Sistem Gereksinimleri;

Minimum Sistem

Intel Pentium 4 2.4 GHz işlemci
1024 MB RAM
Nvidia GeForce 6800 Serisi
256 MB ekran kartı
20.0 GB Disk alanı.
Bu konfigürasyon ile oyunu minimum ayarlarda çalıştırabilirsiniz.

Önerilen Sistem

Intel Core 2 Duo Serisi 2.0 GHz işlemci
2048 MB RAM
Nvidia GeForce 8800 GTS
512 MB ekran kartı
25.0 GB Disk alanı.
Bu konfigürasyon ile oyunu en yüksek ayarlarda çalıştırabilirsiniz.

Not:Oyunu Online Oynamak için Aktivasyon Gerekiyor... Uygulanacak Koda Erişseniz Bile Online Serverlere Katılamazsınız... Sadece MultiPlayer ve İSgne Player uygulamalarını Kullanabilirsiniz...
Oyun İçi Görüntüler;










Oyun Bilgileri

T Enerjisi, Ancaria' nın varoluşundan beri bu diyarlarda gezer. Bu esrarengiz güç, tüm yaşamın başlangıcı, büyü gücünün kaynağı ve bilinen herşeyin kökenidir. Ancaria' da yaşamın başlangıcı ile birlikte, Seraphim' ler uzunca bir süre T Enerjisi' nin ve bu dünyanın kaderinin koruyucu meleği olmuştur. Zamanla bu kadim billgiyi T Enerjisini kullanabilmeleri için High Elf ırkı ile paylaşmışlardır. Ancak bazıları bu gücü öylesine kullanmıştır ki, gücün varlığı High Elf toplumunun paramparça olmasına sebep olmuştur. Bundan da kötüsü, T Enerjisi kontrolden çıkarak negatif bir enerji halini almış ve şeytani yaratıkların varolmasını sağlayarak yıkıcı bir güce dönüşmüştür...

İşte Sacred 2: Fallen Angel' ın hikayesi bu sözler ile başlıyor. Ascaron Entertainment' ın senaryo konusunda takdir edilesi bir yanı var. Kendilerine özgün bir dünya ve senaryo yaratmışlar. Tamam, kabul ediyorum, senaryoda Ancaria' nın yaşam sponsorü şeklinde önemli bir yer tutan, öylesine büyük bir gücün " T Enerjisi " olarak adlandırılmış olması bence biraz komik. Hani T Enerjisi, post-apokaliptik bir dünyada önemli ve nadir bulunan bir enerji kaynağı falan olsaydı, belki kulağa daha hoş gelirdi. Neyse, biz yine de bu konuya fazla takılmayalım Bakalım Sacred 2 nasıl bir oyun...

Sacred 2 - Shadow WarriorÖncelikle şunu belirtmem gerekir ki, Sacred 2 konusunda oldukça karmaşık duygular içerisindeyim. Oyunun bazı yönleri çok hoşuma gitti, bazı yönleri ise ekran başında derin bir " Offff " çekerek iç geçirmeme sebep oldu. Oyunun incelemesini yazmaya başlamadan bir süre sakince oturup kafamdan geçenleri toparlamaya çalıştım. Oyunun iyi ve kötü yönleri ile karşılaştırdığımda vardığım sonuç şu ki, bu oyun beğenmeye ya da beğenmemeye oldukça müsait. Oyunun başında daha çok vakit geçirdikten sonra genel görüşümün daha net bir hal alacağından eminim, ama inanın sizlerin oyunu oynadıktan sonra edineceğiniz izlenimleri de çok merak ediyorum. Bu yüzden oyunu oynadıktan sonra bu izlenimleri oyunla ilgili yorumlar kısmında bizlerle paylaşırsanız çok sevinirim...

Sacred 2 'nin geneli hakkında edindiğim izlenimi sorarsanız, şu an için oyunun negatif yönleri daha ağır basıyor. Ancak şu an edindiğim negatif eğilimli görüşe rağmen oyuna " kötü bir oyun " yakıştırmasını yapabilmiş değilim. Bugüne kadar oynadığım onca oyunun ardından, ya ben beklentileri yüksek ve tatmini zor bir oyuncu oldum, ya da içerdiği onca güzel detaya rağmen, Sacred 2' nin eksik kaldığı yönler genele negatif olarak yansıyor. Yazının bu kısmından itibaren elimden geldiğince tarafsız bir kılavuz olarak sizlere oyunun incelemesini sunacağım, benim görüşüm bir yana, Sacred 2' nin nasıl bir oyun olduğunun takdiri tamamen sizin...

