Kriz döneminin zorlu şartlarından çocuklar da en az büyükler kadar etkilenir. Çocuklar, ailelerinin yaşadığı stresi hisseder ve kendilerini de bu durumdan sorumlu tutar. Bu nedenle, çocuklarınızı sık sık yüreklendirmeyi ihmal etmemelisiniz..

Memorial Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Leyla Aklaş, ekonomik krizin çocukların ruh ve beden sağlığı üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi.

* Annemi-babamı üzersem babam işten atılır mı?
Ekonomik kriz çocuğa kendini suçlu hissettirebilir. Çocuklar; kendi yaşam deneyimleri, soyut düşünme becerileri ve yaşlarına bağlı olarak düşünmeye başlarlar. Çocuklar; 'Dedem kalp krizi geçirip ölmüştü, şimdi hepimiz mi hastalanacağız', 'Babamı da işten atarlarsa kötü şeyler olabilir, eğer ben yeterince uslu olursam babamı bugün işten atmazlar...' gibi yersiz korku ve takıntılı davranışlar gösterebilir. Ya da kızgınlık anında annesinin; 'Biz bu krizde sana ne imkanlar sunuyoruz, oysa senin umurunda değil, iyice fakirleşelim, bak o zaman ne oluyor...' gibi sözlerini, bir tehdit olarak algılamasına veya kendini suçlu hissetmesine neden olur.

ÇOCUKLARA DA YANSIR
* Babam işsiz kalırsa kurs paramı nasıl öderiz?
Çocuğu öncelikle ailesinin tutumu etkiliyor. Çünkü ailenin; çocuğu, ekonomik kriz nedeniyle yaşanan süreçten uzak tutması mümkün değil. Ailenin, ekonomik sıkıntılar nedeniyle gelecek hakkındaki korkuları, süreci tahammül edilmez bir hale getiriyor. Bu da çocuklara yansıyor. Çocuklar, aile içinde yapılan tasarruflardan kendine de pay çıkarmaya başlıyor. Okul, dershane, kurs parası, doğalgaz faturası, kredi ödemeleri, çeşitli harcamalar için en uygun yerlerin bulunması, işten çıkarılınca yapılacakların konuşulması gibi ayrıntılar; çocuğun da sorunun farkına varmasına neden oluyor. Olayları çocuğa yansıtmamaya çalışmak, bu noktada yanlış bir tutum. Ailenin bu sürece, mutlaka çocuklarını da dahil etmesi gerekiyor.

* Aileler, bugüne kadar hiç 'Hayır' demedikleri çocuklarına tasarrufu nasıl öğretebilir?
Çocuklar savaşlara, doğal afetlere ve her türlü olumsuzluğa, büyüklere göre daha hızlı uyum sağlarlar. Burada önemli olan çocuklara bakan ailelerinin tutarlı hareket etmeleridir. Eğer bunu yaparken suçluluk hissetmez ve yaptıklarının doğru olduğuna inanırlarsa, çocuklarının bu süreci kabul etmesi daha doğal ve hızlı olur. Başta 'Hayır' demelerine rağmen sonra isteklerini yerine getirmeleri, çocuklarda kafa karışıklığına neden olacağı için, istikrarlı davranmaları çok önemlidir. Çocuklar bu tür istikrarsız davranışlar ile karşılaşırlarsa, sürece uyum sağlamaları zorlaşır.

ONA ANLATIN
* Bu süreçte çocuğa nasıl yaklaşılmalı?
Ebeveynlerin, özellikle de babanın iş garantisinin olmaması ailenin dengesini de bozar. Babaların kendini yetersiz ve güçsüz hissetmesi, hep evde oturması aile bireylerini, özellikle de çocukları rahatsız eder. Gamlı yüz ifadesi, umutsuzluk, ailede herkesin ağzının tadını kaçırır. Çocuklara yansıtmamayayım diye yemeyip yedirmek, giymeyip giydirmek, bazen ebeveynlerin çocuklarına çok fazla sinirlenmesine ve öfke patlamalarına neden olur. Bu nedenle, çocuğun gelişmeler hakkında yaşına uygun olarak bilgilenmesi, olaylara katılımı sağlanmalıdır. Aileler, tasarruf sürecinde kendilerine destek olan çocuklarına minnettarlıklarını göstermeli, örneğin lambaları söndürdüğü, az malzeme kullandığı için kendisine teşekkür etmelidir.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 369
favori
like
share