Baki Tuğ kimdir?





Baki Tuğ adı kamuoyunda ilk kez Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan"ın Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi"nde, yargılanması sırasında duyuldu. Bu mahkemede askeri savcı olarak görev yapan Baki Tuğ, 1937 yılında Şiran"da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi"ni bitirdi, aynı fakültede master yaptı. Kıbrıs Barış Kuvvetleri Askeri Mahkemesi Baş Hakimliği görevinde bulundu. TSK"dan Hakim Albay rütbesi ile emekli oldu.


İdam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan"ın yargılandıkları Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi"nde askeri savcı olarak görev alan, Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında idam talebinde bulunan Tuğ, Abdullah Öcalan"ı SBF öğrencisi iken gözaltına aldıktan sonra soruşturmasını yürüten ve mahkum ettiren savcı olarak da biliniyor.


Baki Tuğ 1991 seçimlerinde Ankara Keçiören bölgesinden DYP milletvekili seçildi, zaman zaman grupta dönemin DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel"e karşı yumuşak çıkışlarıyla tanındı. Tuğ, bir ara Cindoruk"u genel başkan seçtirmek için uğraşan milletvekilleri arasında yer aldı, Cindoruk"un genel başkanlık yarışından çekilmesi üzerine Çiller"i destekledi. Kongrede de Çiller"in kazanması için en büyük mücadeleyi verenlerden biri oldu. Ancak Baki Tuğ, kabineye giremeyince Çiller"e başkaldıran ilk milletvekilleri arasında yer aldı.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1873
favori
like
share
NaZ Tarih: 02.03.2009 22:57
Aksiyon Dergisi`nde yer alan haberde, Baki Tuğ`a göre 9 Mart cuntası, 3 milyon kişiyi öldürecekti.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını idama gönderen mahkemenin savcı yardımcısı Baki Tuğ, "9 Mart 1971`de komünist bir ihtilal olsaydı 3 milyona yakın insan katledilecekti" dedi ve ekledi: "Liste MİT`in arşivinde"

1972 yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan`ı idam sehpasına çıkaran mahkeme heyetinde savcı yardımcısı olarak bulunan Baki Tuğ, 12 Mart muhtırasının arşivlerde kalan ve akıllara durgunluk verecek yönlerini açıkladı.


Tuğ, "Darbecilerin planladığı gibi 9 Mart 1971`de komünist bir ihtilal olsaydı 3 milyona yakın insan katledilecekti" dedi. Tuğ, katledilecek isimlerin listesinin de Milli İstihbarat Teşkilatı(MİT) arşivinde bulunduğunu öne sürdü. Tuğ, bugün o döneme ilişkin açıklamalar yapan ve aralarında çok sayıda iş adamının da bulunduğu isimlerin listede yer aldığını kaydetti. Tuğ, listenin devlet sırrı olması nedeniyle açıklanmasının doğru olmayacağını da sözlerine ekledi.


12 MART VE 27 MAYIS KIYASLANAMAZ

Baki Tuğ, 27 Mayıs darbesinin, millet iradesiyle iktidara gelen bir siyasi partiyi iktidardan düşürdüğünü anlattı. Tuğ, "Bu nedenle 12 Mart 1960 darbesinden farklıdır. 1960`da anayasal düzeni değiştirelim, biz hakim olalım, Türk insanını öldürelim, Rusya ile beraber bu işi götürelim, anlayışı vardı" diye konuştu. İki darbenin karşılaştırmasının mümkün olamayacağını ifade eden Tuğ şunları söylüyor: "Bugün bu hatayı Aydın Menderes de yapıyor. Babama da onlara da yazık oldu, diyor. 3 genç insan idam edildi diye biz mutlu mu olduk? Kanun emrediyordu, idam edildiler. Komünist bir ihtilal olsaydı, üç tane insan mı idam edilecekti? 3 milyon insan duvar dibinde taranacaklardı."


O dönemde, Devrim ve Cumhuriyet gazeteleriyle Yön, Emek ve Türk Solu dergilerinin ihtilalin yayın organı olduğunu aktaran Tuğ, "Bir nevi ihtilalin sözcülüğünü yapıyorlardı. Onlarla olan faaliyetlerimiz bizi sıkıyönetime kadar getirdi. Sıkıyönetimde de görevimizi yaptık. Bunun için de bizi hedef seçtiler, hiç pişman değilim" ifadelerini kullandı.


YUFKA DEVLET OLAMAZ


Baki Tuğ, bir ülkede derin devletten, yufka devletten söz edilemeyeceğini belirtti. Tuğ, "Devlet devlettir. Eğer devletin kendini koruma vasıtalarını derinlik olarak görüyorsanız onlara yanlış yaptırmazsınız. Yanlış yapanları alırsınız, yanlış yapmayacakları görevlendirirsiniz" açıklamasını yaptı. Susurluk skandalına da değinen Tuğ, olayın devlet tarafından bilindiğini savundu. Tuğ, "Orada bazı insanların devlet nezdinde görevleri vardır ve bunlar ortaya çıkmıştır. Hesabı olanların hesabı da görülmüştür" diye konuştu.


ÖCALAN VE PERİNÇEK GERÇEĞİ


Türkiye`de Marksist ve Leninist faaliyetleri örgütleyenlerin Abdullah Öcalan`ın Suriye`ye gidinceye kadar onunla birlikte olduğunu bildiren Baki Tuğ, "Öcalan`ı, Öcalan yapanlar şimdi aynaya bakıp kendilerini görmüyorlar. Öcalan himaye edildi diyenler, Öcalan`ı büyüten ve yüceltenlerdir" diye konuştu.