İlk Bakış...

2004 yılında çıkan ilk oyunun ardından, Ascaron Ent ikinci oyunu yapmak için kolları sıvadı. Oyunun tamamlanmasına kısa bir süre kala firma ufak ufak tanıtım videoları ve ekran görüntüleri yayımlama başladı. İlk oyunu oynamış ve beğenmiş bir oyuncu olarak, Sacred 2: Fallen Angel' ı merakla beklemeye başladım. İlk oyunu uzunca bir süre oynamıştım ama bitirmemiştim ( oyunun sonlarına doğru kaybettiğim save dosyaları sağolsun, içim kaçmıştı ), yine de grafikleri, oynanışı ve dev haritası itibari ile oyun bende olumlu bir izlenim yaratmıştı. " Bir ara yeniden kurar, oynarım " diyerek zamanla geçmişe gömmüş olduğum Sacred' ın ikinci oyunun gelişi beni heyecanlandırmıştı. İzlediğim videolar ve gördüğüm ekran görüntüleri oldukça tatmin ediciydi. Nihayetinde oyun elime geçti, uzun bir yükleme ve güncelleme süreci sonrasında ( Evet, bu oyunu oynamaya niyetliyseniz, oyuna başlamadan önce çıkan yamaların hepsini mutlaka kurun ) Ancaria alemlerine doğru ilk yolculuğuma başladım...

Oyunun genel ayarları ile ilgili menüler oldukça kullanışlı. 8800 GTS ( ya da denk bir ATI ekran kartı ) ve üzeri kartlar ile oyunu rahatlıkla max detaylarda oynayabilirsiniz. Eğer elinizdeki sistem minimum sistem gereksinimlerine denk bir sistem ise, ayarları genel olarak orta ya da düşük seviyede tutmakta yarar var. Eğer ayarlar orta seviyede iken oyun içerisinde kasılmalar oluyorsa, AA' yı kapatarak oyunu biraz daha rahatlatabilirsiniz. Yine de şunu belirtmem gerekir ki, oyundaki bir takım görsel öğeler görülmeye değer. Örneğin denizdeki dalgalanmalar ya da ufak bir su birikintisine bastığınızda göreceğiniz su sıçramaları gibi. Görsel anlamda en çok hoşuma giden ise, çimler arasında koşarken karakterimin ayağının dibindeki çimlerin sağa sola doğru eğilmesiydi. Bazen yakınızda bir yerden hışırtılar duyup, çimlerin sağa sola hareket ettiğini görüyorsunuz, bir de bakıyorsunuz ki ufak bir tavşan çimler arasında geziniyor. İşte bu grafiksel anlamda görebileceğiniz en güzel detaylardan biri. Oyunun grafikleri ile ilgili konulara yazının ilerleyen kısmında yeniden değineceğim, şimdi dilerseniz giriş kısmı ile ilgili detaylara devam edelim.

Oyun tek kişilik senaryosunu seçeceğiniz karakter doğrultusunda Campaign of Shadows & Campaign of Light olarak iki farklı yönü ile oynayabilmek mümkün. Her biri yaklaşık olarak 35 - 45 saat arası bir oynanış süresine sahip. Ayrıca oyunu yerel ağ üzerinden co-op modda ya da internet üzerinden de oynamak mümkün. Tek kişilik senaryo kısmına girdiğinizde karşınıza basit bir karakter yaratma ekranı geliyor. Burada seçebileceğiniz 6 farklı karakter sınıfı var. Bunlar sırası ise Seraphim, High Elf, Dryad, Temple Guardian, Shadow Warrior ve Inquisitor. Bu karakterlerin oyun içerisinde ne yönde geliştirilebileceği ise karakter ikonunun üzerine geldiğinizde karşınıza çıkan listede belirtilmiş durumda. Seçeğiniz karakterlerin hangi tarzda dövüşebileceği Oryantasyon kısmında ( Orientation ) 3 şekilde belirtiliyor. Bunlar sırası ile, Yakın Dövüş ( Close Combat ), Uzaktan Dövüş ( Ranged Combat ) ve Büyü Gücü ( Magic ) şeklinde ifade edilmiş.

