Doğum esnasında çocuğun kafasında şişkinlikler meydana gelip, ana babayı telâşa düşürebilir. Fakat bunlar doğumdan bir iki saat sonra kendiliğinden kaybolur. Çocukların yüzde 80 inde doğumun üçüncü, dördüncü günü bir çocuk sarılığı zuhur eder. Fakat bu da kısa zamanda kendiliğinden geçer. Ancak 15 günden fazla sürererse hekime haber vermelidir. Sarılık devam ettiği müddetçe çocuklar âtıl ve dalgındırlar. Gıda almak istemezler. Yeni doğmuş çocukların göğsünden bir iki damla süt gelmesi de önemli birşey değildir. Yalnız bu vesile ile çocuğun göğsüne basmamalıdır. Çocuk yırtık dudakla dünyaya geldi ise bunu hemen ameliyatla düzeltmek lâzımdır. Damak çatlakları üç yaşından sonra ameliyat edilir. Çengel ayaklar hemen ortopedik tedaviye verilmelidir. Çocuk süt emerken morarıyorsa bir kalb hatası var demektir.

Süt çocuğunun en ciddî rahatsızlıkları yanlış beslenmeden ileri gelir. İhtiyaçtan fazla şeker ve un verilmesi çocuğun sıhha*tini bozar. Çocuk solar ve hastalıklara karşı dayanıklı olmaz. Bir müddet sonra da büyümesi durur. Bazı anneler erkenden sulandırılmamış inek sütü verirler. Veya sun?i süt müstahzarlarını su ile değil sütle sulandırırlar. O zaman çocuklar rahatsızlanır, iyi uyumazlar, abdestleri serttir. Büyümeleri durur.

Çocuğun ikinci altı ayında vitamin eksikliği hastalıkları bilhassa raşitizm baş gösterebilir. Bunun için sebze ve meyve suyunu ihmal etmemeli.

Süt çocuğunun en ciddi ve en sık görülen rahatsızlığı ishaldir: Bu hastalık bilhassa sütün kolay bozulduğu yaz aylarında olur. Bunun için çocuğun abdestini kontrol etmelidir. Süt çocuğu, ilk iki üç gün yeşil siyah bir abdest yapar. Bu tabiîdir. Yalnız çocuğu bezlerinde kırmızı kenarlı lekeler görülürse bu abdes-te kan bulunduğu delâlet ederki hemen hekime haber vermelidir. Çocuğun bezi saklanmalı ve doktora gösterilmelidir. Ana sütü emen çocukların abdesti altın sarısı renginde melhem yumuşaklı-ğındadır. Fena kokusu yoktur. Çocuk normal halde günde dört defa abdest yapar. Çocuğun barsağımn bozulduğu abdestinin yeşil renk olmasından belli olur. Bilhassa biberonla beslenen çocuklarda bu daha ehemmiyetlidir. Böyle çocuklarda ishale büyük istidat vardır. Böyle hallerde çocuğa altı saat çaydan başka birşey vermemeli ve çaya da şeker değil Sakkarin atmalıdır. Diğer öğünleri sütsüz yalnız pirinç suyu vermeli, çocuk bundan istediği kadar emmelidir.Bu tedbirle ishal durmazsa ve hele kusma baş gösterirse hekim çağırmalıdır. İshaller devam ederse çocuğun vücudunda bir zehirlenme var demektir ki fazla su kaybı dolayısiyle vücudun susuz kalmasına sebep olur. Bu gibi hallerde doktor çocuğa bol miktarda hafif çay verecek, kalbini takviye edecek, bağırsağını teskin edecektir. Normal gıdaya geçinceye kadar çocuğa Eledon, plazmon, Larosan gibi sunî gıda maddelerinden birisini vermektir.

Ana sütü emen çocuklarda kabız nadir değildir: Bazan çocuk iki üç günde bir abdest yapar. Sun?î beslenen çocukta kabız sütün ihtiyaçtan fazla geldiğini gösterir. O zaman sebze ve meyve suyu vermeli, malt hülâsası da verilebilir.

Süt çocuğunda kusma çok olur: Ya acele, yahut ihtiyacından fazla emer veyahut da emmeden sonra çocuk iyi tutulmaz. Bazı çocuklarda asabî bir kusma meyli vardır. Bu yüzden çocuk zayıflıyorsa hekim çağırmalıdır. Bazan çocuğun midesi boşalmaz. Barsağa açılan yoldan spazm olur. Bu ciddî bir haldir. Ve cerrahî bir tedaviyi icabettirebilir.

Süt çocuğu çevresindeki insanlardan bulaşık hastalıkları kapmaya çok müsaittir : Çocuğun nezlesini bile ciddiye almalıdır. Çünkü akciğerlere iner bronşit ve pnömoni yapabilir. Çocuk gribe ve tüberküloza karşı da çok istidatlıdır. Çocukta ekzemalar, sabuna veya bazı gıda maddelerine karşı aşırı hassasiyetten ileri gelir. Çocuğun gıdasından bu zararlı maddeleri çıkarmalıdır. Bazı çocuklarda deri ve muhati gışalarda sık sık döküntüler olur. Bu gibi hallerde yemekten yağı kesmeli, hastalanan yerleri su ve sabunla temasa getirmemeli, yalnız zeytinyağı veya susam yağı ile silmeli.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 543
favori
like
share