1- Genel anlamda sinir sistemi ve omurilik nedir? Vücutta nasıl çalışır ve ne işe yararlar?

Cevap: Sinir sistemi ;bir komuta merkezi (beyin) ve komut aktarıcılardan (omurilik ve sinir kökleri)oluşan karmaşık bir yapıdır.Beyinde tasarlanan veya otomatik olarak iletilmesi planlanan komutlar omurilik ve sinir kökleri vasıtasıyla ‘uç organ’lara (kaslar,diafram,salgı bezleri..)iletilir.

2- Omurilik yaralanması nedir? Nasıl oluşur? “Bası” ve “kesi” kavramları nedir? Aralarındaki farklar nelerdir?

Cevap:Omurilik yaralanması omurga kemikleri tarafından korunan omuriliğin kazalar neticesinde zarar görmesidir.Bası,genellikle tam olmayan yaralanmalar için kullanılır.Kesi ise tam yaralanmayı ifade eder.

3- Omurilik yaralanmalarında bahsi geçen “S1...., T1...., L1.....” gibi seviye kavramları ne demektir? Sırası ve genel anlamda his ve hareket mekanizmasındaki yerlerinden bahseder misiniz? Yani hangi seviyedeki yaralanma ne tür his ve hareket kaybına neden olur?

Cevap:Omurilik yaralanmalarında kullanılan kısaltmalar omurganın anatomik bölümlerinin latince isimlerinin baş harfleridir.Harflerin yanındaki rakamlar ise omurun sırasını belirtir.C;harfi boyun omuru anlamına gelen ‘Cervical’den,T harfi sırt omuru anlamına gelen ‘Torakal’den ve L harfi bel omuru anlamına gelen’Lomber’den kısaltılmıştır.Örneğin L3 demekle üçüncü bel omuru işaretlenmektedir.

4- Hareket ve/veya şuur kaybı olan bir kazazedeyle karşılaşan kişilerin (hatalı ilk yardım ve taşınmanın önlenmesi adına) yapması ve yapmaması gerekenler nelerdir?

Cevap:Öncelikli yaklaşım sağlık ekibinin gelmesini beklemektir.Şayet kişinin mutlaka kaza mahallinden uzaklaştırılması gerekiyorsa (yangın..);hastanın başucuna geçilip eller avuç içleri yukarı bakacak şekilde boynun yanlarından sırta doğru ilerletilir.Kol ve pazularla boynun sağa sola ve öne-arkaya hareketi engellenerek taşınır.

5- Yaşanan omurilik yaralanmasında yapılan ilk müdahale nedir? Yani omurilik yaralanması sonucu hastaneye kaldırılan bir hastaya yapılan ilk müdahale ve tedavi nasıl olmaktadır? Bu konuda kısaca bilgi verir misiniz?

Cevap: Omurilik yaralanması olan kişi hastaneye ulaştırılınca ilk yapılan solunum ve dolaşımın desteklenmesidir.Omurilik yaralanması için ise yüksek doz ‘kortizon’ yapılır.Kortizon yaralanan omurilikte oluşabilecek olan ve tablonun kötüleşmesine neden olacak olan ödemin engellenmesi içindir.Sonrasında ise gerekiyorsa acil cerrahi girişim yapılır.

6- Yapılan bu ilk müdahalenin hastanın geleceğinde nasıl bir etkisi vardır? Yani yapılan müdahaledeki başarı oranı omurilik yaralanmasının etkilerini ne kadar azaltabilir ya da arttırabilir?

Cevap: Buradaki ana belirleyiciler oluşan yaralanmanın ’tam’ yada ’kısmı’ olmasıdır.Yani ilk muayenesinde tam felci olan hastanın kortizon yada cerrahi tedaviden fayda görme olasılığı kısmı felci olan hastaya göre daha çok daha azdır .