Seçilebilir karakterler bölümünün altında ise senaryonun hangi yönünü oynamak istediğinizi seçiyorsunuz. Burada daha önce bahsetmiş olduğumuz Campaign of Shadows ve Campaign of Light bulunuyor. Tabii senaryo seçimi konusunda tercih etmiş olduğunuz karakterin ne olduğu da önemli. Örneğin Seraphim ile sadece Campaign of Light' ı, Inquisitor ile sadece Campaign of Shadows' u oynayabiliyorsunuz. Geriye kalan diğer 4 karakterde ise her ikisini de seçebilmek mümkün.

Senaryo seçimi ile ilgili kısmın altında ise karakterinizin hangi tanrıya inanacağını seçiyorsunuz. Burada yer alan 6 tanrı arasından yapacağınız seçimde, yine karakter konusunda yapmış olduğunuz tercih etkin. Her tanrının kullanacağınız karaktere vermiş olacağı bir özellik bulunmakta ( Divine Gift ). Karakterinizin level aldıkça kazanacağı özellikler yanısıra, bu özellik de oldukça kullanışlı birşey olduğu için, hangi tanrıyı seçeceğinize iyi karar verin.

Tanrılar ile ilgili kısımdan sonra oyunun zorluk seviyesini ayarladığınız bölüm yer alıyor. Burada sırası ile üç farklı zorluk seviyesi var.

Bronze: Yeni başlayan ve daha önce hiç Action RPG tarzı bir oyun oynamamış olan oyuncular için. ( Noob mode :P ) ( Daha önce az çok bu tarzda bir oyun oynamışlığınız varsa, direk Silver' ı tercih edebilirsiniz. )

Hardcore: Bu zorluk seviyesini seçerseniz, karakteriniz öldüğü takdirde yeniden canlanması sözkonusu değil. Dolayısı ile karakteriniz kullanılamaz hale geliyor. ( Hardcore oyuncusu değilseniz kesinlikle tavsiye etmiyorum ).

Silver: Action RPG tarzı oyunlar konusunda deneyimliyseniz, bu zorluk seviyesi tam size göre.

Ayrıca Hardcore hariç olmak üzere, karakteriniz için seçmiş olduğunuz zorluk seviyesini ( Bronze - Silver ya da Silver - Bronze şekinde ) değiştirmeniz mümkün. Ancak böyle bir değişiklik yaparsanız, karakteriniz ulaşmış olduğu level' i ve edindiği para, eşya vs üzerinde bulunacak şekilde oyuna en baştan başlamak durumunda kalıyor. Keşke oyunun zorluk seviyesinde değişiklik yapmanın böylesine bir geri dönüşü olmasaydı.

Karakter yaratma konusunda en büyük eksiklik ise, karakterinizin saç rengi, yüzü v.b detayları değiştirmenizin mümkün olmaması. Karakter yaratırken istediğiniz gibi ayarlayabileceğiniz tek şey, karakterinizin ismi ( eh o da olmasa yuh derdim zaten :P ).

Ben geldim Ancaria!

