Sabahın erkenden bir saatiydi. Bir tilki, bir kümesin yanından geçiyordu. Bir horozun neşeli neşeli öttüğünü gördü. Ama horoz, onun yetişemeyeceği kadar yüksekteydi. Öten horozun kendisine öyle kolay bir kahvaltı olamayacağı açıktı.



Tilki, başını horoza doğru kaldırıp;
"-Günaydın, horoz kardeş." dedi. "Sizi gördüğüme çok memnun oldum. Sizi öyle özlemişim ki! Aşağıya inseniz de, sizinle bir kucaklaşsak."
Horoz pek akıllıca cevap verdi:
"-Doğrusunu isterseniz tilki kardeş, aşağıya inip sizi kucaklamayı ben de çok isterim. Ama gayet iyi bildiğiniz gibi, beni yemek için can atanlar çok."
Tilki;
"-Niye böyle konuşuyorsun horoz kardeş?" dedi. "Kasabada olup bitenleri işitmedin mi? Artık bütün hayvanlar birbirlerine saldırmadan, kardeşçesine yaşamaya karar verdiler."
Tilki bunları söylerken, horoz da dikkatini çekecek bir şeyler görmüş gibi başını uzatıyor ve uzaklara bakıyordu. Tilki sordu:
"-Kardeş, bir şey mi var?"
Horoz;
"-Hayır, tilki kardeş.” dedi. “Önemli bir şey değil. Üç tane av köpeğinin hızla bu tarafa doğru geldiklerini gördüm de."
Tilki heyecanlanıp;
"-Bana müsaade et." dedi. "Evde bir şeyi unuttum."
Horoz, aşağıya iniyormuş gibi davranarak;
"-Tilki kardeş, niye böyle acele ediyorsun?" dedi. "Ateş almaya mı geldin? Ben de daha rahat sohbet edelim diye aşağıya iniyordum. Yoksa köpeklerden mi korkuyorsunuz? Ama siz bütün hayvanlar artık kardeş gibi yaşayacaklar demediniz mi?”
Kaçmaya hazırlanan tilki;
"-Doğru,” dedi, “ama köpekler henüz bu haberi işitmemiş olabilirler."

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1844
favori
like
share