Sistem Gereksinimleri;

# Windows XP, Windows 2000, Windows XP 64-bit
# 512MB System RAM
# 2 GHz Intel Pentium 4 or AMD Athlon equivalent processor
# 128MB Direct3D compatible video card and DirectX 9.0 compatible driver
# DirectX 9.0c
# DirectX 8.1 compatible sound card
# Keyboard, Mouse

Oyun İçi Görüntüler;







Oyun Bilgileri
Elder Scrolls serisi ilk oyundan beri her zaman RPG severlerin gönlünde ayrı bir yere sahip olmuştur. 1994 yılında Arena adlı ilk oyunla başlayan bu efsane 2006 yılında çıkan serinin dördüncü (1998 yılında piyasaya çıkan Redguard'ı ve Morrowind'ın genişleme paketlerini saymıyorum) ve son oyunu Oblivion ile günümüze kadar bir hayli gelişerek geldi. 2006 yılında çıkan oyun, birçok site ve dergide yılın oyunu olarak seçildi ve oldukça yüksek puanlar aldı. Bethesda Softworks de oyunun çekiciliğinin azalmaması için sitesinden küçük paralar karşılığı oyuna yeni eklentiler yayımlamaya devam etti (zaten Bethesda Softworks hiçbir eklenti yayımlamasa bile oyunu sevenler oyuna birçok eklenti üretiyorlar ama ben hala Morrowind'da olduğu gibi bir ışın kılıcı bekliyorum. Bu eklentilerden en çok konuşulanı ise Knights of the Nine oldu, oyuna yeni küçük bir senaryo ekleyen bu eklenti, Bethesda Softworks'e göre 20 saat sürecekti ve insanları oldukça oyalayacaktı. Neyse eklenti çıktı ve oynayanlar eklentiyi yaklaşık olarak 8 saat gibi kısa bir süre içerisinde bitirdiler. Knights of the Nine'dan sonra ise Bethesda Softworks, Elder Scrolls IV için gerçek genişleme paketi Shivering Isles'i duyurdu, bu paket oyuna yeni bir ada ve yeni görevler ekleyecekti. Oblivion'u çıktığından beri 6 ay boyunca oynamıştım, Cyrodiil'de rahatlıkla ayak basmadık mekan bırakmadım diyebilirim. Shivering Isles'in yapımına başlandığını duyduğum andan itibaren ise oldukça heyecanlanmıştım, çünkü Oblivion'dan çok farklı bir dünyada geçecekti ve farklı özelliklere sahip olacaktı. Shivering Isles piyasaya çıkar çıkmaz, tüm Elder Scrolls severler gibi oyunu edindim ve başından kalkmadan oynamaya başladım, şimdi yaşadıklarımı sizlerle paylaşma zamanı. Eğer hazırsanız Delilik Prensi Sheogorath'ın Deliler Diyarı'na delirmek için gidebiliriz.


