernizm anlayışı gıpta yerine hasedi tercih etmiştir. Kur’an’ın açık ifadesiyle, “Kendinizi temize çıkarmayın.” (Necm, 32) ayeti kendini beğeneni ALLAH’ın beğenmediğini öğretmektedir. ALLAH için güzel olmak ayrı, nefis ve heva için güzelleşmek ayrıdır. Kendinle oyalanmak ve bezenmek nefse kulluğun göstergesidir. Beğenilen şey isterse fazilet getiren, ilim, ahlak gibi erdemler de olsa yanlışa bizi sevk etmektedir. Tevazu getiren günah, beğenmişlik getiren amelden iyidir



alıntıdır..

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1334
favori
like
share
M.Kutsi Çil Tarih: 09.03.2009 17:43
Dedikodu,haset,iftirayı da ben ilave etmiş olayım.
everekli38 Tarih: 25.02.2009 08:46
Paylaşım için ALLAH Razı olsun.. Rabbim bizden ve Tüm islam aleminde uzak tutsun....


AMİN...
tuana03 Tarih: 25.02.2009 08:26
Allah razı olsun...
ozgurluk_5643 Tarih: 25.02.2009 01:24
Rabbim üçündende muhafaza eylesin
NaZ Tarih: 25.02.2009 00:49
bilgiler için ALLAH razi olsun