[COLOR="silver"]
Muradiye Bend-i Mahi şelalesi

Muradiye ilçesinin tarihi Van’ın tarihi ile birlikte ele alınmalıdır. 5000 yıllık bir geçmişe sahip olan Muradiye‘yi M. Ö. 3000 yıllarında yöreye Kafkaslar üzerinden gelen Hurilerin kurduğu bilinmektedir. Yüz yıllarca Huri hakimiyetinin burada sürdüğü bilinmektedir ve daha sonra bu kavmin Mittani adı altında bir devlet kurdukları ortaya çıkmıştır. Bu devlet Asurlara karşı çetin savaşlar vermiştir. Bu savaşlar sonucunda Mittaniler bölgedeki hamiyetlerini daha da pekiştirmişlerdir.

M. Ö. 9. yüz yılda bu bölgeye Urartu Devleti hakim olur. Ve bu hakimiyeti 300 yıla yakın bir süre devam eder. Urartular bölgede sulama amaçlı kanallar açmışlardır. İmar açısından da o dönemin en önemli yapıları olan kaleler yapmışlardır. Urartulara Medler son vererek bölgeye hakim olurlar. Belli bir süre buraya hükmeden Medlere İran kökenli Persler son verir ve bu bölgeye egemen olurlar . M. Ö. 700 yıllarında Muradiye Bizans hakimiyetine geçmiştir. Daha sonra Büyük İskender, Partlar, Sasaniler bölgeyi ele geçirmişler ve Arapların Sasani Devletini yılmasından sonra MuradiyeMüslüman Arapların egemenliğine geçmiştir (640) .

1054 yılında Tuğrul Bey Muradiyeve çevresini Selçuklu hakimiyeti altına almıştır. Ancak kısa süreli Abbasi ve Bizans hakimiyeti de bölgede görülür. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra bölge yoğun bir şekilde Selçuklu Türklerinin yerleşimine sahne olur. Selçuklu hakimiyeti devam ederken bölgenin özellikle 1200 yıllarında Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türklerinin istilasına uğradığı görülmektedir. 1243 Kösedağ Meydan savaşının Selçuklu Devletinin aleyhine neticelenmesi Moğolların Orta ve Doğu Anadoluyu tamam ile istilasına sebep olmuştur. Moğol İmparatorluğu’nun dağılmasıyla bunun batı kolu olan İlhanlı Devleti Bargıri(Muradiye) ve çevresine hakim olmuştur. İlhanlı Devleti’nin yıkılması ile MuradiyeHakkari Beyliği’nin daha sonra 14.yüzyılda Safevi Devleti’nin eline geçmiş ve uzun yıllar bu devlete tabi olarak kalmıştır.

1514 tarihinde Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim Safevi sultanı Şah İsmail ile Çaldıran Savaşını yapmış ve savaşta galip gelen Osmanlı İmparatorluğu olmuştur. Bu zaferden sonra Muradiyegeçici olarak tekrar Türk hakimiyetine girmiştir. Bargıri (Muradiye)’nin Osmanlı hakimiyetindeki kalıcılığı 1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın İran Seferi ile sağlanmıştır. Daha sonra IV.Murad’ın Revan Seferi ile Osmanlının buradaki hakimiyeti kökleşmiştir.1639 yılında İran ile imzalanan Kasrı Şirin antlaşması ile Türk İran sınırı bu günkü şeklini almıştır.

Bölgede yüzlerce yıl Ermeniler ile bölge halkı arasındaki barış ortamı Osmanlının son zamanlarındaki zayıf konumundan dolayı, Batının ve Rusya’nın Osmanlı topraklarına göz dikmesi ile yok edilmiştir. Batı devletleri ile Rusya Osmanlı toprakları üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için Ermenileri kullanmışlardır. Bu amaçla Ermeni sorunu ilk defa Berlin Antlaşması ile gündeme getirilmiştir. Bu antlaşmadan sonra Ermeniler özellikle IX.yüzyıllarının sonralarına doğru bölgede karışıklık çıkarmaya başlıyorlar. Ermeniler 1895 yılında Van’da isyan etmişlerdir. Bu isyanı bastıran Osmanlı İmparatorluğu daha sonra da bir çok Ermeni isyanıyla da uğraşmak zorunda kalmıştır. I. Dünya Savaşı’nın çıkması ile Ermenilerin taşkınlıkları daha da artmış ve Ruslar ile birlik olup Osmanlılara karşı savaşmışlardır.

Ermenilerin Osmanlı ordusunu arkadan vurmaması için 1915 yılında Tehcir Kanunu çıkarılarak Ermeniler güneydeki güvenli yerlere nakledilmişlerdir. Ama buda Ermenilerin bölgedeki taşkınlıklarının önüne geçememiş, bu olaylar ancak 1918 ‘de Türk ordusunun bölgeyi kurtarmasıyla son bulmuştur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesinde Bargıri adının nereden geldiğini şöyle açıklamaktadır. “ Bu ka’aya Bârgîrî denmesinin sebeb-i tesmiyesi oldur kim Âzerbaycân pâdişâhlarından Kılıç Aslan Şah bu kal’a-i derbend-i calenderi bir boğazda binâ edüp cemî-i âyende vü revendegân, tüccârân-ı berr ü bihârdan bâc aldığıyçün kal’a-i Bârgîrî ya’ni yük alınur kal’a demektir. Ba’zılar Bârgîr kal’ası, ya’ni rûzgâr gelecek kal’a derler. Ammâ kavm-i Ekrâd Bavgir kal’ası derler.”

Muradiyeilçesinin düşmandan kurtuluşu 2 Nisan 1918’dir. İlçe Cumhuriyet dönemine kadar Bargıri ismi ile anılmıştır. Cumhuriyetten sonra Muradiye adını almış ve 1910 yılından bu yana ilçelik vasfını muhafaza etmektedir .

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1489
favori
like
share