Deliler Diyarı'na Gitmek İsteyenleri Buraya Alalım


Shivering Isles'i kurduktan sonra oyunu eğer eski karakterinizin kayıt dosyasını bulunduruyorsanız, eski karakterinizle oynayabiliyorsunuz. Aynı zamanda eğer eski kayıt dosyalarını sildiyseniz ve oyuna yeni bir karakterle başlarsanız bile Shivering Isles'i oynayabiliyorsunuz, yani karakterinizin belirli bir seviyeye ulaşmış olması şart koşulmuyor (Oblivion`u bitirmiş olmanız da gerekmiyor). Zaten Elder Scrolls serisinin en çok bu özelliğini seviyorum, oyunun motoru eklentilerle çok bütünleşik, istediğimiz zaman oyuna yeniden başlamaya gerek kalmadan, oyunu yeni eklentilerle tamamen değiştirebiliyoruz. Şimdi biraz oyunun yeniliklerinden bahsedelim. Shivering Isles, oyuna Cyrodiil'ın yaklaşık 1/3 kadar büyüklüğe sahip bir ada ekliyor ve oldukça uzun ana bir senaryo ile geliyor, bunun yanında oyuna birçok yan görev, yeni eşyalar, yeni silahlar, yeni yaratıklar ve etkileşime girebileceğiniz yeni karakterler ekleniyor. Tüm bu yenilikler oyuna çok güzel bir şekilde yedirilmiş. Oyuna girip başladıktan sonra Bravil şehrinin yakınlarında bulunan Niben Bay'daki küçük bir adacıkta bir boyut kapısının açıldığı dedikodularını haber alıyoruz. İşte bu kapıya gidip girdikten sonra Shivering Isles başlıyor. Boyut kapısından girdiğimizde bizi Haskill adlı bir karakter karşılıyor ve bize Delilik Prensi Sheogorath'ın diyarına giden Shivering Isles boyut kapısına girdiğimizi belirtiyor ve Sheogarath'ı ziyaret etmemiz gerektiğini söylüyor. Bu görevi alıp biraz ilerledikten sonra Shivering Isles'e girebilmemiz için Gatekeeper adlı yaratığın koruduğu kapılardan geçmemiz gerektiğini anlıyoruz. Gatekeeper gerçekten çok güçlü bir yaratık ve sizi iki veya üç vuruşta öldürebiliyor, neyse Gatekeeper'ı öldürdükten sonra karşımıza iki kapı çıkıyor. Bunlardan birisi herşeyin oldukça renkli ve aykırı olduğu diyar Mania, diğeri ise herşeyin karamsar ve paranoyak olduğu Dementia. Bu iki diyardan birini seçerek oyuna başlıyorsunuz. Bu iki diyar birbirinden oldukça farklılar ve pek benzerlikleri bulunmuyor ve her ikisi de Sheogorath tarafından yönetiliyor. Buradan sonra istersek Sheogorath'ın tüm görevlerini eksiksiz yerine getirerek ve onun sağ kolu olup Madgod rütbesine sahip olabiliyoruz veya dediklerini tam olarak yapmayıp kendimize göre seçimler yapabiliyoruz. İşte bu yaptığımız seçimler genişleme paketini Oblivion'dan farklı kılıyor, bir görevde istersek bir karakteri öldürebiliyoruz veya yaşamasına izin verebiliyoruz. Tüm hareketlerimize göre görev sonunda alacağımız ödüller ve oyunun gidişatı değişebiliyor, bu da oyunu daha gerçekci hale getiriyor ve gerçekten yaşayan bir dünyada olduğunuz izlenimini yaratıyor.

Delilik Prensi Sheogorath'a Merhaba Deyin

Sheogorath'ın sağ kolu olmak insana oldukça eğlenceli ve farklı bir deneyim yaşatıyor. Prens bize oldukça uzun süren ve eğlenceli görevler veriyor, bu görevleri yaptıkça rütbemiz arttıyor. Oyunda bulunan birçok görev, mağaraları ve zindanları temizleyip sonlarındaki büyük yaratıkları temizlemek üzerine kurulu, ama arada oldukça güzelce dizayn edilmiş görevler de karşımıza çıkıyor. Örnek verecek olursam; bir görevde zindana düşmüş insanları delirtmek için uğraşıyoruz. İstersek birkaç tuşa basıp onları öldürmek için yaratıkları gönderebiliriz, istersek de bazı tuzakları aktif hale getirerek onların akıl sağlığı ile oynayabiliriz. Bu görevler insanı oldukça eğlendiriyorlar, hatta oynarken bana Dungeon Keeper serisini hatırlattılar (ah ah Dungeon Keeper 3 bir çıkmadı gitti). Oyunun senaryo modunda ilerledikçe çoğu görev size aynı gelmeye başlıyor, başta da dediğim gibi çoğu görev zindan temizleme üzerine kurulu. Bu durumda devreye yan görevler giriyor. Oyunda birçok yan görev bulunuyor ve bunları 2 ana kasabada bulunan insanlardan alabiliyorsunuz. Bu görevler zindan görevlerinden sonra ilaç gibi gelebiliyor. Örnek verecek olursam; karşılaştığınız bir karakter geceleri iç mekanlarda uyuyamıyor, çünkü duvarların onu sıkıştıracağını düşünüyor. Ona dışarda uyuması için güvenli bir yer bulmamız gerekiyor. Bir diğer görevde ise bir karakter intihar etmek istemiyor ama ölmek istiyor, daha sonra kendisini sizin öldürmenizi istiyor ve kaza süsü vermenizi istiyor (boşuna Deliler Diyarı dememişler). Bunun gibi oyunda onlarca farklı görev bulunuyor. Kısacası görevleri, bazıları tekrar etse de oldukça beğendiğimi söylemeliyim.

