Anlamayacaktı biliyorum.O yüzden ``Neyse boşver``lerle kısırlaştırmıştım cümlelerimi.Bambaşka hayatların teğet geçen aşkları kafilesine katılmıştı sevdamız.Yokolmak da bulmuştu varolmanın yolunu.Kıs kıs sırıtıyordu uzaktan.Galibiyetini kutlayacaktı biraz sonra.Bense varlığımı hiçe sayan yanımdaki adamın soğuk ateşinde ısınmayı arzuluyordum.Usulca ona sığınıp, kollarıyla beni sarıp sarmalasın, saklasın istiyordum.Nafile...O bilmiyor.Bilmeyecek.Ve belki de hiçbir zaman bilmek istemeyecekti.Hayat anlamsız bilmecelerini gereğinden fazla yüklemişti beynine zaten.Kendi cevapsız sorularıyla boğuşurken; başkalarının sorularını duymak istemeyecek kadar bıkkındı.Sorularına cevap olmayacak bir cümleyi duymaya bile tahammülü yoktu.Oysa hayat en az ona davrandığı kadar bana da acımasız davranmıştı.
Önce bizi buluşturup birbirimizden güç almamızı sağlamıştı.Sonra aniden karanlık kuyularda kaybetmişti bizi.Ve bir gece; kaybolan, yıpranmış, sığınacak bir liman arayan avare ruhlarımızı yine karşı karşıya getirmişti.Aynı umutla kucak açmıştık birbirimize.Artık sığınacak güvenli bir liman bulmuş olmanın sevinciyle..Yine güç alacaktık birbirimizden.YANILDIK.İkimizde yorgunduk artık.Ne o gösterişli limanlarımız kalmıştı ne de güvenli sularımız.Ve birbirimize sarılamayacak kadar çok yaramız vardı.Her dokunuş yakıyordu canımızı.Eskisi kadar masum değildik artık.Hep yanlış güneşlerde ısınmaya çalışmaktan buz kesmiştik.Aldatılmış ve aldatmayı öğrenmiştik.Hayatımıza girip bir parçamızı yağmalayıp götüren her insan güvensizliği işlemişti içimize.Sevmenin sadece sevişmek olduğu yalanına inandırmışlardı bizi de.Paranın, dünyadaki geçerli tek değer olduğu gerçeğini kafamıza vura vura öğretmişlerdi.Bir simiti bölüşüp yemenin yüreğini sıcacık yaptığı unutulmuştu.Ara sokaklarda kahkahalar atarak dolaşmalar yoktu artık.Bir bankta oturup saati unutmak yoktu.Hayata inat yaşamak yoktu.Yani eski biz yoktuk artık.Kıyafetlerimizin markası vardı.Cüzdanımızın şişkin olması...Lüks restorantlarda makyajımız bozulmadan çatallarla yemek yemek vardı.Kalabalık caddelerde robot gibi yürümek vardı.Yüksek sesle konuşup gülmek ayıp sayılacak kadar kötüydü.Hayal kurmak hele onları gerçekleştirmeye çalışmak aptalcaydı.Güçlü görünüp yalnız ölmek vardı.
YANİ ESKİ BİZ YOKTUK ARTIK..
Yeni bedenlerimiz eski ruhlarımıza ayak uyduramıyordu.O günden bu güne aynı kalan sadece isimlerimizdi.Oysa ben, kendimi bir odada saklı bırakmıştım.Seni bulduğumda bana yabancı kalma diye, kilidi açıp sana sunacaktım saklı beni.Fakat bende sana yetecek kadar ben yokmuş meğer..
ONUN HAYATINDA ESKİ BİR TANIDIK;
YENİ BİR YABANCIYIM ARTIK!..


Canan Dilek Dinçer

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 293
favori
like
share