Migren bir baş ağrısı türüdür. Genellikle başın yarısını tutan, zonklama tarzında olan, baş ağrısı ile birlikte bulantı ve kusma yapabilen, ışık ve gürültüye karşı hassasiyet yaratan, ataklar halinde gelen bir hastalıktır. Nöroloji Uzmanı Dr. Abdullah Özkardeş: “Her yaşta görülebilen migrene, kadınlarda, erkeklere oranla üç kat daha sık rastlanır.” diyor ve migren konusunda bizi bilgilendiriyor.

Migrenin nedenleri
Migren ağrısının, trigeminal denilen bir sinirin, beyin hücrelerini uyararak, bazı kimyasal maddelerin serbest kalması ve bunların beyin yüzeyindeki kan damarlarının şişmesine ve uyarılmasına neden olmasıyla başladığı düşünülüyor. Neden olduğu kesinlik kazanmasa da migren:

• Biyolojik bir bozukluktur.
– Asthma, diabet veya hipertansiyon gibi...

• Santral sinir sisteminin bir hastalığıdır.
– Özel tetikleyicilere ve uyaranlara duyarlıdır.
– Ailesel görülme sıktır.

• Beyindeki sinir hücrelerinin ve beyni çevreleyen kan damarlarının bir hastalığıdır.

Belirtiler

• Ağrı, başınızın bir tarafında yoğunlaşır.

• Ağrı nabız atışı şeklinde karakterize olur.

• Midenizin bulanmasına ya da kusmanıza neden olabilir.

• Günlük faaliyetlerinizi etkileyecek yoğunlukta olabilir.

• Işığa veya gürültüye karşı duyarlılığınızı artırır.

• Ataklarınız 4-72 saat veya daha fazla sürebilir.

• Görmeyle ilgili sorunlar veya ağrıdan önce aura olarak adlandırılan haberci bulgular sizi uyarabilir.

• “Merdiven çıkma” gibi yaptığınız egzersizler, genellikle ağrıyı kötüleştirir.

Migren hastalarının yaklaşık %20’si, aura yaşarlar. Aura; baş ağrısından önce ortaya çıkan bir çeşit ikaz bulgusudur ve beynin özel alanlarını besleyen küçük damarların daralması ile oluştuğu düşünülür. Başınız ağrımadan 20-60 dakika önce; çizgi, flaş ışıklar ve kör noktalar görme gibi yakınmalarınız olabilir. Bazı hastalarda ise bu yakınma, yüz ve kolda uyuşma veya konuşma bozukluğu şeklinde kendini gösterir.

Migrenin kadınları seçiciliği
Kadınlarda migren atakları; hamilelik, menopoz ve adet dönemi gibi hormonal değişikliklerle ilgili durumlardan etkilenir. Migrenli kadınların %70’inin, adet dönemlerinde, ağrı ataklarında artış görülür. Bazı migrenliler ise, adet öncesi gerginliğin bir parçası olarak migreni yaşarlar. Menstrüel migren, östrojen seviyelerindeki değişikliklere bağlı olarak özellikle her ayın aynı gününde görülür. Yüksek östrojen seviyesi döneminden birkaç gün sonra olan adet sırasında, östrojen ve progesteron seviyelerinin ani düşüşü ile migren ağrılarınız tetiklenir. Hamileliğinizin ilk aylarındaki östrojen artışı, migrene karşı koruyucu bir etki yaratır. Hamilelik sırasında, migren hastalarının %60-70’inin durumu iyi seyreder, ancak doğum sonrası migren tekrar kendini gösterir.

Doğum kontrol ilaçlarının migrene etkileri
Doğum kontrol ilaçları, hormon içeren ilaçlardır ve genellikle östrojen- progesteronu birlikte bulundururlar; ancak, sadece progesteron içeren doğum kontrol ilaçları da vardır. Bu ilaçlar, beyindeki hipofiz bezini etkileyerek, overlerde her ay oluşturulan yumurtanın serbest bırakılmasını engellerler, bu da; gebe kalmayacağınız anlamına gelir. Eğer düzenli kullanırsanız, doğum kontrol ilaçları gebeliği % 99 engeller.

