Yaşamdan adım adım uzaklaşıyordum, nefes almaktan, nefes alma sebebimden. Zaman dursun, dakikalar hiç geçmesin istiyordum. Ayrılık vakti gelmişti. Bir ayrılık değildi bu, bir mecburiyetti kimseye anlatamasam da gitmek zorundaydım.
Bütün vücudum bana düşman olmuştu adeta. Kalbimle savaşıyordum gitme diyordu bana, gitme. Oysaki bilmiyordu gitmemeyi en çok ben istiyordum. Deli gibi atıyordu, sanki dışarı çıkmak istiyordu. Orada sevdiğimin yanında kalmak istiyordu bana söz geçiremediğini anlayınca. Adım adım merdivenlere yaklaşıyordum, yaklaştıkça ayaklarım ağırlaşıyordu. Sanki merdivenlerin ucunda cehennem beni bekliyordu; alev alev. Daha bir coşkuluydu alevler sanki. Dönüp arkama bakamıyordum, sevdiğimi orada öylece bırakmıştım. Suçluydum ona göre, hatta benliğime göre. Ama gitmeliydim, dönüp arkama baktım sevdiğime, bıraktığım gibiydi. Kalakaldım bende. Ağlamamalıydım. Gözyaşlarımı yenmeliydim. Utandığımdan değil, sevdiğimin canını yakmamalıydım. Yutkundum sadece, baktım. Gitme demesi için yalvarıyordum içten içe. Tek kelime, gitme. Ama bir yandan da dememesi gerektiğini biliyordum. Dayanamazdım çünkü koşardım, sarılırdım boynuna bırakma beni diye yalvarırdım. Ama gitmeliydim. Vakit azdı. Yavaş yavaş indim merdivenleri. Sevdiğimi göremez olmuştum indikçe. İndikçe daha bir yaklaşmıştım cehenneme, daha bir zor olmuştu nefes almak. Zaman akmıyordu da sanki benimle dalga geçiyordu. Dakikalar saat olmuştu adeta. Biliyordum o oradaydı, 20 basamak ötede ama çıkamamak o basamakları, çıkıp yanına gidememek daha bir zordu. O merdivenleri indim tam son kez görebilmek için Allah’a dua ederken bir anonsla o merdivenleri yeniden çıktım. Ama sevdiğime kavuşmak için değildi. Olsun onu görmekte yetmez miydi? O zor dakikalar başlıyordu işte. Kapının önünde beklerken arkamda onun olduğunu, baktığını hissetmek çok zordu. Kendimle daha ne kadar savaşabilirdim bilmiyordum. Gücüm tükenmişti. Bakmak istemiyordum yanına gidip elini tutup bırakamamaktan korkuyordum. Ama onu görmeden de yapamıyordum. Kapı açılmıştı. Gidiyordum. Son kez baktım sevdiğime. Uzun bir zaman göremeyeceğim bir taneme. Kapıdan geçtim. Adımlarım küçülmüştü, gücüm tükenmişti, yürüyemiyordum. Belki de yürümek istemiyordum. Onunla aynı havayı solumaktan vazgeçmek istemiyordum. Arkama dönsem onu göreceğimden emin olmak beni mutlu adıyordu. Ama ne geri dönebildim ne de o kısacık yolu daha fazla uzatabildim. Yerimdeydim. Anonslar, konuşmalar, telaş bitmiş herkes yerini almıştı. Kapılar kapanmıştı işte. Uçak kalkışa hazırdı. işte o an çok geçti biliyordum ama inmek istiyordum. Geriye dönmek istiyordum. Hiç bir şey umurumda değildi! Yeter ki o lanet olası kapılar açılsındı. Yalvardım, ölümü bile göze almayı kabul ettim ama nafile! O kapılar açılmadı. Uçak kalkmıştı bile. yavaş yavaş uzaklaşıyordum bir tanemden. her şey ufalmıştı.tıpkı nefesim gibi.bir tek öfkem çok büyüktü !kendime ,hostese ,pilota ,herkese !sadece sevdiğimi istiyordum,sadece onu yanımda istiyordum ama nafile.artık her yer bembeyazdı .bulutlar sevdiğimi göremesem de onun olduğunu bildiğim o ufacık şehri kapatmıştı.sanki benden intikam alıyordu her şey.gözyaşlarım durmak bilmiyordu.uzaklaştıkça bitiyordum.pişmandım.ama her şey için çok geçti.elveda aşkım diyebildim sadece onu Allah’a emanet ederken.ve haykırdım içimden gökyüzüne söylesin diye ;ben senin yerinede ağlıyorum bebeğim sen ağlama yeter ki bulutlar sana benden armağan olarak verecek gözyaşlarımı — ilk yağmurda —

aLıntı

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 263
favori
like
share
MiSS-FENER Tarih: 16.03.2009 18:39
Emeğinize Sağlık..