Misk Adaçayına ülkemizin en çok Akdeniz Bölgesinde doğal olarak rastlayabilirsiniz.



Bilimsel adı Salvia sclarea olan misk adaçayı ülkemizin sadece Akdeniz Bölgesi değil, diğer bölgelerimizde de doğal olarak yetişmektedir. Ayrıca ülkemizin dışında Dünyanın birçok yerinde, mesela Orta Avrupa da seyrek olmak üzere Kafkasya, Iran, Suriye, Güney Fransa ve Kuzey Afrika gibi yeryüzünün çeşitli bölgelerinde doğal olarak yetişmektedir. Dünyada belki doğal olarak çok yaygın olduğundan ya da bu bitkiyi yakından tanımadığımız için yetiştirilmesi çok fazla yapılmamaktadır. Bugün için en fazla Fransa da parfümeride ve alkollü içecek üretiminde kullanıldığından yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Botanik Özellikleri

Misk Adaçayı iki yıllık bir bitkidir. Yüksek rakımlı yerlerde fazlaca dallanan, ama kısa boylu; ovada ise 2 - 2,5 m gibi uzun boylu geniş görünüşlü bir yapıdadır. Bu yüzden toprağın derinliklerine inen çok sayıda kılcal tüy içeren kök sistemi geliştirmektedir. Gövdeyi oluşturan sap, dik ya da yarı yatık, kaba ve dört köşeli olup kökten sürgün verme yeteneğindedir. Gövdenin üzerinde çok sayıda salgı veren ya da vermeyen tüyler bulunmaktadır. Gövde üzerindeki yapraklar yukarı doğru gidildikçe küçülmekte ve yaprak sapları kısalmaktadır. Misk adaçayının ilk yıl oluşan yaprakları rozet şeklinde ve küçük bir yapıda iken, ikinci yıl yapraklar genel olarak, 12-25 cm uzunluğa ve 7-15 cm genişliğe ulaşmaktadır. Bu yapraklar kalp şeklinde, belirgin damarlı, iri kırışıklı ve kenarları dişli kordat yaprak formunda etli ve dayanıklıdır. Çiçekler, 15-80 cm lik uzunlukta ve görenleri kendine hayran bırakan salkım şeklinde dizilmiştir. Bu güzel kokulu çiçek salkımının her kümesinde 2-25 cm uzunluğunda 4-6 adet küçük çiçekçik bulunmaktadır. Büyük kalp şeklinde olan çanak yaprakların uçları sivri, gelişmenin başlangıcında açık koyu mor, daha sonra yeşilimsi beyaz renktedir. Taç yapraklar ise farklı pembe tonlu renklere sahiptir. Başlangıçta çiçek salkımının uçları aşağıya doğru boynu eğik bir yapıdayken, zaman ilerledikçe çiçekler açılmakta dik bir konuma gelerek güzelliğini sergilemektedir. Bu dönemde arılar ve bir çok böcek bu güzelliği hemen fark edip etrafında uçmaya ve konmaya başlarlar. O kadar çok arı ve böcek gelir ki misk adaçayının olduğu yerde bir uğultu oluşur. Ayrıca Misk Adaçayı çimlenme kabiliyetini 2-3 yıl muhafaza eden, tohumlara sahiptir.

Misk Adaçayı Tarımı

Salvia sclarea kurak taşlı bölgelerde yetişmekle beraber besin maddeleri ve humus oranı fazla olan verimli topraklarda büyümektedir. 1500 m den yüksek yerlerde bitkiler daha kısa boylu ve yoğun yumuşak tüylü yapraklar oluşturmaktadır. Asitli topraklarda bitkideki uçucu yağın kalitesi en iyi olmakla beraber bazik topraklarda da iyi yetiştiği tespit edilmiştir. Baklagiller veya çapa bitkilerinden sonra ya da organik gübrelerin kullanıldığı yerlerde yaprak verimi artmaktadır.

