Maelstrom 2007


Oyun İçi Görüntüler;









Oyun İncelemesi

kisi bir arada şampuanları biliriz. Krem artı şampuan bir aradadır. Olay krem ve şampuanın ayrı ayrı kullanılması değil, birleşip tek bir yerde olması. Şimdi biraz daha açalım konuyu. Bir iş yaptıktan sonra, yorgunluk kahvesi içmek zevklidir. Ama her zaman bulunmayabilir. Bu sefer imdadımıza hazır kahveler yetişir. Özellikle meşhur üçü bir arayı bilmeyen yoktur herhalde. Kahve, şeker ve süt tozu karışımını, sıcak suyun içine döker, bir güzel karıştırır ve sonra afiyetle içebiliriz. Bu formülü geliştirelim ve şimdi bir video oyunu içine koyalım. Karışım temel olarak strateji olsun. İçine atılacak malzemeler;

1-Bir çorba kaşığı Blizzard’tan Starcraft (Zerg’ler makbul)

2-Doğranmış Command&Conquer: Generals

3-Bir çay kaşığı Warhammer: Dawn of War

4-Üstüne çok azıcık Starcraft’ın Terran’ı ve Red Alert 2 koyabiliriz

Şimdi bunları bir güzel karıştırıp, kodluyoruz. Grafikleri hafif ateşte pişirdik, seslerde hazır. Karşımıza menemen tarzında bir strateji çıkıyor. Hem de ne menemen buyurun Maelstrom’un tadına ufaktan bir bakalım.

Karışık

Maelstrom, ortaya yapılmış karışık salata gibi bir oyun. Bu benzetmeyi kullanıyorum, çünkü gerçekten de öyle. Yapım konu olarak her zaman ki senaryoları birbirine ekleyip ele alıyor. Dünya’da her şey birbirine girmiştir. Yaşanan nükleer felaketler, büyük bir meteor faciası derken insanların iki büyük gücü arasında kıyasıya bir savaş başlar. Daha sonra bu savaşa yaratıklarda yedek kulübesinden katılır ve olaylar gelişir. Hep beraber sonra birbirlerine girerler. İlk olarak sanki bir bilim kurgu dizisinin başlangıcını andıran tanıtım gibi, güzel bir sinematik bizlere bilgi veriyor.

Yapımda üç adet ana mod’a sahibiz. Campaign, Battle veya Multiplayer özelliklerinden birine girip, oyuna dalabiliriz. Campaign’de Maelstrom’un konusu eşliğinde ilerliyoruz. Yapılacak olan görevler genelde belli. Bir noktaya gidip başka biriyle buluşmak, düşmanın üssünü yok etmek, diğer noktadaki rakipleri süzgeç yapmak vs… ana senaryoda ilerliyoruz. Aslında bu görevleri Starcraft’ta çok gördük. Campaign’den bu yüzden başka görevler veya değişiklik beklemek gerekmiyor. Multiplayer ve Battle mod’ları aynı. Battle’da bilgisayara karşı çarpışırken, Multiplayer’da diğer oyunculara karşı savaşıyoruz. Yalnız Multiplayer’da biraz lag sorunu olabiliyor. Belki benim bağlantımdan da olabilirdi, ama bu problemi arada yaşadım. Aslında ne Campaign, ne Battle ne de Multiplayer içinde çok çekici özellik yok. Oyunun asıl vurucu kısmını, ırkların özellikleri ve diğer strateji oyunlarının kırması sonucu olan temelleri yaratıyor.

Üç farklı izotop örneği

Remnats, Ascension ve Aliens olmak üzere üç farklı türümüz var. Aslında tür değil tarafımız var diyelim. Çünkü Remnat ve Ascension insan ırkı, Aliens ise bir yerden fırlamış olan yaratık ırkı. Her ırkın kendine göre belli bir stili ve tarzı bulunuyor.



