Ailelerin beklentileri ile çocuğun gerçekte yapabildikleri arasındaki farkı göstermek çok önemli bir amaçtır. Amaçlarımız kısa sürelidir ve çocuğun yakın zamanda öğrenebileceği davranışlardır. Ne çok basit, ne de çok fazladır. Çocukları acele etmeden, zorlamadan ve sabırla eğitmeliyiz.
Tanıları aynı olsa da her çocuğun kalıtsal ve çevresel şartları farklıdır. Çocuğun çeşitli alanlardaki gelişmesi kendi bünyesi içinde birbirinden ayrı zamanlarda hızlanıp yavaşlayabilir. Hangi yaşta olursa olsun her çocuğun kendine özgü bir büyüme ve gelişme biçimi, gelişme temposu vardır.
Gelişme düzenli bir sıra içinde olmalıdır. Her basamak bir sonrakinin temeli olmalıdır. Çocuğun gelişimi bir çok faktörden etkilendiği için öğrenme süresinde farklılıklar olacaktır. Her çocuğun kendi özel öğrenme seviyesi olduğundan bunların belirlenmesi gerekmektedir.
Anne ve babalar çocuğun bazı riskler içinde bulunmasına göz yummalıdırlar. Çocuğun bir yere tırmanmaya çalışırken düşmesi onun hareketsiz durmasından çok daha iyidir. Yapılması gereken şey çocuğunuzun bir yeteneği kazanmasına yardımcı olmak ve daha sonra bu yeteneği kendisinin kullanmasını sağlamaktır.
Beyinde eğer bir bölüm görev yapamıyorsa, bir diğeri o görevi üstlenebilmektedir. Hatta eğer öğrenme yollarından biri herhangi bir nedenle tıkanmışsa, yan yollar doğal olarak gelişebilmektedir.
Çocuğunuzun gelişmesine yardım etmek için bir araya geldiğiniz her an çocuğunuzla oyun oynayın. Tepki vermiyor gibi görünse de aslında pek çok şey öğreniyordur.

Konuşmak ve dinlemek
Çocuğunuzla oyun oynamak için özel bir fırsat çıkmasını beklemeyin. Her boş dakikadan yararlanın. Neler yaptığınızdan bahsetmekten tutun da ninni söylemeye kadar söylediğiniz her şey, çocuğunuza dünya hakkında bir şeyler öğretir ve zihinsel gelişimini arttırır. Bu tür çalışmaları sürekli yapmak çok önemlidir. Bu yüzden ister bez değiştirirken, ister yemek pişirirken, gördüğünüz insanların, yerlerin ve hayvanların isimlerini sayma ve günlük işlerinizi anlatma alışkanlığını erkenden edinmelisiniz. Resimler ve kitaplar günlük düzeninizin bir parçası haline gelmiş olmalıdır.

Dokunmak ve hissetmek
Öğrenmenin kalıcı olması için önemlidir. Nesneleri ağzına sokması çocuğun ilk dokunma yoludur. Ona farklı dokulara sahip ve farklı kumaşlardan yapılmış oyuncaklar verin.
Çocuğunuzun ağzıyla keşfetmesi için ilginç yüzeylere sahip, emniyetle ağzına sokabileceği oyuncaklar sağlanır. Banyo yapmak bile nesnenin görüntüsüyle dokunmak hissetmek arasında bir bağlantı kurmayı öğretir. Daha sonraları pürüzsüz veya pürüzlü, serin veya ılık olduklarını nesnelere sadece bakarak anlamaya başlayacaktır.
Görme duyusunu yeni şeylerle hayal gücünü harekete geçirmek için hem açık hem de koyu renkler ve çeşitli parlak desenler bulun. Yattığında etrafına dönebilen çeşitli oyuncaklar asın. Emniyetli aynalar bulundurun. Yürüyüşlerde, hareket eden nesneler tanıtın: akan bir çeşme, ağaçların sallanan dalları, yürüyüp giden insanlar ve hayvanlar, vb. Unutmayalım ki hiç bir şey sizin yüzünüzün ve ona verdiğiniz sevinçli yanıtların yerini alamaz. Bu yüzden onu sık sık kucağınıza alın ve onunla konuşun.