Ekim zamanı bir bitkinin yetiştirilmesinde dikkat edilmesi gereken önemli ayrıntılardan biridir. Ekim zamanı yönünden de Misk adaçayı ilkbahar ve sonbahar olmak üzere iki dönemde tarlaya mibzerle ekimi yapılabildiğinden üretici için avantajlı bir yönü vardır. Ekim zamanı coğrafik bölgelere göre değişmektedir. Bitki tohumları çimlenip rozet yaprak oluşturmuş olarak kışa girmesi sağlanmalıdır. Ege bölgesinde kış çok sert geçmediği için sonbahar ekimi biraz daha geç yapılabilir. Ekim için 1-2 cm derinlik, 20 cm sıra üzeri, 30 cm sıra arası ve dekara 1,5-2 kg tohumluk kullanmak uygundur. Bazı serin iklim tahıllarında olduğu gibi misk adaçayı da fide zamanında soğuk bir döneme ihtiyaç duyduğundan ilkbahar ekiminde sürgün ve çiçek oluşturamamakta ve yapraklar rozet halinde kalmaktadır. Çok şiddetli olmasa da muhakkak belli bir soğuklamaya bitki ihtiyaç duymaktadır. Sonbaharda erken ekim yapıldığında kışın soğuklama ihtiyacı giderileceğinden ertesi yıl normal çiçeklenme dönemine geçebilmektedir. Misk adaçayı kuraklığa karşı toleranslı olmasına rağmen yıllık yağış ortalaması yüksek veya sulama imkânı olan yerlerde daha fazla verim vermektedir. Özellikle ikinci yıl çiçeklenme dönemine kadar geçen devrede kuraklık olduğunda, bitkinin ihtiyaç duyduğu suyu vermek yüksek verim için gerekmektedir. Misk adaçayındaki tüm çiçekler aynı anda açmadığından ilk çiçek hasadından sonra yapılacak sulama ikinci hasattaki çiçek verimini artırmaktadır. Misk adaçayı görünüşünün büyük olması, yaprak ve dallarının fazlaca besin maddesi içermesi nedeniyle, topraktan fazla miktarda azot, potasyum ve kalsiyum gibi bitki besin elementlerini almaktadır. Besin elementleri oranı bitkinin tüm aksamında aynı olmayıp azot ve fosfor, yapraklara göre çiçekte daha fazla bulunmaktadır. Bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin gübreleme ile verilmesi mümkündür. Ancak azot uygulamasında verimde belirli bir artış olmasına rağmen fazla uygulanması uçucu yağ oranını azaltmaktadır. Misk adaçayı çimlenme döneminde yavaş büyüdüğünden rekabet gücü azalmaktadır. Bunun için diğer otlardan zarar görmemesi için çapalama ile yabancı otlar yok edilmelidir. Üretimin ikinci yılında bitkiler hızlı bir gelişme gösterip toprak yüzeyini kapladığından yabancı otlar büyümeye imkân bulamamaktadır.

Misk Adaçayının Hasatı

Misk adaçayının toprak üstü kısmının tümünde uçucu yağ olmasına rağmen en fazla uçucu yağ çiçeklerde bulunmaktadır. Çiçeğin hasatı için en uygun mevsimin seçilmesi yanında, en uygun günün, hatta gün içindeki vaktin iyi belirlenmesi gerekmektedir. Misk adaçayında hasat için en uygun zaman çiçek açma dönemi akşam saatleridir. Hasat iki şekilde yapılmaktadır. Bunlardan birincisi tüm bitki çiçeklenme döneminde biçilerek hasat edilmekte daha sonra distilasyona tabi tutularak uçucu yağ elde edilmektedir. Bu yöntemde hasat bir defada yapıldığından daha az masraflı olmaktadır. Ancak çiçeklerin hepsinin aynı anda açmamasından dolayı daha az uçucu yağ elde edilmektedir. Hasat için ikinci yol ise sadece açan çiçeklerin toplanıp distile edilerek uçucu yağ üretimidir. Bu yöntemde daha fazla uçucu yağ elde edilmesine rağmen çiçek salkımlarının hepsinin aynı zamanda çiçek açmaması nedeni ile hasadın bir defada bitirilememesi bu yöntemin olumsuz yönünü oluşturmaktadır.