Evet, karakter oluşturmak ile ilgili detayları belirledikten sonra, oyunun Blind Guardian aromalı giriş videosu ile karşılaşıyoruz. Oyunun müziklerinde Blind Guardian gibi sevdiğim bir grubun yer alması, benim için Sacred 2' ye kocaman bir artı puan sağladı. ( Hele ki karşılaştığım ilk Bard' ın arada elektro gitar çalması ve Hansi Kürsch' ün sesi ile şarkı söylüyor olması çok güzeldi.) Oyunun giriş videosunu izledikten sonra, seçmiş olduğunuz karaktere özel ara video ile karşılaşacaksınız. Oyunda ilk açtığım karakter Shadow Warrior olmuştu. Onun ara videosunda herhangi bir problem yoktu ama, Seraphim' in ara videosunu izlerken kıkır kıkır güldüm diyebilirim. Seraphim ablalarımızdan biri, odanın ortasında bulunan yatakta sere serpe yatıyor, bir yandan da ( nedense gözle görülmeyen ) yarasını tutuyor. Yaranın görünür birşey olmamasını bir kenara bıraktım, odanın içerisinde o kadar insan var da kimsenin kılı bile kıpırdamıyor. Seraphim' imiz bu hafif müstehcen abla tarafından görevi devralmak üzere çağırılırken, arada geçen diyaloglar sırasında gördüğüm animasyonlar, olayın dramatik yönünü hissettirmekten oldukça uzaktı. Hani o yataktaki Seraphim az daha tombul olsaydı " Bu animasyonlar Banu Alkan filmlerinden modellenmiştir " diyebilirdim Maalesef Seraphim ile oyunun ilk trajikomik gerçeği ile yüzleşmiş bulundum. Oysa ki Shadow Warrior ile oyuna başladığımda mezartaşları ve anıtların üzerindeki yazıları okurken çok eğlenmiştim. Merdivenlerin solunda bulunan büyük anıta tıkladığımda " Rade Jaymond' ın anısına " ( Assassin's Creed' in birçok oyuncu tarafından başarısız bulunması sonucu ikinci oyunun yapımına başlanmadan Jade Raymond' a yol verilmişti :P ) şeklinde komik bir gönderme ile karşılaşmıştım. Bu ve benzeri birçok detayı göz önünde bulundurursak, Sacred 2 üzerinde fazlasıyla emek harcanmış, bir takım ufak detaylara dikkat edilmiş bir oyun.

Ama gelgelelim etrafta gördüğünüz düşmanların modellemesi hep aynı. Dışarıda gördüğünüz haydutlar neredeyse tek yumurta ikizi gibi, kurdu kuzusu vs hep aynı görünümde. Ayrıca oyuna başlar başlamaz etrafta amaçsız bir biçimde gezen ( üstelik etrafta bunlardan yığınla var ) irili ufaklı haydut grupları bir süre sonra sıkıcı bir hal alıyor. Grafikler, ışıklandırma vb detayların güzelliği bir yana, sağda solda gezerken sürekli peşinize takılan NPC' ler gerçekten kötü olmuş. Tamam, zamanında birbirine benzer onca NPC yığınını Diablo ve benzeri oyunlarda da gördük, ama her karşılaştığım NPC' nin " hurraaa!!! oyuncu geldi!!! " şeklinde üzerime saldırması nedense Sacred 2' de hoşuma gitmedi. Hani belki oyuna başladığım yerden çıkar çıkmaz böyle bir hoşgeldin komitesi ile karşılaşmasaydım, daha güzel olurdu gibi geliyor. Nedendir bilmem bu olay bende " Bismillah! Neredeyim ben, dur kendimi en yakın yerleşim birimine atayım! " etkisi yarattı. NPC' ler konusunda önemli bir detay ise, karakterinizden çok düşük level' da bir NPC' yi öldürdüğünüzde sadece 1 XP alıyorsunuz. ( Görünüşe bakılırsa düşük lvl NPC' ler ile sık sık karşılaşmanız sadece Bronze moda mahsus. )

Harita ilk oyunda olduğu gibi oldukça büyük. Hatta öylesine büyük ki ilk bakışta " Ömür biter bu harita bitmez be! " dedirtecek cinsten. Hakkını vermek lazım ki bu konuda Ascaron her zaman geniş bir dünya tasarımı sunmuştur. Neyse ki zamanla bu dev haritayı dolaşmak üzere edinebileceğiniz türlü türlü binek var. O da olmasaydı, büyük ihtimalle ben bu haritayı baştan sona yayan bir biçimde gezmeyi göze alamazdım Binekler konusunda önemli bir nokta ise, oyundaki tüm karakter sınıflarının kendine özel bineklere sahip olması. Tabii bu özel bineklerden birine sahip olmanız için birazcık uğraşmanız gerekiyor Oyundaki para birimimiz, birçok oyundan alışık olduğumuz gibi altın. Silver, Copper vs küsüratla da uğraştırmıyor üstelik. Oyunda para konusunda pek bir sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyorum, çünkü NPC' lerin üzerinden çıkan eşyalar ve paralar olsun, görevlerden kazandığınız paralar olsun, herşeye rahat rahat yetiyor. Tabii her gördüğünüz eşya satan NPC' de bulunan her cicili bicili eşyaya sulanmazsanız Ayrıca oyunda edindiğiniz eşyaları üzerinizde taşımamak üzere saklamak isterseniz kullanabileceğiniz bir kasanız da var. Kasanızda bulunan " Ortak Eşyalar " ( Shared Belongings ) sekmesi ile karakterleriniz arasında eşya transferi yapabilmeniz de mümkün. Loot sistemine gelince, Sacred 2 bu konuda çok şık bir detaya yer vermiş. Etrafınıza toplanan NPC' leri öldürdünüz ve yere saçılmış onca eşya var. Q tuşu ile erişebileceğiniz mesafedeki tüm eşyaları bir seferde çantanıza indirebilirsiniz Öte yandan görevlerden edindiğiniz eşya, xp puanı ve para fazlasıyla tatmin edici. Görev demişken, Sacred 2' de ana görevler dahil 600 küsür görev bulunmakta ( hayır tek tek saymadım deli miyim ben :P ). Oyunda bulunan tüm görevleri yapacağım, her yeri didik didik edeceğim gibi bir düşünceniz varsa, kafada bir 100 saatiniz var benden söylemesi. Yine de harita ve navigasyon sistemi bu konuda oldukça kullanışlı ( yine de ara ara yön bulma duygunuzu geçici olarak kaybedebilmeniz mümkün :P ).