Shivering Isles'in dünyası Cyrodiil'e ve Oblivion'a göre oldukça farklı, ve güzel gözüküyor. Açık pembemsi bir gökyüzü, büyükçe mantarlar, ahşap binalar, tüm bunlar oldukça hoş hazırlanmışlar. Zaman zaman oyunu bırakıp etrafı izlemeye başlıyorsunuz. Sadece Shivering Isles dünyasına özel bitkiler de bulunuyor, bunları toplayıp karıştırarak kendimize daha önce görmediğimiz yeni iksirler de yapabiliyoruz. Tabii bu dünyada oldukça farklı düşmanlarınız da var, yürüyen ağaçlar, büyük böcekler, The Order adı verilen şövalyeler vb. Tüm bu düşmanlar çok güzel modellenmiş ve sizi öldürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Yapay zeka ise aşağı yukarı Oblivion ile aynı. Zaman zaman karakterler kendi aralarında konuşurken aynı Oblivion'da olduğu gibi saçma ve alakasız konuşabiliyorlar. Bu da gerçekçiliği oldukça baltalayabiliyor. Oyunda ilerledikçe yeni silahlar, zırhlar ve büyüler elde ediyorsunuz. Bunlar da yetmez ise bazı malzemeleri toplayıp Mania ve Dementia'da bulunan demircilere giderek kendi zırhınızı ve silahınızı yapabiliyorsunuz. Bu eklenti oldukça güzel düşünülmüş ve hoş bir özellik olmuş. Ayrıca bu kendi yaptığınız eşyaları tüccarlara oldukça büyük miktarda paraya satabiliyorsunuz. Tüm bunların yanında oyunda Shivering Isles'de bulunan zindanlarda ve mağaralarda sizin bulmanızı bekleyen birçok hazine saklı. Tüm bunları bulursanız Cyrodiil'e oldukça zengin biri olarak dönebilirisiniz. Bu arada belirteyim, istediğiniz anda Cyrodiil'e geldiğiniz kapıdan geri dönebiliyorsunuz. Yani illa Shivering Isles'in görevlerini yapacaksınız gibi bir durum söz konusu değil. Ama bir kere Shivering Isles'e başlayınca bir daha geri dönmek isteyeceğinizi açıkçası pek zannetmiyorum.

Oynarken Başka Oyunları Düşünmediğiniz Tek Oyun

Oyun, oynanış açısından kusursuz olarak hazırlanmış, oynarken herhangi bir pürüzle karşılaşmıyorsunuz. Zaten Oblivion'u oynadıysanız oyunun oynanış açısından pek bir farkı bulunmuyor. Oyun FPS açısından oynanıyor, �WASD� tuşları ile karakterimizi hareket ettirirken fare yardımı ile etrafa bakıp silahlarımızı kullanabiliyoruz. �CTRL� tuşu ile eğilirken �E� tuşu ile zıplayabiliyoruz. �C� tuşu ile de seçtiğimiz büyülerimizi kullanabiliyoruz (bunları istediğiniz gibi oyunun ayarlarından değiştirebiliyorsunuz). Şehirlerdeki karakterlerden görevleri alıp yaptıkça seviye atlıyoruz ve gelişiyoruz. Gerçi Oblivion'un seviye atlama sistemi biraz farklı, hangi eşyayı veya büyüyü o kadar çok kullanırsanız o açıdan gelişiyorsunuz. Yani bir savaşta ne kadar çok kılıç kullanırsanız, kılıç yeteneğiniz ve saldırı yeteneğiniz o kadar arttıyor. Ne kadar blok yaparsanız, blok yeteneğiniz o kadar artıyor. Ne kadar çok darbe yerseniz, zırhınız ve savunmanız o kadar artıyor. Yani her şey bir mantık çerçevesinde gelişiyor. Seviye atladıkça karakterimiz oldukça güçleniyor, tabii siz güçlendikçe karşınızdaki yaratık ve karakterler de gelişiyor. Yani siz seviye atlarken onlar boş durmuyor (zaten bunları Oblivion'u oynadıysanız biliyorsunuzdur ama ben gene de oynamayanlar için anlatmak istedim). Aynı zamanda oyun Oblivion gibi oldukça kolay olarak hazırlanmış, ayarlardan zorluk derecesini yükseltmenizi şiddetle tavsiye ederim. Yeri gelmişken Oblivion'da ve bu oyunda tek sevmediğim ve beğenmediğim bir noktadan bahsetmek istiyorum. Morrowind'ı oynamış olan insanlar da bana hak vereceklerdir diye düşünüyorum. Morrowind'da bir görev aldığımızda o görevin yeri haritamıza işaretlenmezdi, sağda ve solda bulunan karakterlere sorarak ve onlarla konuşarak görevin yerine gitmeye çalışırdık, yani resmen rol yapardık. Ama bu oyunda ve Oblivion'da görevin yeri haritamıza işaretleniyor ve bulmamız oldukça kolaylaşıyor. Bu, kimilerine göre güzel bir özellik gibi görünse de ben pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. İçimde kalmıştı söylemek istedim. Ayrıca Shivering Isles'da herhangi bir binek hayvanı bulunmuyor, tüm yerlere yürüyerek gitmek zorundayız, her ne kadar adanın büyüklüğü Cyrodiil'e göre küçük olsa da zaman zaman yürümek sıkıcı olabiliyor (hele bir de benim gibi rol yapacağım diye hızlı yolculuk (Fast Travel) sistemini kullanmıyorsanız). Şunu belirtmekte de fayda görüyorum, Shivering Isles'de de diğer Elder Scrolls oyunlarında olduğu gibi çoklu oyuncu modu bulunmuyor, zaten buna da gerek yok zaten oyun çevrimdışı MMORPG oyunu gibi.

