salep nedir - salep - salep yetistiriciligi - Salebin Özellikleri ve Değeri




Salep Orkideler ailesine ait Orchis, Ophyrus, Serapias, Platanthera, Dactylorhiza vs. cinslerinden bazı bitkilerin toprak altı yumrularından elde edilir. Ülkemizde daha çok Orchis Ophyrus ve Serapias türleri kullanılmaktadır. Çiçeklenme zamanında çapa ile sökülerek toplanan o yılın yumruları suyla yıkanarak temizlenir, ipe dizilerek su veya sütle kaynatılır, sonra açık havada kurutulur. Kurutulan yumrular dövülerek toz haline getirilir. Elde edilen bu toz kullanılacak hale gelmiş olan saleptir. Yumrular kremsi renkte, yumurta seklinde, çatalsı veya saçaklıdır.



Ülkemizde uzun yıllardan beri üretilen ürünlerden biri olan salebin Türkiye’de yetiştiği yerler; çoğunlukla Batı, Güneybatı, Güney ve Kuzey Anadolu olmakla beraber Anadolu’nun birçok yerinde yetişir.



Bileşiminde nişasta, sekerler, misülaj ve azotlu maddeler vardır. Bilhassa çocuklarda ishal kesici, kuvvet verici ve gıda olarak kullanılır. Barsak nezlesinde soğuk algınlıklarında ve öksürüğe karşı halk arasında çok kullanılmaktadır. Afrodizyak etkisi vardır. Kış aylarında sevilerek tüketilen sıcak içeceği yanında başta dondurma sanayi olmak üzere birçok gıda maddesinde kullanılmaktadır. Diğer yandan gerek sağlık açısından bir takım faydaları gerekse içerdiği misülaj nedeniyle ağız ve yutakta yumuşaklık hissi vermesi ve gerekse de kendine has hoş kokusu nedeniyle iç ve dış pazarlardaki talepler giderek artmaktadır.

MEVCUT DURUM !...



Bununla birlikte üretiminin gerçekleştirilememesi veya çok pahalıya mal olması nedeniyle üretimin tamamı doğadan sökülen, salep yumruları ile gerçekleştirilmektedir. Bu amaçla Ülkemizde her yıl yaklaşık 50 Milyon bitki sökülmektedir. Sökülen bu bitkilerin doğal şartlarda en az 7-8 yılda büyümeleri ve tohumlarının çimlenip gelişerek yeni bitkiler meydana getirmesi için çok özel şartlar istemesi doğal popülasyonların giderek azalmasına neden olmaktadır.

Neden üretilemediğine gelince!...

Tohumları çok küçüktür ve besin dokuları olmadığından, yaşayabilmek için bir toprak fungusu ile ortak yaşama girmek zorundadırlar. Dolayısıyla normal bir tohum ekimi ve bitki gelişimi olamamaktadır. Laboratuar şartlarında fide gelişimi sağlansa da tohumdan gelişen bitkilerin sökülecek hale gelmesi çok uzun zaman almaktadır.

Ayrıca doku kültürü yöntemleri ile yapılan çalışmalarda steril şartlarda başarılı olunsa da bitkilerin tarla şartlarına geçirilmesinde önemli problemler yaşanmakta, kitlesel üretim mümkün olmamaktadır.

Resim 2. dikkatle izlenirse her bitkinin toprakaltı kısmında bir tanesi açık renkli ve düzgün yüzeyli (salep eldesinde kullanılan yumru budur), diğeri ise nispeten koyu renkli ve hafif buruşuk olmak üzere iki yumru görülecektir. Bunlardan koyu renkli olanı geçen yıldan kalan yumrudur ve vegetasyon periyodunun sonunda yani Mayıs-Haziran aylarında diğer bitki kısımlarıyla birlikte kuruyarak ölecektir. Açık renkli olan yumru ise yaz aylarını toprak içinde uyur halde geçirecek ve sonbaharın ilk yağmurları ile birlikte sürerek toprak üzerine çıkacaktır. Dolayısıyla bir yumrudan gelişen bitki geriye yine bir yumru bıraktığından bitkinin yumrularından çoğalması mümkün görülmemektedir. Genel olarak bu durum gerçekten de doğrudur.

