Size yardım edebildiğim kadar çevirmenlik yapabilirim özel mesajlarınızla çevirilecek yazıyı gönderebilirsiniz...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4343
favori
like
share
BERDEVAM Tarih: 01.04.2010 17:47
gerçi burada kelimelerimiz baya yoğun bize ufak ebatta resimleride lazım toparladığım kadar yapmaya çalışıyorum paylaşımınıza teşekkürler
.-kral-. Tarih: 01.04.2010 16:34
Ney hakkında bir konu açtın. Ona göre yrd edelim.
BERDEVAM Tarih: 01.04.2010 00:16
gerçi bu bölüme konu açtım yardımlarınızı esirgemezseniz memnun oluruz emeğinize sağlık paylaşımlarınız için teşekkürler
.-kral-. Tarih: 31.03.2010 14:40
[COLOR="darkorange"]Peri baclarının ın ingilizce karşılığını tanıtım.Bana söyleyin ben size ingilizcesini yazar gönderirim.WORDS MEANINGS
• abbreviation: kısaltma
• ability: beceri
• able: becerikli
• about: hakkında
• above: üstünde, -den yukarı
• abroad: yurtdışına
• absence: yokluk
• absent: dalgın
• accept: kabul etmek
• acceptable: kabul edilebilir
• accident: kaza
• accidental: kaza ile olan
• according: e göre
• account: hesap
• achive: başarmak
• achivement: başarı
• acid: asit
• across. karşıda
• act: davranmak
• action: olay
• active: aktif
• activity: aktivite
• actor,actress: aktör, aktris
• actual: gerçek
• actually: aslında, gerçekten
• add: eklemek
• addition: eklenti
• additional: ilave
• address: adres
• adjective: sıfat
• admiration: taktir hayranlık
• admire: hayran olmak
• admit: içeri almak,kabul etmek
• adult: yetişkin
• advanced: gelişmiş, ileri
• advantage: avantaj
• adventure: macera
• adverb: zarf
• advertise: ilan vermek
• advertisement: reklam ilanı
• advice: tavsiye
• advise: danışman
• affair: mesele
• affect: etkilemek
• afford: gücü yetmek
• afraid: korkmak
• after: sonra
• afternoon: öğleden sonra
• afterwards: daha sonra, sonradan
• again: tekrar
• against: karşıda
• age: yaş
• ago: önce
• agree: razı olmak, anlaşmak
• agreement: anlaşma
• ahead: ileride, öne doğru
• aim: amaç, hedef
• air: hava
• aircraft: uçak
• airport: hava limanı
• alcohol: alkol
• alive: yaşayan
• all: hepsi
• allow: izin vermek
• almost: hemen hemen
• alone: yalnız
• along: boyunca
• alphabet: alfabe
• already: zaten
• also: ayrıca
• although: e rağmen
• always: her zaman
• among: arasına
• amount: tutar
• amuse: eğlendirmek
• amusement: eğlence
• amusing: eğlenceli
• an: bir
• ancient: antik, eski
• and: ve
• anger: sinir
• angle: melek
• angry: sinirli
• animal: hayvan
• announce: ilan etmek
• annoy: rahatsız etmek
• annoying: rahatsız edici
• another: diğer
• answer: cevap
• anxiety: tasa, kaygı
• anxious: endişeli, kaygılı
• any: hiç
• anyone: herhangi biri
• anything: herhangi bir şey
• anywhere: herhangi biyer
• apart: ayrı
• apartment: apartman
• appaer: gözükmek
• appaerance:
• apple: elma
• aproval:
• approve: onaylamak
• area: meydan
• argue: tartışmak
• arguement: münakaşa
• arm: kol
• army: ordu
• around: etraf
• arrange: planlamak
• arrangement: düzenleme
• arrival: geliş, varış
• arrive: varmak, ulaşmak
• art: sanat
• article: makale
• artificial: yapay
• as: gibi
• as opposed to: tersi anlamı
• ashamed: utanmış
• ask: sormak
• asleep: uykuda
• association: kurum, ilişki, çağrışım
• at: de da
• atom: atom
• attack: saldırı
• attempt: girişim
• attend: uğraşmak
• attention: dikkat
• attitude: davranış
• attract: cezbetmek
• attractive: çekici
• authority: uzman kimse
• autumn: sonbahar
• available: hazır, meşkul değil
• average: avaraj
• avoid: kaçınmak, sakınmak
• awake: uyanık
• away: uzağa
• awkward: uygunsuz, zor
• baby: bebek
• back: geri
• background: geri taraf
• backward: geri kalmış
• bad: kötü
• bag: yatak
• bake: fırında pişirmek
• balance: ayar
• ball: top
• band: bando
• bank: banka
• bar: bar
• base: üs,taban,kurmak,dayanmak
• basic: kolay
• basket: çöp kutusu
• bath: banyo
• battle: savaş
