Sistem gereksinimleri

Minumum sistem gereksinimleri

- Windows 2000/XP
- DirectX 9.0c
- 2.4 GHz Intel Pentium 4 veya AMD Athlon işlemci
- 512 MB RAM
- 3GB boş alan
- 128 MB NVidia GeForce 4800, 128 MB ATI Radeon 9200 ekran kartı
- DirectX 9.0c-uyumlu 16-bit ses kartı
- 1024x768 ekran çözünürlüğü

Önerilen sistem gereksinimleri

- 3.2 GHz Intel Pentium 4 veya AMD Athlon işlemci
- 1 GB RAM
- 256 MB NVidia Geforce 6800GS, 256 MB Radeon X800 ekran kartı
- 1280x1024 ekran çözünürlüğü
- Audigy ve X-fi eşit ses kartı

En yüksek sistem gereksinimleri

- 4.0 GHZ Intel Pentium 4 veya AMD Athlon işlemci
- 2 GB RAM
- 1GB NVidia 7950 GX2 ekran kartı
- X-Fi Fatal1ty ses kartı










Masaüstü savaş oyunlarının en ünlülerinden olan Warhammer ve onun gelecekte geçen versiyonu Warhammer 40K, geniş oyun dünyası ve onlarca farklı ordusuyla beraber sanal dünyamızı talan edeli epey oluyor. Space Marine’leriyle, Ork’larıyla, Eldar’larıyla 40000 yılındaki efsanevi kaotik evrenin her birimi artık tam manasıyla ve istediğimiz gibi kontrolümüz altına girdi. 2004 senesinde piyasalarda olan Warhammer 40K: Dawn of War ve ondan bir yıl sonra çıkan ek paketiyle son dönem bilgisayar kullanıcıları stratejinin doruklarına varmayı bu sayede başarmışlardı; daha öncesindeyse pek çok oyun türünde varlığını bize göstermişti. Şimdiye kadar çoğunlukla Warhammer 40K evreniyle yüz yüze gelmiş olsak da en az onun kadar önemli olmasına ve oyuncuların çok daha aşina olduğu bir zaman diliminde geçmesine rağmen fazla üzerine düşülmeyen bir dilimi daha var Warhammer evreninin; ki zaten onun adı başlı başına WARHAMMER!

Strateji türündeki yeni “Warhammer” oyunu çok uzun bir yapım süreci olmasa da, uzun bir Warhammer oyunu beklentisinin üzerine geliyor denebilir. Geçen seneki E3 fuarında ilk olarak karşımıza çıkan Mark of Chaos, NAMCO’nun Warhammer masaüstü RPG’sinin asıl yaratıcısı Games Workshop’tan oyun haklarını satın almasından sonra yapım sürecine girmiş ve NAMCO da oyunun yapım haklarını Black Hole Games’e vermişti. Black Hole Games’i daha öncesinden Armies of Exigo ile pek de iyi hatırladığımız söylenemez; yalnız yapımcılar Warhammer: Mark of Chaos için grafiksel özelliklerin dışında da çok iddialılar.

Klasik bir RTS’nin aksine Mark of Chaos sadece savaş alanına odaklanıyor ve savaşlarda başarılı olmak için ordunuzu tam anlamıyla kontrol altında tutmanızın önemini ortaya koyuyor. Oyunun genel yapısı bölgeleri ele geçirmeye, ordunuzu ve sahip olduğunuz bölgeleri geliştirmeye ve onları savunmaya; kısacası sadece savaşmaya ve sahip olduklarınızı güçlendirmeye dayalı. Buna göre oyun içerisinde kaynak toplama ve bu işlerle ilgilenecek birimler üretmeyle zaman harcamayacaksınız. Yapımcılar Warhammer’ın hiçbir hatayı ve zaman kaybını affetmeyen bir savaş meydanı olduğunu, kaynak toplamanın ise oyunu yavaşlattığını düşünüyorlar. Savaş sisteminin kabaca bu şekilde olduğu oyunda ayrıca sahip olduğunuz bölgeleri kökten ilgilendiren bir başkentiniz bulunuyor; bu da ele geçirdiğiniz bölgelerin güvenliği ve gelişmişliğinde doğrudan etkisi var. Ayrıca buralarda inşa edebileceğiniz binalarda da, ordunuzun bulunduğu duruma göre bazı sınırlamalar getiriliyor. Örneğin eğer başkentiniz saldırı altındaysa blacksmith gibi birimler oluşturamıyorsunuz. Onun yerine yapmanız gereken tek şey sahip olduğunuz bütün güç ile başkenti savunmak ve destek kampı, kule gibi savunma amaçlı binalar yapmak. Oyun bu görüntüsüyle çoğu strateji oyuncusunun vazgeçilmezi Total War’a benziyor.