Hasatta çiçek verimi, ekim devresine, iklime, toprak yapısına, çeşide bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Çiçeklerde uçucu yağ birikimi tomurcuklanma döneminden çiçeklerin taç yapraklarını dökmeye başladığı döneme kadar artış göstermektedir. Yine uçucu yağ miktarı çiçek salkımının en ucundan çiçek salkımının dip kısmına doğru azalmaktadır. Ege ekolojik koşullarında misk adaçayının hasat zamanı Haziran ayı olarak belirlenmiştir. Orta Anadolu için hasat haziran sonu temmuz başıdır. Misk adaçayı hasat edildikten hemen sonra uçucu yağ miktarının azalmaması için tabii ya da suni metotlarla hemen kurutulmalıdır. Güneş ışığı uçucu yağın kalitesini bozduğu için kurutmada gölgeli ortamların tercihi önem kazanmaktadır. Bir bitkinin kontrollü şartlarda yetiştirilmesi çok önemlidir. Çünkü doğal yetişme ortamlarından toplanan misk adaçaylarının içerdiği maddeler farklı farklıdır. Hatta aynı yerden toplanan yan yana her bir bitkide bile bu maddelerin oranı değişmekte ve her seferinde farklı tatlar ve kokular oluşabilmektedir. Bu istenen bir durum değildir. Bu yüzden bitkinin üretiminin kontrollü şartlarda yapılması gerekmektedir. Üretim alanlarında da bitki sıklığı, azotlu gübreleme ve hasat zamanı verimi etkilemektedir. Misk adaçayında çiçeklenmenin sonuna doğru çiçeklerde dökülme meydana geldiğinden biçim zamanını çok geciktirmemelidir. Misk adaçayı çiçek verimi 60-120 kg/da arasında değişmektedir.

Misk Adaçayında Etken Madde Miktarı

Misk adaçayı çiçeği solma dönemine doğru daha fazla uçucu yağ içermektedir. Uçucu yağının bileşiminde linalool ve linalil asetattın yanında Sclareol (C20H36O2) diye bilinen alkol bulunmaktadır. Uçucu yağın büyük kısmını linalil asetat ve linalool asiktikmonoterpenik (%70-75) ile terpinol, pinen, cineol gibi maddeler oluşturmaktadır. Ayrıca bitki aksamında tanenler ve acı maddeler, tohumunda ise %29 oranında yağ vardır.

Misk Ada Çayının Kullanım Alanları

Bugün bizler yeryüzündeki bütün bitkilerin bir faydası olduğunu biliyoruz. Misk adaçayının da bir çok yönden faydaları tespit edilmiş ve endüstriyel alanda kullanılmaya başlanmıştır. Misk adaçayının çiçekli dalları ve yaprakları infuzyon veya tentür halinde, mide rahatsızlıklarında, kabızlığı gidermede, terlemeyi azaltmada ayrıca yatıştırıcı olarak kullanılmaktadır. Bu bitkinin uçucu yağı daha çok parfümeri sanayinde kullanıldığı gibi unlu yiyecekler, alkollü ya da alkolsüz içecekler, şurup, dondurma ve şekerlemelere koku vermek amacıyla da kullanılır. Eczacılıkta, ülser yaraları ve göz iltihaplarının iyileştirilmesinde kullanılmakla beraber sinir sistemini rahatlatmada, baş ağrısı ve uykusuzluğu gidermede ayrıca akrep sokmalarına karşı da kullanılmaktadır. Misk adaçayı esansı cildi temizleme ve gözenekleri büzme özelliğinden dolayı yağlı ciltler için yapılan losyonlarda ve yüz maskelerinde genelde yer almaktadır. Ayrıca papatya esansı ile birlikte kuvvetli diş temizleyici özellik kazanmaktadır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 417
favori
like
share