Oyuncaklara bazı örnekler:
Bakacakları ve seslerini dinleyecekleri ilgilerini çekecek oyuncaklar:
Hareketli ışıkları olan, beşikler için müzik kutuları
Kontrastı fazla, geometrik şekillerde oyuncaklar
Çeşitli parlak renkleri ve/veya ışıkları olan oyuncaklar
Sevimli yüzleri olan oyuncaklar
Banda kaydedilmiş şarkılar ve müzik
Nesnelere uzanmayı ve yakalamayı sağlamak için:
Bebeğin uzanmasını, yakalamasını, vurmasını özendiren, üstünde çeşitli şeyler asılı olan, bebeğin başının üzerine gelecek şekilde yatağına konan oyuncaklar.
Üzerine çeşitli ilgi çekici şeylerin dikilmiş, bağlanmış olduğu örtüler.
Nesneleri yakalayıp tutabilmeleri için:
Öten veya çınlayan veya tıkırdayan oyuncaklar
Çocuklar için güvenli aynalar
Ağzına sokabileceği oyuncaklar
Daha fazla hareket eden çocuklar için:
Çeşitli dokularda yumuşak hayvanlar veya toplar
Çocuğun işaret edebileceği, üzerine vurabileceği ve konuşmasını teşvik edecek kartondan veya bezden kitaplar Bir ailede gün boyunca farkına varılmayan ve takdir edilmeyen bir çok olay gerçekleştirilir. Hep birlikte oturun ve her seferinde bir aile ferdine odaklanarak herkes o kişiyi niçin takdir ettiğini anlatsın. Örneğin; 'Ayşe seni takdir ediyorum, çünkü bugün fizik tedavi hareketlerini ve eğitim ödevlerini çok güzel çalıştın. Teşekkür ederim.' Bir başka günde spastik çocuğun ablası veya kardeşini takdir edip, teşekkür edin. Lütfen teşekkürlerinizi alalacele ard arda dizmeyiniz. Böylece herkes yaptıklarından dolayı kendini iyi hisseder.
Tabiat güzelliklerine bakıp ilgi göstermezsek onun değerini bilemeyiz. Birlikte bakarak çocuklara tabiata ilgi göstermeyi öğretin. Örneğin; akşamları çocuğunuzu alıp, pencereden veya balkondan gökteki aya bakın. Her gece büyümesini veya küçülmesini, gökyüzündeki yerinin değişmesini izleyin. Gecenin sessizliğini dinleyin ve gökyüzündeki yıldız kümelerini tespit etmeye çalışın.
Çocuklar birbirlerine benzemediğinden standart bir öğrenme modeli oluşturmak zordur. Her insanın öğrenme şekli farklıdır. Öğrenme yerleri, araçları, faaliyetleri de farklıdır. Çocuklar yerde, yatakta, masada, bahçede, ayakta, uzanarak, okuyarak, dinleyerek not çıkararak, müzik dinleyerek çalışırlar. Kendi çocuklarınızın öğrenme tarzlarını öğrenmeye çalışın.