Aslında bu tarzlar ünlü Warhammer, Starcraft, C&C Generals’in kırması olarak ortaya çıkmış. Aliens tarafı kesinlikle ama kesinlikle Zerg’lerle neredeyse çok benzeşiyor. Zerg’lerin binalarının altında oluşan organik tabaka, Alien kısmında yerini suya bırakıyor. Su, aslında Maelstrom’da tüm ırkların temel ihtiyaçlarından biri. Su kaynağı üstüne gelinip, bir adet su pompası kuruluyor ve size ait oluyor. Direk Alien’lar bina kurduğu gibi altlarında su oluşmuyor. Su pompasından çıkan su zamanla, belli bir alanı kaplıyor. Ancak bu özellik diğer ırklarda yok. Aliens’ın ana binasından birim basabiliyoruz. Ama Zerg’lerin larvası yerine, bu sefer direk olarak yumurtalar yerini almış. Zerg’lerin larvaları bilirsiniz, yumurtaya dönüşür ve içinden seçtiğiniz birim çıkar. Ancak çıkan üniteyi ana binadan seçeriz. Bu sefer Alien’larda yumurtalar havadan düşüyor. Bizde yumurta üstüne tıklayıp çıkmasını istediğimiz birimi seçiyoruz. Zerg’lerdeki gibi direk ana binadan birimi seçme imkanımız yok. Fakat ana binadan ufak, orta veya büyük yumurtayı seçip; daha güçlü birimlerin çıkmasını sağlayabiliriz. Yine ortak bir benzerlik Zergling’leri andıran ilk saldırı üniteleri ve dikkat çekilecek en önemli kısım Zerg’ler gibi Aliens ırkının da organik olması. Ascension’da, Red Alert 2’deki büyük bir tırdan ana binaya dönüşen ana ünite veya Generals’ten tanıdık gelen Remnats’ın bina yapımı gibi başka benzer özellikler var. Aslında bu benzerliklere bakıldığı zaman, klasik ve hit olmuş diğer strateji oyunlarının özelliklerini Maelstrom’un uygulaması kötü değil. Fakat Maelstrom bunu öyle bir biçimde yapmış ki, iyice karışık olmuş.

Kaynak kontrol ve ele geçirme kısımları da yine karışık bir formülde ilerliyor. Warhammer: Dawn of War’dan (Ek görev paketleri de dahil) tanıdığımız belli bir nokta üzerinde durup, bayrak dikerek onu ele geçirme işlemi; su kaynağını ve su pompalarını yapmak için kullanıyoruz. Su kaynağı yanına giden bir ünitemiz, başında bekliyor ve onu ele geçiriyoruz. C&C’den akılda kalan kaynak üretim binaları kurma, Age of Empires’ten stok depolarda kaynağı toplama gibi kısımlar yer alıyor.

Her ırkın kendine has ve diğerlerine üstün kısımlar var. Mesela Alien ırkı su da diğerlerinden çok daha üstün. Aslında bu oyunun gerçekçi yanlarından biri. Örnek vermek gerekirse mesela Remnats askerlini yaratıkların peşine saldınız. Yaratıklar suya girdi, askerlerde onların peşinden suya girdiler. İşte Remnats askerli silahlarıyla suda ateş edemiyor ve yüzüyorlar. Tabii yüzmeleri ve ateş edememeleri onlar için dezavantaj. Su da saldırı yapan yaratık birimlerine kolayca yem oluyorlar. Buna nazaran Ascension’lar havayı kendi lehlerine çevirebiliyorlar.

Özellik

Her ırkın geliştirilecek özellikleri oluyor. Alien’larda yaptığınız Upgrade ile Siren’ler ses dalgası gönderebiliyor. Ascension’larda birimler şekil değiştirebilir veya bulundukları toprağın şeklini alabilirler. Remnats’larda ise ateş gücü daha fazla olup, zırhları artabilir. Bu yaptığınız Upgrade’e göre değişiyor. Aradaki denge ne yazık ki tam olarak sağlanamamış. Alien yakın dövüşte iyi, Remnats uzaklardan çok can yakıyor, Ascension ise ikisinin arasında kalmış. Ama geliştirildiği taktirde diğer iki ırkı da ezebiliyor. Aradaki sınıf ve birimler, birbirilerine karşılık olarak tam gelmiyorlar. İllaki birinin diğerinden bir fazlası oluyor. Açıkçası bu can sıkıcı, yapımcı KDV bunu tam yapamamış.



