Son zamanlarda gördüğüm en iyi filmin, "Karanlıkta Dans"ın bir türlü gözümün önünden gitmeyen muhteşem sahnesi:
Bir tren köprüsünde Jeff, körlüğün eşiğindeki Çek mülteci Selma Jezkova'ya sorar:
"- Görmüyorsun değil mi?"
Kısık gözlerle sımsıcak gülümser Selma ve şarkısını söyler:
"- Görecek ne var? En iyi dostunca öldürülen adamı gördüm. Yaşanmadan biten yaşamları... Görülecek bir şey kalmadı. Bu kadarını gördüm... fazlası açgözlülük olurdu".


İngiliz bulvar gazetelerinde efsanevi Beatles'ın gitaristi George Harrisson'ın kansere yenildiğini okuyunca anımsadım bu sahneyi...
"Beynindeki kanserli tümör tüm vücudunu sardı. 5 aylık ömrü kaldı" diyordu gazeteler...
İtalya'daki evine çekilmiş ve bir dostuna "Bu kez savaşı kaybettim" demişti; "...artık ölüme hazırım".


John Lennon - Paul McCartney
buluşmasından sonra katılmıştı gruba George Harrisson...
1950'lerin sonlarında Liverpool'da işe koyulmuşlardı. En büyükleri 23 yaşındaydı. Kötü gece klüplerinde rock çalıyorlardı. Lennon'a göre en iyi çalışmalarıydı onlar...
Savaş bittiğinde doğup 1960'larda gençliğini yaşayan kuşak, öfkesinin müziğini Beatles'ta bulmuştu. Ama müzik endüstrisi, bu öfkeyi kontrol altına almakta gecikmedi. Bir gün Brian Epstein girdi hayatlarına; hepsine tek tip elbiseler dikti. Spotlar altında ehlileştirip Elvis'le yarışa itti.
Artık kendi rüzgarında sürüklenen bir efsaneydi Beatles... Bu rolden ilk sıkılan John Lennon oldu:
"Büyüdük, çok büyüdük, ama tükendik de.... Daha ilk turneye çıktığımızda müziğimiz ölmüştü. Boktan hissediyorduk kendimizi... 2 saat rock yapmak yerine her gece 20 dakika aynı şeyi çalmak işimize gelmişti. Birer müzisyen olarak hiçbir zaman gelişememiş olmamızın nedeni budur. Başarmak uğruna kendimizi öldürmüştük".


Grubun dağılmasına yakın, Lennon - McCartney rekabetinden her nasılsa sıyrılıp Beatles'in en güzel bestelerinden birkaçına imza attı Harrison... "Something" gibi...:
"Kıpırdanışında bir şeyler / beni benzersizce cezbeder /
Bana asılışında bir şeyler.../
İstemiyorum şimdi onu bırakmayı/ Biliyorsun, nasıl inandığımı..."


Sonra Beatles, dostların ihanetinden, yaşanmadan yiten yaşamlara kadar her şeyi gördü ve görecek bir şey kalmayınca dağılıp gitti zamanın rüzgarında...
John Lennon bir suikastte öldü.
Kalan 3'lü, ondan kalan bir teyp kaydından, 1994'te bir "son şarkı" yaptı.
Şarkının adı "Kuş kadar özgür"dü.
"Tarih oldu" denirken, geçen yılki antoloji albümüyle 20 yıl sonra yeniden müzik listelerinin zirvesine oturdu Beatles...
Ve geçen hafta George Harrisson "Kanserden ölecek" haberlerinden sonra ilk kez çıktı ortaya... Avurtları çökmüş yorgun bir yüzle yalanladı öleceği söylentilerini...


"Karanlıkta Dans"ın finalini anımsadım bu kez de...
Müzikallerde son şarkı çalmadan salondan çıkan ve böylece filmin hiç bitmediğine inanan Selma'yı oynayan Björk'ün, darağacında çığlık çığlığa şarkı söylediği o inanılmaz finalden sonra perdede beliren iki satırlık yazıyı:
"Bu son şarkı diyorlar;
Çünkü bizi tanımıyorlar.
Sadece biz izin verirsek son şarkı olur..!"

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 339
favori
like
share