• be: olmak
• beach: sahil, pilaj
• beak: gaga
• beam: yaymak, gülümsemek,ışın
• bean: fasulye
• bear: ayı
• beat: vurmak,karıştırmak,tempo
• beautiful: güzel
• beauty: güzellik
• because: çünkü
• become: dönüşmek
• bed: yatak
• beer: bira
• before: önca
• begin: başalamak
• begining: başlangıç
• behave: davranmak
• behaviour: davranış
• behind: arkasında, gerisinde
• belief: inanç
• believe: inanmak
• bell: zil
• belong: ait olmak
• below: aşağıda, altında
• belt: kemer
• bend: eğmek, bükmek
• beneath: altında
• beside: yanına
• best: en iyisi
• better: daha iyi
• between: arasında
• beyond: ötede, ileride, - den sonra
• bicycle: bisiklet
• big: büyük
• bill: hesap, kanun tasarısı
• bird: kuş
• birth: doğmak
• bit: biraz, bir parça
• bite: ısırmak
• bitter: acı, üzücü
• black: siyah
• blade: bıçak
• blame: sorumluluk, suçlu tutmak
• blind: kör
• block: blok
• blood: kan
• blow: üflemek
• blue: mavi
• board: tahta
• boat: bot, sal
• body: vücut
• boil: yağ
• bomb: bomba, patlamak
• bone: kemik
• book: kitap
• boot: bot, tekmelemek
• border: sınır
• bored: sıkılmış
• boring: sıkıcı
• born: doğmuş
• borrow: ödünç almak
• both: ikiside
• bottle: şişe
• bottom: kıç
• bowl: kase, tas
• box: kutu
• boy: erkek çocuk
• brain: beyin
• branch: şube, dal
• brave: cesur
• bread: ekmek
• break: ara, mola, tenefüs
• breakfast: kahvaltı
• breast: meme
• breath: nefes
• breathe: nefes almak
• breed: üretmek, beslemek
• brick: tuğla
• bridge: köprü
• bright: parlak
• bring: getirmek
• broad: geniş
• broadcast: radyo yayını
• brother: erkek kardeş
• brown: kahverengi
• brush: fırçalamak
• build: inşa etmek
• building: bina
• bullet: mermi
• burn: yanmak
• brust: vahşi
• bury: gömmek
• bus: otobüs
• bush: çalı
• business: mühendis
• busy: meşgul
• but: ama
• butter: tereyağı
• button: buton, düğme
• buy: satın almak
• by: ile,-e kadar yakınında
• cake: kek
• calculate: heaplamak
• call: çağırmak, seslenmek
• calm: sakin olmak
• camera: fotğraf makinası
• camp: kamp kurmak
• can: e bilmek
• cap: kep
• capital: başkent
• car: araba
• card: kart
• care: bakım, umursamak
• careful: dikkatli
• careless: dikkatsiz
• carrige: havuç
• carry: taşımak
• case: kutu,durum
• castle: kale
• cat: kedi
• catch: yakalamak
• catlle: sığır
• cause: neden olmak
• ceiling: tavan
• celebrate: bayram
• cell: satmak
• central: merkezi
• centre: merkez
• century: yüzyıl
• ceremony: tören
• certain: kesin
• chain: zincir
• chair: sandalye
• chance: şans, fırsat
• change: değiştirmek
• character: karakter
• charge: şarj etmek
• chase: kovalamak
• cheap: ucuz
• cheat: kopya çekmek,aldatmak
• check: kontrol etmek
• cheek: yanak
• cheerful: neşeli
• cheese: peynir
• chemical: tıbbi
• chemistry: kimya
• cheque: çek
• chest: göğüs
• chicken: tavuk
• chief: şef
• child: çocuk
• children: çocuklar
• chin: çene
• chocolate: çikolata
• choice: seçim
• choose: seçmek
• church: kilise
• cigarette: sigara
• cinema: cinema
• circle: daire
• circular: dairesel
• citizen: vatandaş
• city: şehir
• claim: iddia etmek, talep etmek
• class: sınıf
• clay: kil
• clean: temiz
• clear: temizlemek
• clever: akıllı
• cliff: tepe
• climb: tırmanmak
• clock: saat
• close: kapalı
• cloth: örtü, kılıf
• clothes: elbise
• clothing: giyecek
• cloud: bulut
• clup: klup
• coal: kömür
• coast: sahil, yokuş aşağı kaymak
• coat: kot
• coffee: kahve
• coin: katılmak
• cold: soğuk
• collar: yaka, tasma
• collect: toplamak
• college: kolej
• colour: renk
• comb: tarak
• combination: bileşim
• combine: birleştirmek
.-kral-. Tarih: 31.03.2010 14:39
peri bacaları=chimney rock
Karakocan Tarih: 31.03.2010 13:55
acele olurmu hocam
Karakocan Tarih: 31.03.2010 13:52
hocam acele
Karakocan Tarih: 31.03.2010 13:51
ben k koçandan yazıyom
Karakocan Tarih: 31.03.2010 13:50
krdaş peri bacalarının ingilizce tanıtımını yaparmısınız