Görevler ve öldürdüğünüz NPC' ler sonucu yeterince XP puanı topladığınızda, Attribute ( buna karakterinizin fiziksel nitelikleri diyelim ) ve Skill ( beceri ) puanlarınızı dağıtıyorsunuz. Attribute puanları her level atladığınızda gelirken, Skill puanları sadece belirli levellarda geliyor. Level sistemine dahil arabirim aracılığı ile karakterinizin istediğiniz özelliklerini belirliyor ve o yönde gelişmesini sağlıyorsunuz. Eminim ki birçoğunuz bu konuya oldukça aşinadır, bu yüzden daha fazla detay ile sizleri yormak istemiyorum...

Karakter ekranı, görevleri detaylı olarak takip edebileceğiniz Logbook, envanter ekranı, Combat Art ekranı, harita konfigürasyon ekranı ve oyunun kısayol ayarlayabileceğiniz arabirimleri kullanışlı. Özellikle Combat Art ekranı üzerinden ayarlayabileceğiniz Combo' ları kısayollara atayarak, sahip olduğunuz özellikleri daha etkili bir biçimde kullanabilirsiniz. Bu arabirimler genel olarak kullanışlı bir yapıya sahip olduğu için, alışmakta pek fazla güçlük çekmeyeceğinize inanıyorum.

Son Söz...

Evet, uzunca bir inceleme oldu ama bazı detayları tam anlamıyla yansıtabilmek adına, sanırım böylesi daha iyi. Teknik detaylar üzerinden kısaca geçmek gerekirse, ufak tefek hataları göz önünde bulundurmazsak genel anlamda grafikleri başarılı, gündüz/gece döngüsü çok güzel. Ses ve müzik konusunda kaliteli. Yine de ister istemez " Daha iyi olabilirdi " dedirtiyor. Bazı ses efektleri birbirine çok benziyor. Oynanabilirlik adına uzun soluklu bir oyun, ama bazı yönleri ile oyun sıkıcı bir hale gelebiliyor. Oyunun temposunun düştüğü anlar zaman zaman kendinizi oyundan soğumuş hissedebilirsiniz. Başarısız ya da baştan savma bir oyun değil, ama eksik ya da kötü yönlerini yer yer baskın bir biçimde hissettiren bir oyun. Kıyaslama yapmayı sevmiyorum ama, Diablo 2 oynarken hissettiğim duygular aklıma geldikçe, Sacred 2' nin bundan ne kadar uzak olduğu hissine kapılıyorum. Oysa ki bu tarz oyunların genel atmosferi ve ruhu çok daha güçlü olmalı. Oyuncu o dünyanın içerisinde zaman kavramını kaybedercesine dalıp gitmeli...

Daha önce de dediğim gibi, ya onca oyun ardından ben zor beğenen bir oyuncu oldum, ya da Sacred 2' de yokluğu hissedilir birşeyler var. Yine de takdiri sizin, belki Sacred 2 uzun zamandır beklediğiniz gibi bir oyundur. Belki de sizde benim gibi sabırsızlıkla Diablo 3' ü bekleyenlerdensiniz...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 384
favori
like
share