Sistem Gereksinimleri

Pentium III or Athlon 1.2 GHz,
256 MB RAM,
Windows 98/ME/2000/XP,
DirectX 9.0,
32 MB DirectX-compatible video card,
1.5 GBBoş Disk Alanı










Oyun bilgileri Oyun tanıtım

Uzun reklamların ve bekleyişin ardından, Max Payne kardeşimiz aramıza geri döndü. İlk sitesi ve o hatuna sarıldığını gösteren afişi çıktığından beri fena halde merak ediyordum bu oyunu. Sonunda geldi ve ben de direk olaya girdim. Oyuna başlamadan önce biraz forumlarda dolaşmıştım, oyun hakkında genel görüşler iyiydi. Tek sorun oyunun kısa sürmesiydi. Ben oyunun ortalarındayım. Sanmıyorum oyunun çok kısa olduğunu. Sinematikler ile birlikte, yeterli uzunlukta bir oyun gibi duruyor. Herneyse..

Oyun 2 CD ile geliyor. Giriş demosu sadece logolardan ibaret. Grafik ayarlarını yapmak için detaylarla uğraşmak yerine, alttaki otomatik ayarları kullanabilirsiniz. Orta düzey grafikler her makinede rahatça çalıştırıyor oyunu. Buna daha sonra değineceğiz.

Oyunun menüsü eski menü ile aynı. Bu menüde ilk dikkat çeken şey, ilk oyunda neler olup bitmiş onları kısaca anlatan bölüm. Son zamanlarda TV dizilerinde de başta özet gösterilir oldu. Bu oyun da bu modaya uymuş, aslında fena da olmamış. O kadar oyundan sonra, ilk MP'de neler olmuştu hatırlamıyordum. Karısı ve çocuğu öldürülmüştü, eleman da oyunun sonunda tutuklanmıştı diye hatırlıyorum. Zaten olan biten size çizgi roman şeklinde hatırlatılıyor. Diğer ayarları da yapıp direk oyuna giriyorsunuz.

Oyunun başı oldukça hızlı ve güzel efektlerle başlıyor. İlk oyunda hep çizgi roman tarzında olaylar anlatılıyordu ama bu sefer oyun motorunu kullanarak da birşeyler anlatılıyor. Sinematikler oldukça kaliteli, kullanılan kamera açıları da olaya renk katıyor. Ben konudan bahsetmek istemiyorum. Sadece hastanede uyandığınızı ve beyninizin hasar gördüğünü, halisilasyon gördüğünüzü ve aslında herşeyin daha yeni başladığını söylemek zorundayım. Gerisini öğrenmek size kalmış..

Oyunun kontrolleri ilk oyun ile aynı. ilk oyunu oynamamış olsanız bile kontrollere alışmak hiç zor değil. 3 tuşlu mouse kullanıyorsanız, ateş, alternatif ateş ve bullet time kullanımı mouse'dan yapılabiliyor. Yoksa, klavyeden de halledebiliyorsunuz. Kontrollerin kolay olmasıyla oyunun zorluğu da aşağılara düşüyor. İlk bölümler zaten çok kolay. Bu sefer fazla aksiyona yer verilmemiş. Bazen bütün bölüm boyunca etrafta dolaşıp birileriyle konuşuyorsunuz. Genelde bunun sonu kötü bitiyor ve saldırıya uğruyorsunuz ama yine de ilk oyuna göre daha az aksiyon var. Bu kötü birşey değil, neredeyse film kalitesinde bir senaryoyu kontrol etmek sizin elinizde. Buna sevinmelisiniz.

Oyundaki detaylar bu sefer göz kamaştırıyor. Bu gibi detaylarla ilk defa Duke Nukem oyununda rastlamıştım seneler önce. Oyun bir FPS idi ve nereye ateş ederseniz edin zarar verebiliyordunuz. Bu oyunda da her cisim hareket edebiliyor ve her yere zarar verebiliyorsunuz. Bir odada dolaşırken kutulara çarptığınız zaman tamamen gerçeğe yakın yere düşüyorlar. Şişelere veya çöp tenekelerine çarptığınızda çok gerçekçi hareket ediyorlar. Böyle detaylara dikkat edilmesi müthiş olmuş. Hatta bir detay var ki, acaip hoşuma gitti. Polis merkezinde dolaşırken, bir odaya girdim. Orada 2 polis televizyon izliyordu. Ben de gittim telvizyonu kapattım, bir baktım koltukta oturan adam uzaktan kumanda ile açtı televizyonu yeniden. Birkaç kez denedim, lafı yedim gittim Smiley Bu çok hoşuma gitti, 10 dakikamı o odada harcadım Smiley Oyunda böyle detaylara çok rastlayacaksınız, benden söylemesi.

Görevler genelde zor gibi görünse de, kısa kısa parçalardan oluştuğundan ve devamlı sinematiklerle kesildiğinden çok zevkli bir hal alıyor. Dış mekanlardan çok oyun iç mekanlarda geçiyor. Bazen camlardan çıkıp binaların etrafındaki tahtalarda hoplaya zıplaya dolaşıyorlar. Benim favori bölümümü sorarsanız, daha oyunu bitirmedim ama, rüya bölümü oldukça güzeldi. İlk bölümlerden olan bu bölümde çok eğlendim ve 2 kere oynadım diyebilirim. Müzikleriyle, efektleriyle süper bir bölümdü.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 306
favori
like
share