Ben hep suskunluğumu yazdım boş çerçevelere kalemimle..

Kelimelerin anlamları sıcaklığını yitirmiş, heceler kor bir ateşken küle dönüşmüş, taşa benzettim kendimi bir anda, sessizliğimin lehçesi susmuş bir mülteci gibi.Değirmen 'de öğüttüm taşlığımı, acıyı, hüznü öğüttüm, aşıma ekledim.Senin dönüşlerinde yoğurdum sevgimi, o ayaz kuytu köşelerde..
Hani severiz ya kahramanların mutlu sonla biten hikayelerini.benim ki de onlardan daha derin ve yerleşmiş bir sevgi şimdi.Taş dedim ya kendime usulca sokulu ver şimdi yanıma, taşın da duyguları vardır aslında.

Bir fotoğrafın var masamda ki çerçevemde, gülüşün yayılıyor soğuktan üşüdüğüm odama ısıtıveriyor geçiçi de olsa kendimi taşımaya mecalim kalmamış artık, metanetimi atmışım ummanlara..iki nefesin ortasında susmuş sevdamız. Suskunluğumuz taş olmaktan belki , sözsüzlüğümüz taşa devredildi belki de, başımda ağır ve soğuk bir suskunluğun sesi, taşıdığım sadece senin sevgindi, sözlerime sığdıramadığım, ve hiç susturamadığım.Taş ağlar mı ? derseniz.. evet ağlar derim sizlere, ağlar sessizce, gözyaşları süzülür göremezsiniz hiçbir şekilde..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 281
favori
like
share