Bu iki kavram da çeşitli açılardan çeşitli anlamlar ifade ediyor olmakla beraber, burada kastedilen, insan toplumunun gelişmesindeki basamaklar olarak bunların ne anlama geldiği ve bu açıdan aralarındaki farkın ne olduğudur. Marksizme göre kapitalizmin yıkılmasıyla birlikte bir geçiş dönemi başlar ve bu dönemin bitimiyle komünist topluma ulaşılır ki, bu toplum da kendi gelişimi bakımından iki temel evreye ayrılır. Marx bu evreleri komünizmin alt ve üst evreleri olarak adlandırır. İşte komünizmin alt evresine aynı zamanda sosyalizm denir. Bu alt evreye sosyalizm denmesi dolayısıyla, üst evreyi anlatmak için de yine komünizm kavramı kullanılmıştır. Böylece komünizm kavramı hem komünist toplumun alt ve üst evresiyle birlikte tamamını anlatmak için, hem de bu toplumun yalnızca üst evresini anlatmak üzere iki ayrı kapsamda kullanılagelmiştir.

Sınıfsız toplumun bu iki aşaması arasındaki farkı şöyle açıklayabiliriz. Sınıfsız toplumun ilk evresine, sosyalizme varıldığında insanoğlunun binlerce yıllık sınıflı toplum döneminin miras bırakmış olduğu tüm sorunlar henüz tamamen çözülmüş durumda olamaz. Bunlar arasında yalnızca en temel nitelikte olanları, yani sınıflar ve devlet ortadan kaldırılmış durumdadır. İnsanoğlunun genel gelişimi sınıfsız topluma varıldığında da devam edecektir. Temelde üretici güçlerin daha yüksek bir atılımı ve buna eşlik eden bir kültürel dönüşüm sayesinde sınıfsız toplumun daha yüksek aşaması olan komünizme ilerlenecektir. Bu aşamada üretici güçler o denli gelişmiş olacaktır ki, bunun doğuracağı muazzam bolluk sayesinde çalışma bir zorunluluk olmaktan çıkarak artık sadece bir zevk halini alacaktır. İnsanlar büyük oranda zamanlarını ve enerjilerini, kendilerini ve nesillerini özgürce geliştirmeye ve daha yüksek arayışlara adayacaklardır. İşte ancak bu aşamada, insanların toplumdan aldığının ona verdiğiyle orantılı olması ilkesi son bulacak, insanlar topluma verdiği emekten bağımsız olarak tüm ihtiyaçlarını ondan alabilecektir. Böylece, herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre hedefi yaşama geçirilmiş olacaktır. Komünist toplumun ilk aşaması sosyalizmde ise üretici güçlerin bolluk düzeyi henüz bunu mümkün kılamadığı için bölüşüm ancak herkese çalışmasına göre ilkesi temelinde yapılabilir. Bir başka deyişle sosyalizmde orantılılık ilkesi henüz hüküm sürer. Sosyalizmde, çalışabilir durumdaki herkes çalışmak zorunda olacak ve herkes toplumdan çalışmasıyla orantılı olarak alacaktır. Şüphesiz buradaki çalışma, kapitalizmdekinden sonsuz ölçüde farklı bir nitelik taşır. Hem sömürücüler ve hem de onlarla birlikte onların pahalı devleti, bürokrasisi, kapitalizmdeki muazzam israf artık olmadığı için, üretim planlı ve tamamen insanların gerçek ihtiyaçlarına dönük olarak yapıldığı için, sosyalizm üretici güçleri çok daha yüksek düzeyde geliştirir. Böylece sosyalizmde hem ortalama zorunlu çalışma süresi muazzam ölçüde azalır hem de çalışanlara düşen ortalama refah muazzam ölçüde artar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 7477
favori
like
share
sin28 Tarih: 20.04.2009 08:58
eyw. kardeşim ama bunun da konuyla bi bağlantısı yok gibi Atam bunu söylemiş ama bütün kanun ve yasalar Fransa italya isviçre gibi devletlerden alınmıştır..Madem kanımız bu kadar asildi de başka yasalardan yararlandı diye sorabilirler değilmi??..Atatürkün orda söylemek istediği senin yorumlamış olduğun gibi değildir...
shekspear61 Tarih: 20.04.2009 02:40
Komunizm ve sosyalizm denilen bu iki şeyin bizim için birbirinden hiçbir farkı yoktur.İkiside dış kaynaklı ve bize hiçde uygun olmayan düşünce akımlarıdır.Nitekim bu düşünceyi kullanan ülkelerde bunlardan bir fayda görmemiştir.Bir düşüünce aranacaksa bunun için dışarıya bakmaya gerek yoktur.Türk milleti gibi köklü bir millet kendi tarihsel gelişimine,geleneklerine ve karakterine uygun düşünceleri kendi içinde oluşturabilecek kapasiteye sahiptir.

