Evlilik çatışması insan yaşamındaki problemlerin en rahatsız edici olanlarından biridir. Her evlilikte problemler yaşanır ancak kimi zaman problem durumları, çiftlerin derin bir hayal kırıklığı yaşadıkları boyuta gelip evliliğin devamını sorgulamaya kadar varabilir.

"Bu olumsuz gidişi durdurmak mümkündür" diyen Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi uzmanlarından Psikolog Çiğdem Demirsoy, çiftlerin zaman zaman evlilik terapisini ihtiyaç duyduklarının altını çizdi.

Evliliklerdeki sorunların giderilmesi için en önemli adımın terapiste başvurmak olduğunu belirten Demirsoy, konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi.

Hangi noktada terapiste başvurmak gerekir?

Hiçbir evlilik mükemmel değildir. Hemen her çift evliliği boyunca zaman
zaman yardıma ihtiyaç duyabilir. Evlilik terapisi almak için mutlaka sıkıntılı bir evlilik içinde olmak da gerekmez.

Bizim ülkemizde henüz pek alışılmış olmamakla birlikte, yurt dışında evlilikleri sağlam olan bir çok çift ilişkilerini daha da geliştirmek ya da çıkabilecek sorunları önlemek amacıyla evlilik danışmanlığı almakta ya da ilişki geliştirme programlarına katılmaktadır.

Çatışmalı evlilikler çoğu insanın evlilik yaşamındaki iniş çıkışlardan farklı bir durum arz eder. Sorunlu evliliklerde ilişkideki hayal kırıklığı bir gelip bir gitmez, süreğendir ve kişiler evliliklerinden derin bir tatminsizlik duyarlar. Bu tür evliliklerde sık ve giderek şiddeti artan kavgalar yaşanır. Kavgalar çözüme götürmez, sadece tükenmişlik hissi yaratır.

Sorunlu evliliklerde de bazen çiftler kavga etmez. Ama kavgalı olmamakla birlikte ilişki kaliteli değildir, eşler birbirlerinden tamamen kopukturlar; birbirleri için bir şeyler yapmayı ve iletişimi tamamen keserler, bu durumda evlilik yaşamında işler daha da kötüye gitmeye başlar.

Çözüme kavuşmayan sık tartışmalar, olumlu duyguların kaybı, arkadaşlık, sex ve canlılığın azalması evliliğin sorunlu olduğunun işaretleridir. Önemsememe, içe çekilme, şiddet ve bağlantının tümüyle kopuk olması gibi durumlar evliliğin tam bir problem içinde olduğuna ve boşanma riskinin yüksek olduğuna işaret eder.

Evlilik çatışması yaşandığından söz etmek için resmi olarak evli olmak da şart değildir. Uzun dönemli ciddi ilişkilerde de bu tür problemlerle evlilik terapisine ihtiyaç duyulabilir.

[COLOR="deepskyblue"]Evlilikte ne tür problemler yaşanır?

Evlilikte problemler genellikle iletişim, problem çözme, tartışma, duygusal yakınlık ve cinsellik gibi konularda ortaya çıkmaktadır. Bu tür problemler genellikle evli olmanın gereklerini tam olarak kavrayamamış, sağlıklı bir iletişimin nasıl yapılacağını ve desteğin nasıl sağlanacağını öğrenememiş kişilerin ilişkilerinde ortaya çıkar.

Böyle kişilerde ilişkinin erken romantik dönemlerinde bir süre ilişki iyi gidebilir. Fakat çiftler evlilikteki uzun vadeli görevlere hazır değilse bir süre sonra problemler
yaşanmaya başlar. Çiftlerle ilgili çalışmalar, evlilik uyumsuzluğu ve ayrılık riskinin, evliliğin erken dönemlerinde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, çift çocuk sahibi olduktan ve çocukların adolesanlığa geçiş dönemlerinden sonra da çatışmalar artmaktadır.

Bazen de evlilik problemleri direkt olarak bireysel problemlerin sonucudur. (Alkol-madde kullanımı) Böyle bir durumda tek bir sarsıcı olay bile evliliği strese sokmaya
yetebilir.

Örneğin sağlam evliliği olan bir çift, evlilik dışı ilişki gibi sarsıcı bir olayın üstesinden gelebilirken süregelen sorunları üstü kapalı bir şekilde yaşayan çiftlerde sonuç daha olumsuz olabilir.

[COLOR="deepskyblue"][COLOR="deepskyblue"]Sorunlu evliliğin sonuçları

Stresli bir evlilik taraflar üzerinde oldukça olumsuz etkiler bırakır. Acı, elem duygusu, endişe, yüksek düzeyde gerilim ve depresyon gibi problemlere yol açar. Eğer devam ederse fiziksel sağlığa da olumsuz etkisinin olduğunu gösteren araştırmalar vardır. Aileye etkisi de derindir, özellikle de çatışma büyük olduğunda. Yoğun çatışmalı evliliklerde büyüyen çocukların, diğer çocuklardan daha fazla probleme sahip oldukları görülmüştür.

Evlilik çıkmaza girdiğinde eğer önlem alınmazsa gidişat domino taşlarının yıkılması gibi bir hal alıp evliliği bitme noktasına getirebilir. Bu nedenle sorunların büyümesini, çözülmez hal almasını beklemeden problemi tespit edip çözümlemek gerekir.

