Evliliklerde korkuya dayalı sevgi değil de, saygıya dayalı sevginin egemen olması önemli bir faktördür. Bunun yanı sıra; eşler arasında ben değil, “biz” bilincinin oturması da bir gerekliliktir. Sözde değil, özde evliliklerin duygusal kopmalar bir yana, duygusal birliktelikleri beslediği bilinen bir gerçektir.

Evliliğin daima ilgiye ihtiyacı vardır. Eşler, tutarlı ve sürekli bir şekilde birbirlerinin ihtiyaçlarına, beklentilerine hassas bir şekilde yaklaşırlarsa, ilişki içerisindeki değişikliklere adapte olabilirlerse, işte o zaman aşk ve sevgi süreklilik kazanır. Sorunlar daha kolay aşılır. Bir eş ne kadar zeki olursa olsun veya ne kadar güçlü kişisel özellikleri olursa olsun, eşinin düşüncelerini okuyamaz. Duygusal, fiziksel, sosyal, maddi ihtiyaç ve beklentiler açık bir şekilde sözel olarak karşı tarafa iletilmelidir. Eşin gerçekçi bir şekilde o ihtiyacı veya beklentiyi karşılayabilme gücü varsa, bunu gerçekleştirebilmek için önce böyle bir ihtiyacın ve beklentinin varlığından haberdar olması gerekir. En büyük yanılgılardan biri de, herkesin ilişkiden beklentisinin aynı olduğunu sanmaktır. Herkesin ilişkiden beklentileri öncelik sırasına göre yer alır. Yer aldıkları sıraya göre de farklı öneme sahip olur. Eğer ilişkiden beklentiler farklıysa, çatışma da kaçınılmazdır.

Cinsel yaşamda uyumu yakalayabilmek mutlu evliliğin temellerinden biridir. Cinsel ilişki, devam eden sağlıklı bir evliliğin en önemli bölümünü oluşturur. Karşılıklı olarak tatmin edici bir cinsel ilişki, kendiliğinden otomatik bir şekilde olmaz. Çiftlerin emek harcaması gerekir. Kişiliğin diğer özellikleri gibi, her bir eşin cinselliği de kişiye özgüdür. Her bir eş cinselliğe yaklaşırken diğer eşe saygılı ve anlayışlı olmalıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 470
favori
like
share
Şayeste Tarih: 09.04.2009 10:10
"Ben" değil "biz" bilinci çok öenmli..
Teşekkürler canım..