Bir amansız İstanbul akşamı
Yorgun kaldırımlarında serseri adımlar
Bir güvercinin kanı damlıyor şehre
Bir ucuz haber bülteni asılsız bir ihbar
Ben yakmışım İstanbul’u
Sıla rengi gözlerine yandığım kadar
Sıla rengi gözlerinde ben rehin
Ben kayıp ben kaçak
Katil zanlısıyım bu şehrin

Tut ki aranıyorum
İçindeyim bütün faili meçhul cinayetlerin
Hüküm giymiş yüreğimde alaca bir ayrılık
Ve dem tutmuş sevdanla yakıyorum kendimi
Ardımda bıraktığım üç emanet
Türküm sılam ve sen sevgili

Yanıbaşıma sensizlik yağdı her gece
Bir ani ölüm ansızın pusuladı benliğimi
Ve sevda tütülü saatlerde
Bir masum karanfil yalayıp geçti
Bütün sevdalıların alnını
Yanıbaşıma sensizlik düştü her gece
Sıla rengi gözlerin işgal etti düşüncelerimi
Sensiz kaç yalnızlık uğurladım canevimden
Düşlerimi kirli havasına terkettim İstanbul’un
Tanımadığım üç beş kişiye ödünç verdim meteliklerimi
Ve bu bela kokulu şehrin sokaklarında
Kaç kişi gördü
Hasretinin zehir izmaritlerini ezdiğimi
Kimler bildi sensiz soluklarımda intihar koktuğunu
Soğuk bir gecenin sırtında nöbetteyken hayat
Kaçı anladı yaralı aklımda misafir yokluğunu
Hasretimden kimler haberdar
Beni İstanbul’a kim öğretti
Nerden geliyor bu infilak sesleri
Yüreğimdeki yangını kim ihbar etti



[COLOR="yellowgreen"]Seni özleyince yanıyor şehir
Bir kor düşüyor sağ yanıma
Bir çığ telaşı
Hani o kimsenin bilmediği türden
Her sabah şehri sisler kaplıyor
Bir tren kalkıyor usulca gözbebeklerimden
Sana adanmış şiirimde bir şair ağlıyor adıma
Ve sensizliğin şafağında bir postacı
Hasretin pulsuz mektubunu koyup gidiyor kapıma
Seni özleyince kanıyor şehir
Bir çocuğun buğulu bakışlarında
Saklı kalıyor tebessümler
İçimin ıssız iklimlerinde bir sevdadır büyüyor
Bir papatya beyazı dokunuyor tenine akşamların
Gözlerin bir sevda niyetine dalıyor yüreğime
Bir kibrit alevinde düşler
Ötesine savruluyor zamanın
Bozbulanık bir hasretlik
İnce ince işleyince içime
Okları bana değiyor ayrılığın
Gözlerin bir türkü niyetine dalıyor yüreğime
Türkümüze kurşun sıkıyor ihanet a canım
İstanbul benzemiyor sıla rengi gözlerine
Umuda kurşun sıkıyor ihanet işte
Ayrılık niyetini bozuyor sevdanın
Hani çekilir bu sevdanın yükü de
Yokluk alıyor sabrını adamın

Bir amansız İstanbul akşamı anlayacağın
Yorgun kaldırımlarında ben
Hasretin kanı damlıyor şehre
Can göçüyor bir virane sensizlikten geçerken
Hüküm giymiş yüreğimde alaca bir ayrılık
Dem tutmuş bir sevda
Üç yalnızlık üç emanet
Uğruna ölümle tanış çıktığım
Hani yummadan gözlerimi
Birbaşıma bütün şehri yaktığım
Tut ki gidiyorum
Sıla rengi gözlerinde kurşunlayıp hasreti
Bir amansız İstanbul akşamında yakıyorum kendimi
Ardımda bıraktığım üç emanet
Türküm sılam ve sen sevgili

Gülşen ÇAĞAN

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 350
favori
like
share
MiSS-FENER Tarih: 12.03.2009 16:50
Ayrılık niyetini bozuyor sevdanın
Hani çekilir bu sevdanın yükü de
Yokluk alıyor sabrını adamın


Emeğinize Sağlık..
D_TimmberG Tarih: 12.03.2009 10:18
cok güzel bir siir paylasiminiz icin tesekkürler.
crazy_sempatik Tarih: 12.03.2009 10:15
ckk gusel bı sıır yha paylasım ıcın tsşk
ben o ıstanbul aksmanı adana aksamı yapım
Şayeste Tarih: 12.03.2009 10:13
Teşekkürler..
Sylar Tarih: 11.03.2009 10:48
Hasret dolu şehir İstanbul...

güzel şiir Şayeste.
Asiyan Tarih: 11.03.2009 10:25
Kaç kişi gördü
Hasretinin zehir izmaritlerini ezdiğimi
Kimler bildi sensiz soluklarımda intihar koktuğunu
Soğuk bir gecenin sırtında nöbetteyken hayat
Kaçı anladı yaralı aklımda misafir yokluğunu
Hasretimden kimler haberdar



yüreğine sağlık şayeste