Migren, doğum kontrol ilacı alan bayanların % 40’ında görülür. Doğum kontrol ilaçları, östrojen seviyesini dört kat azalttığından bu durumun, migreni tetiklediği veya artırdığı düşünülür. Doğum kontrol ilaçlarının migrenli hastalara etkileri, kişiye göre farklılık gösterir;

• Migreniniz iyileşebilir.

• Migren ataklarınızın sıklığı ve şiddeti etkilenmeyebilir.

• Migreni daha sık ve daha şiddetli yaşayabilirsiniz.

• Migreniniz yoksa, başlayabilir.

• Normal migreniniz, habercili (auralı) migrene dönüşebilir.

• Migren, sadece doğum kontrol ilaçlarını almadığınız ara dönemlerde olabilir.

Yapmanız gerekenler

• Eğer oral kontraseptif ilaç alırken migreniniz kötüleşmişse veya ilk kez habercili bir migren atağı yaşamışsanız, doğum kontrol ilacını kesmelisiniz.

• Eğer 72 saatten daha uzun süren, tanısı konulmuş migren krizleriniz oluyorsa, daha önce tanısı konulmuş, haberci bulgularla başlayan migren krizleriniz varsa ve migren tedavisi için ergotamin içeren ilaçlar kullanıyorsanız, doğum kontrol ilacı kullanmayın.

• Doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda görülen migren tedavisi, adet döneminde olan migren tedavisi ile benzerlik gösterir. Doğum kontrol ilaçları, adet döneminizi daha düzenli hale getirdiği için, adet zamanından birkaç gün önce başlanacağınız koruyucu bir migren tedavisi, sorunu atlatmanızda daha etkili olacaktır. Eğer her zaman kullandığınız migren ilaçları etkili olmaz ise veya yan etkilerini tolere edemezseniz, doğum kontrol ilaçlarını kesmeli ve alternatif bir doğum kontrol yöntemine başlamalısınız.

• Eğer doğum kontrol ilacı kullanırken migren sıklığınız artarsa veya koruyucu tedaviler, migren için yetersiz kalırsa, ilaç kullanmayı bırakmanız gerekir.

Migreni tetikleyen faktörler
Migren atağını başlatan veya atak geçirme riskinizi artıran migren tetikleyicileri vardır. Bunlar migrene neden olan sinir sistemi olaylarını aktif hale getirirler. Her migren tetikleyicisi, tüm hastalarda ağrıya neden olmaz. Aynı hastada da aynı faktör, her zaman ağrıyı başlatmayabilir. Baş ağrısı günlükleri tutarak, bu tetikleyici faktörleri belirleyebilir, ondan kaçınarak atak riskini azaltabilirsiniz.

Tedavi
Migren tedavisi, atakların sıklığına ve hastada yarattığı maluliyete göre planlanır. Eğer haftada birden daha fazla atak yaşıyorsanız, bundan korunmak için tedavi olmanız gerekir. Yani, ağrınız olsa da olmasa da, sürekli ilaç kullanmak durumundasınız. Bu tedavi ile migren ataklarınızın sıklığı, şiddeti ve süresi azalır.

Ataklarınız seyrek geliyor ise, sadece atak tedavisi yapılabilir. Burada ağrınızın şiddetine göre, basit ağrı kesiciler, damar yolu ile verilen ağrı kesiciler ve migrene özgü olan yeni jenerasyon ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca atak sırasında hafif karanlık ve sessiz bir yerde uzanmanız, masaj yapmanız, başınıza kompresyon ve buz uygulamanız kısmen fayda sağlayabilir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 501
favori
like
share