Mark of Chaos’da bulunan ordulara bakacak olursak Dawn of War’daki kadar alternatif görebiliyoruz. Oyunda orijinal Warhammer evrenindeki 17 farklı ordunun dördü doğrudan, diğerleri de farklı bir adla oluşturulmuş ekstra bir grupla kendine yer bulabilmişler. Bu dört ordu The Empire, High Elves, Skaven ve Beasts of Chaos. Diğer ekstra grup ise Mercenaries adıyla oyunda yer alacak ve bunlar da orijinal Warhammer evrenindeki Dogs of War’ı temsil edecek. Kendilerini oyun içerisindeki düşmanlarınızı aniden etkileyip korkutmak ve farklı savaş taktikleriyle onları yenmek üzere kullanabileceksiniz. Dogs of War’ın içeriğinde oyuna eklenmeyen 13 ordunun çeşitli askerleriyle oluşturulan gruplar var. Bunun içeriğinde de Vampir’ler, Dwarf’lar, Ork’lar, Gobiln’ler diye giden, birbiri içerisinde karışmayan uzunca bir liste mevcut; yalnız yapımcılar henüz hangilerinin kesin olarak oyunda yer alacağına karar vermiş değiller. Bunları genel olarak yandaşlarımız diye adlandırabiliriz. Savaş sırasında sahip olduğumuz ordu tipine göre onların arasından bize en uygun olanı ve en iyi yardımda bulunacak olanı seçebileceğiz. Örneğin Elf ordusunun yanına Dwarf’ları aldığımızda yüksek randımanlı bir oynanış elde etme imkanımız var. Oyundaki ana ordular kadar çok çeşitli bir ünite yapısına sahip olmayacak olsalar da anlık yardımlar için birebirler.

Her ordunun da kendine özgü bazı özellikleri bulunuyor elbette. Fare-insan kırması Skaven’ler çok sayıda üyeye sahip olduklarında etkililer; ama moralleri çok çabuk bozulabiliyor ve dağılabiliyorlar. Bu yüzden morallerini yüksek tuttuğunuzda fazla sayıda askere sahip olmanın avantajıyla savaşın kaderini çok çabuk lehlerine çevirebilirler. High Elf’ler ise az sayıda oluyorlar; ama ölümcül bir organizasyon ortaya koyma özelliğine ve ölümsüz olmalarının getirdiği çok uzun savaş tecrübesine sahipler. E en büyük ve güçlü silahları da tabii ki sihri kullanabilmeleri. Beasts of Chaos ordusunda ise tanrıların kendilerine bahşettiği çok güçlü bir zırha sahip olmanın avantajı bulunuyor. Tek başına bir Beasts of Chaos savaşçısı savaş alanında çok sayıda insan ve elf askerini yok edebilir. Bu yüzden de sarsılması neredeyse imkânsız bir moralleri ve korkutma özelliğine sahipler. The Empire ise oyundaki en dengeli ordu olarak tanımlanıyor. Sayıları elf’lerden çok; ama Skaven’lerden kadar değil. Zırhları efler’den daha iyi ama Beasts of Chaos ile boy ölçüşemez bile. Sahip oldukları en büyük avantaj mühendislik tekniklerini kullanarak güçlü silahlar üretebilmeleri ve böylelikle de geniş silah yelpazesine sahip olmaları.

Oyundaki ordular böyleyken bunların savaş alanında nasıl görüneceklerine baktığımızdaysa yine yapımcıların sevindiren sözleriyle karşılaşıyoruz. Warhammer evrenini en iyi şekilde bize yaşatmayı isteyen Black Hole Games bunu grafiklerle ve çok fazla birimi aynı anda ortaya koyarak bize yaşatma çabasında. Ekran görüntülerine bakıldığında aynı ekran üzerinde yüzden fazla askeri bir arada çarpışırken görmek mümkün. Bu da geniş bir alanı kontrol etmeyi gerektiriyor ki mekânlar çok geniş olacak şekilde tasarlanıyor. Genel mantık ise Total War’da olduğu gibi iki farklı harita yüzü üzerinde gerçekleşiyor… hatta gibisi fazla. Mark of Chaos’da taktiksel ve real-time savaş alanları var. Taktik harita üzerinde çeşitli araştırma, bina inşası gibi olayları gerçekleştirmek için ordumuzu bölgeler üzerinde dolaştırabileceğiz ve bu bölgeleri ele geçirerek sınırlarımızı genişleteceğiz. Bu yapı genel olarak Total War’dakine benziyor ama Warhammer: Mark of Chaos sadece işin savaş kısmıyla ilgili; bu da demek oluyor ki ırklar arasında politik anlaşmalar falan yapmayacağız. Savaş alanlarında ise Total War’dakine kıyasla çok daha etkileşimli bir oyun dünyası söz konusu. Köprüleri ve binaları yakma, defansif birtakım binalar yapma gibi imkanlarımız burada mümkün olacak. Skaven ordusu ise kendilerine özgü bambaşka bir özellikle diğerlerinden sıyrılıyor. Oyunda sadece onlar için oluşturulmuş bir yeraltı dünyası var ve bu sayede fark edilmeden tüm Warhammer evreninde cirit atabiliyorlar; yalnız bu konuda yapımcılar çok fazla bilgi vermiş değiller.

Warhammer: Mark of Chaos, son zamanlardaki Warhammer 40k’nın aksine işin fantazi kısmıyla ilgilenerek bizi Elf’lerin ve Ork’ların çağına götürüyor. Çeşitli farklı multiplayer imkânları ve uzun olduğu söylenen single-player moduyla beraber bu yılın sonlarına doğru piyasalarda olması öngörülüyor. Diğer Warhammer oyunlarının aksine Mark of Chaos’da çok geniş alanlarda ÇOK sayıda birimi kontrol edebileceğiz ve klasik RTS’nin aksine kaynak toplama gibi bir derdimiz olmayacak, oyun ise genel mantıkla Total War’a benzeyecek. Armies of Exigo’nun grafiklerini çoğumuz beğenmiştik; ama oyun genel kontrolleri açısından pek bir şeye benzemiyordu. Yapımcı Black Hole Games, Armies of Exigo’daki grafiksel çalışmasının aynısını Mark of Chaos’da da göstermişe benziyor. Umarım ve umarız ki tek güzel yanı grafikleri olmaz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 287
favori
like
share