Atatürk'ün şu sözü bunu anlatmak için söylenmiştir ve asla unutulmamalıdır.
"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."
Pamuk Efe Tarih: 19.04.2009 17:30
Kominizmle başladı, İslamla devam ediyor... Bakalım konu işkembe çorbası, sarmısaklı sirke ile mi, yoksa limonla mı yenir tartışmasına ne zaman gelecek:20:
3übirarada Tarih: 19.04.2009 01:22
link vermistim ama yasakmıs galiba.orada cok guzel anlatıyodu.o donemde zaten 10 dan fazla kisiyle nikah yapılıyodu.yani allahın ayeti 4 kadınla evlenmeye ruhsat vermiyo bunu en azından 4 e indirilmesi gerektigi icin en guzelinin de tek eslilik oldugunu soyluyo.ayeti okurken o donemde hangi kosullarda hangi soruna cozum bulmak icin indigini ogrenmek lazım...

buarada by ergen bey dunyada var olan bir gorusu turkiyeye getirmek mi buyuk bir iştir.yoksa kızlarını topraga diri diri gomen bir toplumdan,kadınların mal gibi alınıp satıldıgı bir toplumdan,kadının ruhu varmıdır sorusuna cevap arayan unlu dusunurlerin oldugu bir dunyadan,kadınların ilk defa sosyal guvenceye kavusmus,en degerli ve cennetin anahtarı konumuna getirmek mi.bunları kıyaslamıyorum bile.ayrıca herzaman esitlik adalet olmuyo.bunun icin sadece okumak yetmiyo,anlamak gerekiyo.ayet tefsirleri okumak gerekiyo...ornegin erkege tasıttıgın yuku kadına tasıtmak esitliktir ama adalet degildir.
kendi kendine okudugunda zaten kotulemek istedigin seyi kotulersin bu zor bisi diil.ama derinlerine inmek tir asıl okumak.bu yuzden mealle birlikde tefsir okumanıda tavsiye ediyorum...bunu yaptıgın zaman gercekten hala aynı gorusteysen saygı duyarım,sonucda zorla bisi kabul ettirecek degiliz....
sin28 Tarih: 18.04.2009 19:29
ellerine sağlık..
3übirarada Tarih: 15.04.2009 21:45
black1987 din hakkında bisiler soyleyeceksen bunu iyi arastırman gerekir sozlerinden ustun koru ordan burdan bisiler duyup burada yazdıgın anlasılıyor.islamiyet kadına en cok deger veren dusuncedir.avrupada hala kadınların ruhu varmı yok mu tartısılırken islamiyette kadın erkege allahın emanetiydi.allahın emanetine hıyanetlik yapmak en buyuk gunahlar arasında sayılır.gelelim 4 kadın mevzusuna.4 kadınla evlenmek zaten dogru degil.cunku aralarındaki adaleti saglaman gerekiyor.tavsiye edilen zaten tek eslilik.ayrıca recm cezası hangi hallerde uygulanır bunu da soyliyim bas ortusunu cıkarırsa gibi sacma sapan bisi soylemissin.alakası yok kardesimcinsel iliskide bulunmus olan kadın veya erkek evli oldukları halde zina yapmıslarsa recm edilirler.dinin kuralları sadece kadınlar icin gecerli degildir recm cezası da oyleyine avrupada kadının mirastan pay alma hakkı yokken islamiyette kadın erkegin yarısı kadar miras alabilir.neden yarısı diye sorarsanız onunda yanıtı vardır merak etmeyin.cunku erkek ailesine bakmakla yukumludur fakat kadının kendi servetinden ailesine harcama mecburyeti yoktur.işte buyuzden erkek ailesinden sorumlu oldugu icin ona daha fazla miras verilir.

ayrıca o saydıgın maddelerin dinle bi alakası yok.dine bisey katmadıgı gibi eksiltmezde.zaten lisede aldıgın dini egitimi hic almasan daha iyi
4 kadınla evlenme olayı hakkında(en zından dorde indirme asıl mana budur)
Kartopu55 Tarih: 27.03.2009 22:57
Akilsiz basin cezasini ayaklar cekermis.Oyüzden yol yakinken komsunun dedigi gibi onlar ancak orada barinirlar tabi barindirirlarsa rusyada.Yola cikarlarsa belki sonu orada görebilirler.
wolverine Tarih: 27.03.2009 22:16
ben dine karşı değilim ama bence gönümüz çağında dini değerleri ikinci planda olması gerekir.yani isteyen dini yaşar istemeyen yaşamaz.evet bir önceki mesajımda belirtiklerim hepsi doğru ve şeriatın kuraları içerisindedir.
biz sosya(izm)ve demokarat bir ülkede yaşiyoruz ve de böyle olması gerekiyor.islamitin kanunları dediğimiz şeriatla yönetilemez.ve yönetilen devletleri görüyoruz misal iran
ve bu konuda bir çok eksiklik var
1 cem evler ibadethane yapılsın.alevilerin bulunduğu yerlere caminin yanındada cem evleri de yapılması gerekir.
2 liselerde din kültürü dersi zorunlu ders olmaktan çıkarması gerek.
bu saydıklarım dinimize biraz ters ama günümüz çağınad böyle olması gerekiyor daha sayamadığım bir sürü
gamLı Tarih: 27.03.2009 19:56
biz sosyal(izm) demorat bir ülkede yaşiyoruz.
___________________________alıntı

o halde neyin devrimini yapmaya çalışıyorsunuz arkadaşım..
yazındaki diğer hususlardada doğru bilgi sahibi değilsin..bilenlere sor ve doğrusunu öğren..