Grafikler Sanki Daha Güzel Gözüküyor

Oblivion piyasaya sürüldüğünde en çok grafikleri açısından konuşulmuştu, çünkü piyasaya çıktığı dönemdeki en güzel grafiklere sahip oyundu (bana hala öyle geliyor gerçi). Aradan bir yıl geçmesine rağmen Shivering Isles'in grafikleri de oldukça güzel gözüküyor. Çevre grafikleri başta olmak üzere tüm grafikler insanı atmosfere sokuyor, sanki oyunun dünyası yaşıyor. Büyü efektleri, su efektleri, suyun yansıması, gece gündüz değişimi hepsi çok güzel gözüküyor. Açıkçası oyunda dolaşırken güneşin batışını ve doğuşunu izleyesiniz geliyor, hatta çoğu zaman bunu yapmak için oyundaki en yüksek tepeye tırmandım. Bunlar ilk oyunda da vardı, peki grafiklerde hiçbir gelişme yapılmamış mı? Tam olarak yapılmamış ama Bethesda Softworks, oyunun grafik motorunu bu oyunda oldukça güzel bir şekilde kullanmış (hatta Oblivion'dan daha verimli bir şekilde kullanmış). Bir kere Shivering Isles'in mimari yapısı son derece başarılı bir şekilde yapılmış ve hiçbir yer birbirine benzemiyor, farklı bir dünyada olduğunuzu buraya girer girmez anlıyorsunuz. Büyük bitkiler, kocaman mantarlar, ahşap binalar, Aztek mimarisini andıran yapıtlar, fantastik yaratıklar... Cyrodiil'in yeşil topraklarından sonra böyle daha önce gördüklerinize benzemeyen bir dünya insana oldukça hoş geliyor (ancak Shivering Isles, Oblivion'a göre biraz daha yüksek sistem istiyor, buna ilerde değineceğim). Ama Oblivion'da olduğu gibi karakter modellemeleri yine pek güzel gözükmüyor, yani bu kadar güzel çevre grafiklerine bu karakter modellemelerinin pek yakışmadığı kanısındayım. Her ne kadar grafik detaylarını sona dayasanız da, karakter detayları çevreye göre uyumsuz gözüküyor. Ayrıca şunu belirtmekte fayda var, karakterlerin savaş esnasındaki hareketleri pek yumuşak değil ve bir kesiklik var (zaten siz de fark etmişsinizdir), bu Oblivion'da da vardı, bu oyunda da bulunuyor.

Shivering Isles'in sistem ihtiyaçları yaklaşık olarak Oblivion ile aynı gibi gözükse de, Shivering Isles'in sistem ihtiyaçları Oblivion'dan biraz daha yüksek. Buna en büyük etken ise oyundaki bitki örtüsü. Oyunun dünyası Cyrodiil'e göre daha fazla bitki örtüsüne sahip, her yerde çayırlar, çimenler, ağaçlar vb. Sanırım Bethesda Softworks aradan bir yıl geçince nasıl olsa oyuncuların sistemleri daha gelişmiştir diye hiçbir ayrıntıdan kaçınmamış ve oyuna oldukça fazla küçük ayrıntı eklemiş. Intel P4 2.8 GHz, NVIDIA GeForce 7800 GS, 1 GB DDR RAM'e sahip kendi bilgisayarımda (bu sistemle Oblivion'u HDR açıkken ve tüm ayarlar sondayken rahatlıkla oynayabiliyorum) oyunu HDR ve tüm grafik özellikleri açıkken hafif takılmalara yaşayarak oynadım, özellikle çok fazla yaratıkla savaştığımda ve bitki örtüsünün çok yoğun olduğu yerlerde. Ayrıca oyundaki eşyalar oyunu uzun süre oynadıktan sonra kaybolmaya başladılar ve grafikler birbirine girdi, zaman zaman da oyunda masaüstüne atma problemleri yaşadım. Neyse ki bu hatalar çıkan son yamalarla ile düzeldi. Sonuç olarak Shivering Isles grafik açısından Oblivion'u aratmıyor, yapılan küçük eklentilerle Oblivion'dan daha güzel gözüküyor.