Spastik çocuklarda hareket ve denge zorluğu veya yetersizliği, el - göz uyumlu kullanımında zorluk ya da yetersizlik söz konusudur. Bunların yanı sıra bazılarında görme, işitme zorlukları da olabilir. Dolayısıyla çocuğun beş duyusuyla algılaması ve edindiği deneyimler yetersiz kalacaktır. Algılar arası ilişki kurmaya olanak sağlayacak uyum gücü zayıftır. Kendi bedeni ve çevre arasında ilişki kurmasını sağlayacak hareket etkinliğinden yoksundur ya da bu etkinlik yetersizdir. Normal zekalı spastik bir çocuk duyu, koordinasyon ve hareket yetersizliklerinin miktarı ölçüsünde, zekasının normal gelişimini sağlayacak olanaklardan yoksun kalmış olacaktır. Bunu biraz açarak izah edecek olursak şunları söyleyebiliriz:
Normal bir çocuk 2-3 aylıkken başını tutmaya, 6-7 aylıkken de oturmaya başlar, 8 aylıktan itibaren emeklemeye ve buna bağlı olarak erişebildiği her şeyi eline almaya, ortalığı dağıtmaya başlar. Çocuk bütün bunları niçin yapar? Tabii ki çevresini tanımak, onun hakkında fikir sahibi olabilmek için yapar. Dokunarak nesnenin sertliği, yumuşaklığı hakkında bilgi edinir. Ağzına aldığı objenin tatlı mı, ekşi mi olduğunu anlamaya çalışır. Değişik renkleri, şekilleri boyutları görür. Aralarındaki farkı hisseder, farklı sesleri dinler. Spastik çocukta ise durum çok farklıdır. Hareket yetersizliği nedeniyle çocuk çevresine ulaşamaz. Buna ilave olarak görme ve işitme kaybı da var ise değişik renk, şekil ve boyutları görme, sesleri duyma imkanı da olmayacaktır. Dolayısıyla da kendisini hiçbir şekilde ifade edemeyen bu çocuk karşıdan sanki zihinsel engelli imiş gibi bir tablo yaratacaktır. İşte burada biz eğitimcilere ve aileye çok büyük görev düşmektedir.
Spastik çocukların eğitiminde önemli olan çocuğun yetersizliği nedeniyle ulaşamadığı uyarıcı ve eğitsel çevreyi ayağına götürmektir. Bu çerçevede yetersiz olan duyularını mümkün olduğunca uyararak duyusal gelişimini hızlandırıcı etkinlik ve düzenlemeler ile ellerini, bedenini kullanabilmesi için gerekli hareketler adım adım sağlanmalıdır. Daha sonra çocuğa kavramların öğretilmesini, vücudun daha etkili ve becerikli olarak kullanılmasını içeren etkinlikler sunulmalıdır. Sosyal ve yaratıcı etkinlikler de eğitim programında mutlaka yer almalıdır.
Çocuklarınızla olan bitenler üzerine konuşun. Dil, beynin düşünme, öğrenme ve planlamaya ilişkin bir kontrol merkezi olarak gelişebilmesinin aracıdır.
Çocuğunuza onu saran dünyayı ve çevresindeki eşyaları öğretirken onları gösterin, dokunun, adlarını söyleyin.
Aynı metodu kullanarak değişik insanları, hayvanları, kuşları, ağaçları ve diğerlerini öğretin.
Aynı şekilde çocuğa kendi vücudunu da öğretebilirsiniz. Vücudun değişik parçalarını işaret ederek gösterin, dokunun, o parçanın ne olduğunu söyleyin.
İstediği şey hakkında konuşması ve o şeyin adını söylemesi için cesaretlendirin, teşvik edin. Söylediğini tekrar ettirerek yeni cümle kurmasını öğretin.
Çocuğunuz döke saça da olsa yemek yiyebilmeli, soyunup giyinebilmeli, oyuncaklarla kendi başına ilgilenip, en basitinden de olsa bir oyun kurabilmeli, evde bazı işler yapabilmelidir. Bütün bunlar zihinsel veya fiziksel engelin derecesine göre çok zor ve uzun sürede kazanılabilir, ama en ağır çocukların bile belli düzeylerde bir çok şeyi becerebildiklerini biliyoruz.
Her düzeydeki çocuk için evde yapmaya heves duyacağı bir takım işler vardır (peçete katlamak, çamaşır sermek, kaşık çekmecesini yerleştirmek gibi). Çocuğa evde en basitinden de olsa mutlaka bazı sorumluluklar ve işler vermeli ve başarabildiğinde ödüllendirmeliyiz. Her çocuk öğrenir ve büyür. Sizin çocuğunuz da büyüyecek ve öğrenecektir. Fakat bu süreçte onun size çok büyük ihtiyacı olacak. Diğer çocuklardan daha yavaş öğrenecektir. Burada anne ve babalara düşen görev çocuğun gelişmesi için kendi rollerini çok iyi öğrenmeleri ve uygulamalarıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 371
favori
like
share