Son dönem strateji oyunlarında hep karşılaştığımız “Hero” olayı, Maelstrom’da kaçınılmaz olarak yer alıyor. Her ırk için en fazla üç tane Hero yapma imkanımız var. Her birinin kendilerine has özellikleri var ve bu özellikler sıkışılan anlarda oldukça işe yarıyor. Fakat “Hero’lar güçlüdür” mantığını direk denemeyin. Çünkü oyunun kahramanlarından da olsa, özel ve güçlü de olsa; kolayca harcanabiliyor. Bu yüzden akılcı kullanmak daha mantıklı olur. Yapımdaki Hero karakterleri FPS tarzındaki kontrol sistemiyle yönetebiliriz. Eğer ana senaryo ve görevleri oynarsanız, bu özellik işe yarayacaktır. Ama Multiplayer ve Battle’da yapay zekaya karşı yaptığınız karşılaşmalarda aklınıza pek gelmeyecektir. Hatta bu tür karşılaşmalarda kullanmamak daha mantıklı.

Gerisi ve gerisi

Yapay zeka oyundaki birçok özelliği kullanmıyor ve cidden hatalar yapabiliyor. Biraz akılcı oynarsanız, en zor seviyede bile yapay zekayı al aşağı edebilirsiniz. Easy’de oldukça kolay, Medium veya Hard olarak zorluk seviyesi daha makul. Medium’da başlayın en başta, sonrasında Hard’ı seçerek; yapay zekaya karşı mücadeleler daha zevkli geçecektir. Ama işi bilen strateji oyuncularına basit gelebilir.

Kısa bir süre önce oynadığım Supreme Commander’ın grafikleri oyunun yapısı ele alındığında gerçekten güzeldi. Büyük savaşlar, bilmem kaç sayıda birimi vs… göstermesi bakımından yeterli bir grafik sunumu vardı. Maelstrom’un yapısı çok büyük savaşlar ve bilmem kaç tane sayıda birimden oluşmuyor. Normal bir RTS’nin yapısıyla aynı. Bunlar da ele alınırsa oyunun grafiklerinin pek iç açıcı olmadığını söyleyebilirim. Şahsen doku kaplaması hoşuma gitmedi. Ama bazı ışık oyunları ve gece gündüz döngüsü gibi oluşumlar var. Bunlar güzel ayrıntılar ve görüntü olarak iyi sunum yapılmış. Patlama ve buz efektleri de fena sayılmaz. Su olayı hoştu. Ama grafikler genelde ne yazık ki vasatı pek geçemiyor.

Sesler konusunda iyi olabilirmiş Maelstrom. Ana sinematikteki anlatım güzel. Ama ara sinematiklerde olanlar ve birimlerin seslendirmeleri kötü olmuş. Hero'ların ki daha başarılı sayılabilir. Ses efektleri ele alındığında, bu konuda oyun biraz cılız kalıyor. Bir de efektler konusunda kulağa bir tokluk gelmiyor.

Karışık ve acı yemek

Maelstrom açıkçası tuzlu ve acı bir yemek oldu. Tarifin sonucu ne yazık ki kötü. Bir hayal kırıklığı oldu benim için. Codemasters’ın röportajlarını okurdum. “Bu oyun güzel olacak, şöyle şöyle olacak” diye söylemleri olurdu, iddiaları olurdu. Evet, birçok özellik var. Güzel stratejilerden alınan benzerlikler var. Ama bunlar öyle bir şekilde yoğrulmuş ki, çok fazla seçenek ve özellik olmasına rağmen; adam gibi kullanılamıyor bile. Yapay zeka bile ırklara ait birçok özelliği kullanmıyor. Maelstrom ne yazık ki başarısız bir karışım olmuş. Eğer strateji seviyorum, bayılırım derseniz alabilirsiniz. Ama C&C Tiberium Wars’ın ayak seslerinin duyulduğu şu ayda ve Supreme Commander gibi bir klasiğin yanında, Maelstrom’u tavsiye etmem.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 306
favori
like
share