Hatırlarsanız daha önce gezegenlerin çok farklı büyüklüklerde olduklarından bahsetmiştik.
Şimdi Dünyamız'ı diğer gezegenlerle bir de büyüklükleri bakımından karşılaştıralım. Hatta şöyle bir benzetme yapalım Dünyamız'ı küçük bir bezelye tanesi olarak düşünelim. Bu durumda sırasıyla; Merkür bir susam tanesi, Venüs yine Dünyamız gibi bir bezelye, Mars bir karpuz çekirdeği, Jüpiter bir portakal, Satürn bir mandalina, Uranüs ve Neptün iri birer kiraz tanesi, Plüton ise yine bir susam tanesi kadardır. Bunların yanında Güneş ise bir basket topundan daha büyük, kocaman bir küre olarak kalacaktır.

Peki bu kadar farklı büyüklükteki gezegenler içinde, Dünyamız'ın büyüklüğü tesadüfen mi belirlenmiştir ?

Hayır! Yerkürenin özelliklerini incelediğimizde, üzerinde yaşadığımız bu gök cisminin tam olması gereken büyüklükte olduğunu görürüz.

Dünya, daha küçük olsaydı, yerçekimi çok zayıflayacak ve atmosferi Dünya'nın etrafında tutamayacaktı. Atmosferin olmaması ise bildiğiniz gibi uzaydaki meteorların, zararlı ışınların sürekli Dünya'ya gelmesi, oksijenin yok olması kısacası canlıların yaşayamaması demektir. Eğer Dünya daha büyük olsaydı, bu kez de yerçekimi çok artacak ve bazı zehirli gazları da tutarak atmosferi öldürücü hale getirecekti.



Dünya'nın kütlesinin yanı sıra, iç yapısı da özel olarak tasarlanmıştır. Bu iç yapıdaki tabakalar birbiri etrafında hareket eder. Bu hareket, Dünya çevresinde büyük bir manyetik alan oluşturur. Bu manyetik alan ise yeryüzündeki yaşamın korunması açısından çok önemlidir. Manyetik alanı koruyucu bir zırha benzetebiliriz. Dünya'ya yönelen zararlı ışınlar bu zırha çarparak geri püskürürler.

Bu koruyucu zırh sayesinde Dünya, uzaydan gelebilecek tehlikelere karşı korunur. Güneş'ten ve Güneş dışındaki yıldızlardan gelen öldürücü ışınlar, Dünya'nın etrafındaki bu koruyucu kalkanı geçemezler.

Bilimin ortaya koyduğu diğer gerçekler, bizlere evrenin başıboş olmadığını göstermektedir. Elbette ki, bütün evrene hakim olan, onu dilediği gibi şekillendiren, galaksileri, yıldızları ve gezegenleri kudreti altında tutan, O üstün Yaratıcı, bütün evrenin Rabbi olan Allah'tır.

Üzerinde yaşadığımız mavi gezegen de, Allah tarafından özel olarak düzenlenmiştir. Allah Kuran'da bu mükemmel yaratmayı Naziat Suresinin 30. ayetinde "serilip-döşenmiştir" ifadesiyle tarif etmektedir. Bu ifade Dünya'nın düzenli bir şekilde ve insanın ihtiyaçlarına göre Allah tarafından yaratıldığını anlatmaktadır.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 1073
favori
like
share