[COLOR="deepskyblue"]Evlilik terapisi nedir?

Evlilik problemleri için etkili tedavi yöntemleri vardır. İlişkileri üstünde çalışmaya istekli olmaları halinde, çoğu kimse evliliklerini yeniden tatminkar hale getirebilir.

Kimse evliliğe mükemmel bir eş olarak başlamaz. Evlilik; kendini anlamak,
eşini anlamak, tartışmayı bilmek (iyi kavga etmek), problem çözmek ve farklılıkları kabul edebilmek gibi bazı beceriler gerektirir.

Bazen yetiştiğimiz ailedeki etkili olmayan, olumsuz davranış kalıpları ilişkiye
taşınabilir, kimi zaman da yaşamın normal güçlükleri mutlu bir evlilik sürdürmeyi zorlaştırabilir.

Evlilik terapisi; bir yanıyla iletişimi öğrenmektir. Problem çözme ve çok fazla incitmeden nasıl kavga edilebileceğini öğrenme gibi becerileri oluşturmaya, ilişkiyi yeniden kurmaya yardım eder.

Evlilik terapisi ile; eşlerin birbirini insan olarak görmeyi öğrenmeleri hedeflenir; karşısındakinin kişilik özelliklerini anlamaları ve uzlaştırılabilecek farklılıklarını uzlaştırabilmeyi, uzlaştırılamayacakları ise kabul edebilmeyi öğrenmeleri sağlanmaya çalışılır.

Eşler arasında süregelen sorun alanları, tartışmaların yoğunlaştığı belli başlı konular olabiliyor bazen. Evlilik terapisinde amaç; bu konuları konuşmakla ilgili bir yol bulmak ve çözüm bulmaya yardımcı olacak bir süreç oluşturmaktır. Çift terapistleri, eşlerin zor sorunlarla mücadele ederken bile ilerleme rotası içinde olmalarına yardımcı olurlar.

Etkili çift terapisinin bir çok türleri vardır. Bazıları beceri ve pratiği arttırır. Bazıları geçmişe daha çok yönelir ve işlerin nasıl bu hale geldiğine bakar. Çoğu da ikisini birleştirir. Eğer evlilik probleminiz varsa bir çift terapisine baş vurun!

Evlilik terapisine başlamak kolay değildir. Evlilik gibi oldukça özel bir yaşamın sorunlarını, tanımadığı bir kişiyle paylaşmak çoğu insan için zordur ve problemlerin bir terapistin önünde tartışılması düşüncesi hoşa gitmeyebilir. Çiftler kendi başlarına sorun çözmeye çalışıp da başarısız oldukları ve konuşmalar çoğunlukla çözüm getirmeyen kavgalara dönüştüğü için kişiler bazen terapi sürecinde de bunun yaşanmasından korkarlar.

Oysa terapi sürecinde, üçüncü bir kişi olarak terapistin karşısında, sorunlar tartışılsa
bile kavganın şiddetlenmesi olası değildir ve terapistin yönlendirmeleriyle de çiftler giderek problem çözücü konuşmayı ve etkili iletişim ilkelerini öğrenirler. Konuşabilmeyi ve problem çözücü tartışabilmeyi öğrendikleri için iletişimde kendi başlarına iken yaşanan tıkanmalar olmaz ve başta zor olsa da giderek ilerleme yaşarlar.

[COLOR="deepskyblue"]Eğer eşiniz terapiye gitmek istemezse ne yapmalısınız?

Bazı insanlara, toplumsal koşullanmalar veya kişilik yapıları nedeniyle sorunları için yardım istemek güç gelir. Bazen de ilişkideki çatışmanın sonucu olarak eşlerden biri terapiye gelmeyi isterken diğeri onun isteğine direnebilir.

Çoğu zaman yapılan hata; danışmanlık alma çözüm önerisini kavga esnasında veya problemin yoğun olarak yaşandığı bir anda, olumsuz duygular daha henüz yatışmamışken gündeme getirmektir. Böyle bir yaklaşım terapiye başlamayı engellemekte ya da geciktirmektedir. Kavga sırasında eşlerden biri psikoloğa gitmeyi önerdiğinde çoğunlukla karşı taraf bunu bir eleştiri veya "hasta kişi" suçlaması olarak algılamakta ve tepki gösterebilmektedir.

Eğer tüm çabalarınıza ve teşviklerinize rağmen eşiniz terapiye gitmeyi reddediyorsa kendi başınıza bir şeyler yapmaya başlayabilirsiniz. Tabi ki tek başına problemli bir evliliği düzeltmek zordur ama en azından bir evlilik veya aile terapistiyle konuşarak ilişkide yaşanan sorunlarda kendi rolünüzü görebilir, çatışmayı çözümlemede ve ilişkiyi geliştirmede sizin neler yapabileceğiniz, eşinize nasıl yaklaşacağınız konusunda bilgilenebilir ve belki onu terapiye ikna konusunu terapistin desteği ve yönlendirmeleriyle başarabilirsiniz.

Bazen eşlerden biri danışmanlık almaya başlayıp da kendinde yaptığı değişimlerle ilişkide bir gelişme sağladığında, diğer eş evliliklerinde yaşanan bu gelişme ile psikoterapi sürecine güven duymaya başlayıp sonradan sürece katılmayı kabul edebilmektedir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 350
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 22.04.2009 11:23
paylaşımın için teşekkürler.