Okyanuslar - Denizler

Dünya yüzeyinin yüzde 71'i sularla kaplıdır. Dünya ayrıca suyun sıvı halde olduğu tek gezegendir. Bu su, büyük çukurlarda birikerek okyanusları oluşturur. Bu okyanuslar, Dünya'daki canlılığın devam edebilmesi için çok önemli görevler üstlenirler.

Örneğin atmosfer sıcaklığındaki ani değişmeleri önlerler. Böylece, canlıların sabit bir ısıda yaşamlarını sürdürebilmelerine yardımcı olurlar ve iklimleri yumuşatırlar. Ayrıca okyanuslar, karaları erozyon ve aşındırma yoluyla şekillendirerek yeryüzü şekillerini oluştururlar. Bu çeşit bir olaya Güneş Sistemi'ndeki başka hiçbir gezegende rastlanmaz.



Ayrıca çok sevdiğimiz balıklar ve birçok deniz ürünü de bu denizlerden çıkar. Çok lezzetli olan bu deniz ürünlerini yemek, denize girmek ve deniz üzerinde zevkli bir yolculuk yapmak da Allah'ın bizlere sunduğu nimetlerdendir.

Evet çocuklar, Allah herşeyi bizim ihtiyaçlarımıza göre kusursuz bir şekilde yaratmıştır. Tabi, bu güzelliklerin yanında bir de dışarıya bazen ateş püskürten ama genelde sessiz görünen dağlar vardır. Dilerseniz, yolculuğumuza büyük ateş püskürten bu dağları ziyaret ederek devam edelim.


Ateş Püskürten Dağlar

Çocuklar, az önce bahsettiğimiz yer kabuğunun altındaki magma akıcı olduğu için, bir geçit bulabilirse zaman zaman yer kabuğunu yararak büyük bir patlamayla yeryüzüne çıkar. Bu ürkütücü olaya, volkan ya da yanardağ patlaması denir. Kuran'da da bu dehşetli olay şöyle haber verilir:

Dönüşlü olan göğe andolsun, "yarılan yere" de. (Tarık Suresi, 11-12)



Bu şekilde yerin yarılması ile meydana gelen bir patlamada, volkan önce gökyüzüne tonlarca toz ve kül püskürtür. Böylece, kapkara dev bir bulut oluşmasına sebep olur. Ardından da magma yeryüzüne çıkmaya başlar ve önüne çıkan herşeyi, ormanları, şehirleri silip süpürür.

Volkanlardan yeryüzüne akan magmaya "lav" da denir. Lavlar bir süre sonra yerin üstünde soğuyarak kayalara dönüşür.

Tarih boyunca bu tür felaketlerle ortadan yok olan birçok şehir olmuştur. Mesela milattan sonra birinci yüzyılda, İtalya'nın o zamanlar en zengin şehirlerinden biri olan Pompei, ansızın patlayan Vezüv yanardağının lavları altında kalarak yok olmuştur. Üstelik bu, öyle ani olmuştur ki, şehir halkının yerlerinden kıpırdamaya bile fırsatları olmamıştır. Yanardağ lavları hızla Pompei şehrine ulaşmış ve şehirde yaşayanların tamamı lavların altında kalarak ölmüştür.

Azgınlıkları, ahlaksızlıkları ve Allah'ın emirlerine karşı gelmesiyle tanınan Pompei şehrinin halkından geriye kimse kalmamıştır. Bu ve benzeri toplulukların uğradıkları kaçınılmaz son Kuran'da şöyle tarif edilmektedir:

… Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk… (Ankebut Suresi, 40)

Çocuklar bu ayetlerden anlaşıldığı gibi Allah herşeye güç yetirendir ve isterse yeryüzündeki herşeyi yok edebilir. Allah'ın azabından kimse emin olamaz. Ancak Allah kullarına karşı aynı zamanda çok şefkatli ve merhametlidir. Bu kitap boyunca da Allah'ın sonsuz şefkatinin pek çok delilini gördük. Bu bölümde söz ettiğimiz tarzda yanardağ patlamalarının çok ender olması da Allah'ın nimetlerinden biridir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 599
favori
like
share