Rol Yaparken İnsan Umduğunu Değil, Bulduğunu Dinler

Oyunda kullanılan seslere ve müziklere gelecek olursak, ses efektlerinin ve müziklerin son derece başarılı bir şekilde oyuna yedirildiğini söylemek mümkün. Zaten çoğu ses efekti Oblivion ile aynı. Sadece yeni silahlar, yaratıklar ve büyüler için birkaç yeni ses efekti eklenmiş. Ses efektlerinde herhangi bir problem göze çarpmıyor, Oblivion'da olduğu gibi hepsi çok kaliteli olarak hazırlanmış ve atmosfere büyük ölçüde katkı sağlıyorlar. Müzikler ise Oblivion'da kullanılan müziklerin aynısı, açıkçası yeni bir genişleme paketi için yeni müzikler beklerdim ama sanırım Bethesda Softworks öyle düşünmüyor. Aslında bunu bir eksi olarak görmüyorum çünkü Oblivion'un tüm müzikleri birer şaheser niteliğinde olarak hazırlanmışlar.

Oyunda bulunan karakterlerin seslendirmeleri ise profesyonel sanatçılar tarafından yapılmış, zaman zaman karakter sesleri tekrar etse de karşınızdaki insanın ruh halini oldukça iyi bir şekilde yansıtıyorlar. Ama Oblivion'da bulunan karakter seslerinin uyuşmazlığı bu oyunda da devam ediyor, mesela bir adam yanınızdan geçerken ve size bir takım sözler söylerken farklı ses tonu ile konuşurken, siz onunla etkileşime girdiğinizde farklı bir tonla konuşabiliyor. Bu da oyunu oynayan kişiye göre küçük, ama atmosferi baltalayan bir etmen olarak gözüküyor. Birkaç küçük hatasına rağmen oyundaki sesler ve müzikler özenilerek hazırlanmışlar ve ortalamanın hayli üzerindeler. Zaten Bethesda Softworks, ses ve müzik konusunda bizi hiçbir zaman yanıltmayan bir firma olmuştur.
Oblivion'a Doyamayanlardasınız, Doğru Yerdesiniz

Evet, geldik gene yazının sonlarına, şimdi oyun hakkındaki son düşüncelerimi sizlerle paylaşayım. Shivering Isle'nin oldukça güzel ve başarılı bir genişleme paketi olduğunu söylemeliyim. Oyunu oynarken kendinizi ilk oyunla alakası olmayan bambaşka bir dünya içinde buluyorsunuz, kendi seçimlerinize göre oyun şekillenebiliyor. Yeni görevler, mekanlar, büyüler, yaratıklar, silahlar, eşyalar ve yaratıcı karakterlerle Shivering Isles gerçekten oynanmayı hak ediyor (zaten bu genişleme paketini kaçırmayın derim çünkü birkaç ay önce Bethesda Softworks bu genişleme paketinin Elder Scrolls IV için son genişleme paketi olduğunu duyurdu). Genişleme paketinin ana senaryosu yaklaşık olarak 20 � 25 saat arası sürüyor, ama yan görevler ve mağaralar derken oyunun oynanış süresi 30 ve 40 saate rahatlıkla çıkabiliyor. Eğer Oblivion'u oynamadıysanız ve birlikte oynayacaksanız 250 saatiniz ve üzerine hoşcakal diyebilirsiniz (bu oyunu rahat oynayabilmeniz için en çok zamana ihtiyacınız var). Kısacası Shivering Isles'i tüm RPG severlere, Oblivion oynamış ve doyamamış herkese, ayrıca Oblivion'u oynanamış herkese Oblivion ile birlikte öneriyorum (genişleme paketini oynayabilmeniz için Oblivion'a sahip olmanız gerekiyor). Birkaç hatasına rağmen (Oblivion'a göre daha yüksek sistem istiyor ve eşyalar kaybolabiliyor, gerçi bu son hata yamalarla düzeltildi) oldukça doyurucu bir genişleme paketi olmuş. Eğer sınavlarınız varsa (en önemlisi kız arkadaşınız varsa) ve boş zamanınız yoksa hiç bulaşmayın diyorum, çünkü başına oturdunuz mu oyunun başından kalkamıyorsunuz. Zaten geniş olan Elder Scrolls IV dünyasını daha da genişletmek istiyorsanız bu oyunu mutlaka alın. Oyuna dalıp gerçek hayatı unutmayın, herkese iyi oyunlar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 301
favori
like
share