“İlahi nurun aksiyle yeşil, duvarı mermer taşlardan dizilmiş kuyuya düştüm… Arşınlara varan (13 metre) derinlikte olduğu halde onu birkaç karışlık buldum.”

“Kuyudan öyle bir ilahi nurun yükseldiğini gördüm ki… Verdiği aydınlığı birçok nurlar vermezdi.”

“O gece benim için kadir gecesi mesabesinde idi. Çünkü Cenab-ı ALLAH o gecede bana lûtfu ile tecelli etti… O lûtfun bereketiyle gerek semavatta ve gerekse okyanusların dibindeki bütün harika varlıklara şahit oldum.”

“Yüce mevlâm bana öyle büyük bir nimet ihsan etti ki, onu daha önceki asırlarda yaşayan ehyar ve ebrarlara (ermişlere) vermemişti.”

“O mânâ meclisinde Hızır ve İlyas(A.S.)’ın bana kebap kızarttıklarını gördüm… Geylani, Rifai ve Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri de bana meyve getirdiler.”

“Şeyh Hamza el-Kebire mensup olanların tümü de geldi ve şevkimin şiddetinden mütehayyir kaldılar… Elinde yeşil asası ile Şeyh Hamza önlerine düşmüştü.”

“Yanında ışık gibi parlayan oğlu Şeyh Mücahid, Şeyh Musa ve Şeyh Muhammed-er Radiy’i vardı.”

“Boyu ardıca benzeyen Şeyh Burhan, Şeyh Alemeyn ve Halil Ferd de yanıma geldi… Muhibbim olan bunlar, bana meclis boyunca i’zaz ve vakar gösterdiler.”

“Fatiyriyyun’lar da geldiler. Önlerinde Şeyh Hasan vardı… Cübbeli olan bu zatların hepsi ziyaretime geldi.”

“Şeyh Hasan el-Hutvi, Uveys-i Karani, Şeyh Mustafa-i Kurdi ve Şeyh Neccar bin Neccar da geldiler.”

“Ğavs da, şevkimden mütehayyir ve delirmişçesine geldi… elinde büyük demir asası ile Halid bin Velid (R.A.) de geldi.”

“Bana ilahi şarapla dolu kadehler getirip etrafımda saf oldular… Oysa ben, ortalarında ve bakışları altında kendilerinden habersiz ve Cenab-ı ALLAH’la meşgul idim.”

“Hepsi ayağa kalkmış, kadehler ellerinde, o ilahi şarabı içmemi beklerken… Ben sultan ve muhtar olarakortada oturuyordum.”

“Yeryüzündeki bütün ehyar ve ebrarlar bana murid, muhib ve hizmetçi gibi kalkıp oturuyor.”

“Şeyh Fakirullahım. Allah’ı seveni severim…Bu asırdaki bütün ebrarların sultanıyım.”

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 389
favori
like
share