Ancak!...

Doğada yapılan incelemeler sonucunda bazı bitkilerin kümeler halinde geliştikleri gözlenmiş (Resim 3.- 4.) ve bunların kardeş yumrularla çoğaldığı tahmin edilerek daha detaylı gözlemler yapılmıştır. Nitekim yapılan bu gözlemler tahminlerin doğru olduğunu ortaya çıkarmış, bire iki, bire üç ve hatta bire dört yumru veren bitkiler tespit edilmiştir. Ayrıca bu şekilde fazla yumru vermenin sadece münferit bazı bitkilerde olmadığı, bazı türlerin kardeş yumru vermeye meyilli olduklarına şahit olunmuştur.


BULGULAR:



Daha önceki yıllarda edinilen bilgiler ışığında en ümitvar tür olarak Orchis sancta görülmüş ve gözlemlerde bu türe ağırlık verilmiştir. 2003-2005 yıllarında yapılan çalışmalarda doğadan sökülen Orchis sancta yumruları kültür ortamına dikilerek gözlenmiş, muayyen zamanlarda sökülerek fotoğraflanmıştır.



Bu bitkilerin doğal şartlardakilere göre çok daha iyi geliştikleri, yumru büyüklüklerinin daha fazla olduğu ve daha fazla kardeş yumru verdikleri tespit edilmiştir.



2003-2004 sezonunda denemeye alınan 80 kadar bitkiden hiç bire bir yumru veren olmamış, büyük bir çoğunluğu bire iki verirken bire üç verenler de olmuştur, bununla birlikte toplam yumru hacminde %300’ün üzerinde bir artış gözlenmiştir.



2004-2005 sezonunda ise doğadan toplanarak dikilen 700 civarındaki yumrunun önemli bir bölümü verilen kimyasal gübreden zarar görmesine rağmen zarar görmeyenler çok iyi performans göstererek bire iki veya üç yumru vermişlerdir. Yumru hacminde de yine %300’ün üzerinde bir artış gözlenmiştir.



Diğer yandan 2004-2005 sezonunda O. Sancta yanında Serapias vomeracea türü de denemeye alınmış ve çok iyi sonuçlara ulaşılmıştır. Yumru büyüklüğü O. Sancta’ya göre daha küçük olmasına rağmen yine denemeye alınan bitkiler bire iki veya üç yumru vermişlerdir. Ayrıca doğada ve kültür ortamında yapılan incelemeler neticesinde bu türün adaptasyon kabiliyetinin bir hayli yüksek olduğu izlenimi doğmuştur.



Ayrıca çok az miktarda tespit edilen Spiranthes spiralis türü, adı salep elde edilen türler arasında zikredilmese de oldukça ümitvar görünmektedir. Zira bu bitkilerde gelişme döneminde parmak şeklinde 3-4 yumru gözlenmekte ve yumruları bitki cüssesine göre oldukça iri kalmaktadır. Yumak halinde bitkiler de gözlenmiştir.Bu türle ilgili ayrıntılı incelemeler önümüzdeki yıllarda gerçekleştirilecektir.



Bu çoğaltma çalışmalarının paralelinde türlerle ilgili flora çalışmalarında, geçmiş yıllardaki bilgiler de kullanılarak, İzmir İli Urla İlçesi Barbaros Köyü ve Manisa Merkez İlçesi Lokasyonlarında toplam 20 orkide türü tespit edilmiş, bunların 18 adedi görüntülenmesine karşılık 2 adedi uygun periyot yakalanamadığı için fotoğraflanamamıştır.. Ülkemizde bilinen bazı rivayetlere göre 90, bazılarına göre 140, bazılarına göre ise de 168 türün bulunduğu dikkate alınırsa henüz incelenmemiş türler arasında çok olumlu sonuçlar verecek türlerin bulunması da kuvvetle muhtemeldir.



Resimlerden de görüldüğü gibi yumrularından çoğaltılamaz diye düşünülen salep bitkilerinde son derece ümitvar neticelere ulaşılmıştır.

Tabii ki gelinen noktanın yeterli olduğu söylenemez. Fakat geliştirilmeye müsait olduğu da açıktır.

