Bebeklerin düzenli uyumayı öğrenmeleri büyük ölçüde anne babaya bağlıdır. Şüphesiz ki her bebek anne ve babasına ihtiyaç duyar ancak anne babalar bu konuda sıklıkla bir hataya düşerler. Bebeğin sesini duyar duymaz yanına gitmek ve onunla ilgilenmeye başlamak ( kucağa alma, konuşmak, sevmek vb) bebeğin kendi kendine uykuya dalmasını ve derin uykuya geçebilmesini zorlaştırır. Bu yanlış yaklaşım nedeniyle 2-3 saatte bir hafif uykuya geçen bebek her seferinde uyanıp beslenerek bir süre sonra bu rutine alışır. Ve bu alışkanlık yerleştiğinde ilerleyen zamanlarda değiştirilmesi çok daha zor olur.

Bebeklerin ilk aylarda itibaren yalnız yatırılmaya alıştırılması ve bu alışkanlıktan herhangi bir sebeple vazgeçilmemesi büyük önem taşır. Ancak bu bebeğinizi hiçbir zaman yanınızda yatırıp onunla keyifli zamanlar geçirmemeniz anlamına gelmiyor. Önemli olan nokta bebeğinizin zaman içerisinde kendine ait bir yatağının olduğunu anlaması ve sizinle yatmasının bir rutinin parçası değil sadece bir keyif olduğunun farkına varmasıdır. Anne-babalar genellikle “kışın üşümesinler, üstleri açılmasın” gibi sebeplerle, diğer zamanlarda ise “gece yalnız yatınca korkuyor, bizimle yatmak istiyor” gibi nedenlerin arkasına sığınarak çocuklarını yanlarında yatırmak isterler ama genellikle bu davranış sonraki zamanlarda da devam eder. Anne babaların bebekleriyle yatma istekleri bir yere kadar anlaşılabilir bir istektir, ama bunun devamlılık arz etmesi bebeklerinin psikolojik gelişimleri yönünden sakıncalıdır. Bu durumun getirdiği başlıca sakınca, çocukların anne-babaya bağımlı hale gelmeleri ve yalnız yatmayı büyüklerinin kendisini sevmemeleri olarak algılamaya başlamalarıdır.

Bebeklerin kendi yataklarında uyuyabilmeleri için öncelikle belli saatte yataklarına yatırılmasını gerekir. Bebeğin gece iyi uyumasına yardımcı olmanın en önemli adımı, düzenli bir uyku vakti rutini oluşturmaktır. Eğer her gece aynı rutin izlenirse sıralamayı öğrenecek ve kısa sürede gecelerin oyun değil uyku vakti olduğunu anlayacaktır. Yatma zamanı rutinine her gün aynı saatlerde ılık, sakinleştirici bir banyoyla başlanabilir. Bunu masal, son kez emzirme ve yatak izler. Önemli olan, bebeğinizin gevşemesine yardımcı olmaktır. Bu nedenle, uyarıcı aktivitelerden kaçınmakta fayda vardır. Uykuya dalana kadar masal anlatmak ya da ninni söylemek, masal kitabı okumak ya da ninni kaseti dinletmek, uyuduktan sonra odasından çıkmak onların yalnız yatma alışkanlığını kazanmalarına yardımcı olacaktır.


Bunun yanında bebeğinizi özel bir yorganla, ince pamuklu bir örtüyle ya da tüm gerekli güvenlik standartlarına uygun yumuşak bir oyuncakla –ancak oyuncağın bebeğin yüzünü örtüp boğulma tehlikesine neden olmayacağından emin olmak gerekir– uykuya yatırmayı deneyebilirsiniz. Eğer en sevdiği oyuncak ayıcığın her gece onu yatağında beklediğini bilirse, o oyuncağı ile uyku arasında bir bağ kuracaktır. Bir süre sonra, gece uyandığında, ayıcığın verdiği huzurla yeniden uykuya dalacaktır. Siz de ayıcığa sarılın ki, kokunuz üzerine sinsin. Böylece bebeğiniz gece boyunca sizin bir parçanızın onunla birlikte olduğunu hissedecektir.

Bir hafta gibi bir sürede bebeğin düzenli olarak ağlamasına izin vererek ona kendi kendisine uyumayı öğrettiği düşünülen bir başka yöntemde ise bebeğin düzenli olarak her gece aynı rutinler uygulandıktan sonra yatağına yatırılması ve kendi kendine uyumaya bırakılması öngörülmektedir. Bu yöntemde bebek ne kadar ağlarsa ağlasın ilk gün 10dk, ikinci gün 15 dk. Üçüncü gün 20 dk. gibi artan periyotlarla kendi kendine bırakıp ağlasa da ona müdahale etmeden kendi kendine uyumayı öğrenmesi hedeflenmektedir. Sıklıkla bir hafta içerisinde bebeklerin ağlamadan uyumaya başladığı gözlemlenmektedir. Ancak bu teknikte bebeğin öğrendiği şeyin ağlamadan uykuya dalmak mı yoksa ağladığı zaman anne ya da babasının yanına gelmeyeceği mi olduğu çok net değildir. Özellikle yaşamının ilk döneminde “güven” duygusunu hissetmeye büyük ihtiyaç duyan bir bebeğe uygulanacak böyle bir yöntemin ilerleyen yaşlarda farklı bazı sorunlara yol açabileceği de düşünülmelidir.

Bebeğinizin ilk ayları onun yaşamının ilerleyen dönemlerinde devam ettireceği birçok davranışı öğrenmesi bakımından son derece önemli ve kritiktir. Bu nedenle bu önemli dönemi gerek bilimsel araştırmalar sonucu elde edilmiş bilgilerin gerekse annelik içgüdülerinin ışığında geçirilmesi en sağlıklı yoldur.



Uzm.Psk.Yasemin MERİÇ KAZDAL

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2071
favori
like
share