7- İlk müdahalenin ardından felçli hastada var olan his ve hareket seviyesi kaybı zamanla değişebilir mi? Örneğin ilk anda meme seviyesinde his olan ve el parmaklarını hareket ettiremeyen bir hastada zamanla(1-2 sene) bu his ve harekette bir iyiye gidiş olabilir mi? Olabilir ise bu beklenti süresi ne kadar olmalıdır?

Cevap: Pratik olarak böyle bir gelişme beklenmemelidir

8- İlk müdahalenin ardından hasta ne kadar zaman sonra “ev hayatına” geri dönebilir?

Cevap:Hastanın hastaneden çıkartılması için gereken süre her hasta ve her seviye için çok farklıdır.En iyi durumda yani; en az omurilik hasarı gören hastada bu süre 3 hafta kadardır.

9- Omurilik yaralanmasının tedavisi mümkün müdür? Bu tedavide “bası ve kesi” kavramlarının öneminden bahseder misiniz? Uygulanan tedavi sonucu elde edilen başarı oranı nedir?

Cevap: Yukarıda da bahsettiğimiz gibi ‘bası’ tam olmayan yaralanmalar için kullanılır ve bu hastalar cerrahi ve fizik tedaviden fayda görürler.’Kesi’ tam yaralanma anlamınadır ,cerrahi tedavide başarı şansı yoktur ancak fizik tedavi ile belli seviyelere gelebilirler.

10- Ülkemizde omurilik tedavisinde uygulanan yöntemleri dünya normlarıyla kıyaslayabilir misiniz? Bu bağlamda yurt dışı tedavi düşünülebilir mi?

Cevap: Ülkemizde dünya standartlarında cerrahlarımız,hastanelerimiz ve fizik tedavi ünitelerimiz mevcuttur, ne yazık ki toplumun her kesiminin yararlanacağı yaygınlık ve ulaşılabilirlikte sorun mevcuttur.Yani; yurt dışına gidebilecek maddi yada sosyal gücü olanların ulaşabileceği dünya standartlarında merkezlerimiz vardır..

11- Omurilik yaralanması sonucu meydana gelen felcin tedavisi konusunda dünyada yapılan çalışmalar ve araştırmalar hangi aşamadadır? Bu bağlamda öne çıkan yöntemler var mıdır? Özellikle gazetelerde çıkan “Felçlilere müjde..........” başlıklı –ki aslı araştırılınca “yalan olduğu” ortaya çıkan- haberlerin ciddiye alınmaması ve işin doğrusunun buradan öğrenilmesi bağlamında bu araştırmalar konusunda biraz bilgi verir misiniz?

Cevap: Henüz ‘müjde’ sayılabilecek gelişmeler yoktur ama gen mühendisliği ana hücre nakli gibi umut vadeden gelişmeler vardır ve çalışmalarda çok hızla yol alınmaktadır.

12- Bu araştırmaların ne düzeyde olduğunu takip etmek isteyen hastalar ve yakınları için takip edebilecekleri yayın ya da forumlar var mıdır?

Cevap: Yerli bilimsel kaynaklar vardır ,yalnız hastalar için zor anlaşılabilen akademik bilgilerle doludur .Daha uygun olanı ingilizce bilenler için internette Amerika’daki omurilik felçlileri derneklerinin sitelerine girmektir.

13- Omurilik yaralanması sonucu felç olan hastaların “nörolojik” açıdan ne tür kontrollerden hangi periyotlarda geçmesi gerekir? Bu kontrollerin öneminden ve aksatılması halinde meydana gelebilecek sorunlardan bahseder misiniz?

Cevap: Omurilik yaralanması olan hastada muntazam kontroller idrar ve gaita kontrolü için yapılan incelemelerdir.Nörolojık durum 6-8 aydan sonra değişmeyeceği için periodik norolojık kontrol çok önemli değildir.Daha önemli olan fizik tedavi kontrolleridir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4219
favori
like
share