Unutmamak gerekir ki hiçbir bitki ilk kültüre alındığında bu günkü halinde değildi. Zaman içinde insanların istediği yönde geliştirildi. Bu salep bitkisi için neden olmasın.

Salebin Özellikleri ve Değeri
Salebin Özellikleri ve Değeri

Tamamıyla doğal olarak toplanan ve kilosu aktarlarda 120 YTL’ye satılan salep mide dostu olarak tanımlanırken, tarçınla tüketiminin ise üst solunum yolları ve bronşite iyi geldiği bildirildi.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Menşure Özgüven, orkidenin salep elde edilebilen türlerinin Türkiye’de sadece bir kaç ilde yetiştiğini ve dağlardan doğal olarak toplandığını söyledi.

Salebin içecek olarak kullanılmasının yanı sıra bileşiminde bulunan nişasta ve diğer kıvam artırıcılar dolayısıyla dondurma yapımında da değerlendirildiğini belirten Özgüven, salebin normal metotlarla bahçelerde yetiştirilmesinin ise çok zor olduğunu söyledi.

Salebin, az bulunduğu için aktarlardaki fiyatının 120 YTL’ye kadar çıktığını anımsatan Özgüven, ”Salep sadece içimizi ısıtan, lezzetli bir içecek değil aynı zamanda çok sayıda yararı var. Yetişme dönemi olan bu aylarda bolca salep tüketilmeli” dedi.

Salebin halk arasında yapışkan olarak bilinen müsilaj özelliğinin, sağlık açısından çok sayıda faydası olduğunu ifade eden Özgüven, şunları söyledi:

”Salebin müsilaj özelliği dokular üzerine yumuşatıcı etki yapar, bir nevi dokunun üzerine katman oluşturuyor, koruyor ve rahatlık veriyor. Özellikle mide rahatsızlıklarında etkili olan salep, hazmı kolaylaştırarak mideyi rahatlatıyor. Bunun yanı sıra tarçınla tüketiminde ise özellikle üst solunum yollarında etkili oluyor. Öksürük ve bronşiti tedavi ediyor.”

”BİLİNÇSİZ TOPLAMA, NESLİNİ BİTİRİYOR”

Salebin, yer orkidelerinin toprak altında bulunan yumrularından elde edildiğini belirten Özgüven, bilinçsiz toplamanın salep neslini tehlikeye soktuğunu söyledi.

Salep elde edilen orkidelerde bir kaç yumru bulunduğunu belirten Özgüven, ”Çok toplayınca, yumruları, yani üreme organları ortadan kalkıyor, nesli tüketiyor. Bir bitkinin altında 2 -3 tane yumru vardır, bunlardan biri alınırsa bitki önümüzdeki yıl da çoğalır ancak, hepsi alındığı takdirde o bitki bir daha ürün vermez” dedi.

Toplanan yumruların yıkanıp, kurutulmasının ardından dövülerek toz haline getirildiğini ve salep elde edildiğini belirten Özgüven, 6-10 gram salebin ise bir kilo süte kıvam verebildiğini sözlerine ekledi ve ayrıca
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından salep ihracatı yasaklanmıştır. Eğer, alternatif çözümler üretilmezse salep orkideleri, aşırı söküme bağlı olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.
Salep orkidelerinin doğal çevrelerinde bollaştırılması ve uzun vadede bu orkidelerin korunması, sorunun çözümüne katkıda bulunacaktır.

Bazı türlerinin yalnızca Türkiye’de yetiştiği, geleneksel içeceğimizin ham maddesini oluşturan ve ünlü Kahramanmaraş dondurmasına katılık, esneklik ve lezzet vermesi için kullanılan, ayrıca ilaç ham maddesi olarak da yararlanılan salebin, elde edildiği bitkilerin kültüre alınıp yetiştiriciliği artırılarak yok olmasının önlenmesi, acilen ele alınması gereken bir konud

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2921
favori
like
share
nuri deniz Tarih: 02.05.2010 15:24
Çalışmanız ve paylaşımınız için kutluyorum...
bugulu-gözler Tarih: 05.04.2010 19:18
Salebin, doğal ortamlarının tahrip edilmesi ve aşırı söküm yüzünden yok olmaya başladığını belirttiklerini dile getirerek, 1 kilogram kuru salep elde edebilmek için ortalama 2 bin 600 civarında orkideye ihtiyaç olduğuna işaret edildi.

Kış aylarının vazgeçilmez içeceklerinden olan salebin, kronik ishali kesici özelliğinin bulunduğu, ayrıca soğuk algınlığına ve öksürüğe de iyi geldiği bildirildi.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Utku Çopur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dondurma üretiminin yanı sıra soğuk kış günlerinde tüketilen ve yüzyıllardır kullanılan bir içecek olan salebin, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde doğal olarak yetişen bazı orkidelerin yumrularından elde edildiğini belirtti.

Salebin, soğuk günlerde vücudu sıcak tutan, soğuk algınlığına karşı direnç veren, özellikle sütle hazırlandığında besleyici, geleneksel bir içecek olduğunu ifade eden Çopur, salebin kronik ishali kesici etkisinin bulunduğunu vurguladı.

"Afrodizyak etkisi de var"

Çopur, salebin yapıldığı orkide yumrularının içinde bulunan bazı maddelerin, boşaltım sistemi hastalıklarında tedavi edici özelliği bulunduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Salebin bağırsak rahatsızlıklarına, soğuk algınlıklarına ve öksürüğe karşı etkileri halk arasında çok eski dönemlerden beri bilinmekte ve bu içecek yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca afrodizyak etki göstermektedir. Türklerin saleple tanışması çok eski dönemlere rastlamaktadır. İslamiyetin kabulüyle birlikte, İslam dininin yasakladığı şarap ve kımız gibi alkollü içkilerin yerini boza, şıra ve salep gibi alkolsüz içecekler almıştır. Şıra daha çok yaz aylarında tercih edilirken, boza ve sıcak servis edilen salep kış aylarında içilmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişahlar için hazırlanan kuvvet macunlarına zencefil, kişniş, sinameki, çörekotu, Hindistan cevizi, anason gibi birçok şifalı bitkinin yanı sıra salep de eklenmekteydi. Yine o dönemde kış aylarında sokaklarda güğümlerle salep satılmakta, büyük ve kulpsuz porselen fincanlarda salep içilmekteydi."

1 kilo kuru salep için 2 bin 600 orkide

Prof. Dr. Çopur, botanik uzmanlarının, dünya tıbbi bitki ticareti sıralamasında 3. sırada bulunan Türkiye'de, salebin, doğal ortamlarının tahrip edilmesi ve aşırı söküm yüzünden yok olmaya başladığını belirttiklerini dile getirerek, 1 kilogram kuru salep elde edebilmek için ortalama 2 bin 600 civarında orkideye ihtiyaç olduğuna işaret etti.

Türkiye'de yılda 30 milyon civarında, 40 farklı orkide türü yumrusunun toplandığının tahmin edildiğine değinen Çopur, şunları kaydetti:

"Bu nedenle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından salep ihracatı yasaklanmıştır. Eğer, alternatif çözümler üretilmezse salep orkideleri, aşırı söküme bağlı olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Salep orkidelerinin doğal çevrelerinde bollaştırılması ve uzun vadede bu orkidelerin korunması, sorunun çözümüne katkıda bulunacaktır.

Bazı türlerinin yalnızca Türkiye'de yetiştiği, geleneksel içeceğimizin ham maddesini oluşturan ve ünlü Kahramanmaraş dondurmasına katılık, esneklik ve lezzet vermesi için kullanılan, ayrıca ilaç ham maddesi olarak da yararlanılan salebin, elde edildiği bitkilerin kültüre alınıp yetiştiriciliği artırılarak yok olmasının önlenmesi, acilen ele alınması gereken bir konudur."
markopasha45 Tarih: 28.03.2010 19:24
linkleri hala göremiyorum:20:
dior Tarih: 15.04.2009 23:31
harikaaa,bayılırıım.
ultimatom Tarih: 21.03.2009 18:25



İşte bu arkadaşlar ben içerim her zaman tşk'ler sayın bugulum ...