Türkçe Argo Terimler Sözlüğü

Son güncelleme: 09.04.2009 09:22
  • A

    abondone: pes etmek
    abanmak: birine yük olarak onun sırtından geçinmeye bakmak
    abtestini vermek: azarlamak
    afi: gösteriş
    afi kesmek: gösteriş yapmak
    aftos: metres, oynaş
    aklına tükürmek: birinin düşüncesini beğenmemek
    akmak: çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak
    alabandayı yemek: adamakıllı azarlamak
    alarga: uzaktan,açıktan
    alarga etmek: geri çekilmek, uzaklaşmak
    alay geçmek: alay etmek
    alengirli: gösterişli, yakışıklı
    anam avradım olsun: birini kesin olarak inandırmak için söylenen söz
    anam babam: teklifsiz bir seslenme
    ananın örekesi: saçma bir söze karşı verilen karşılık
    anasının gözü: çok kurnaz, çok açıkgöz
    anafordan: yolsuz veya emeksiz olarak
    anaforcu: yolsuz veya emeksiz kazanç peşinde olan
    anaforlamak: yolsuz veya emeksiz kazanç elde etmek
    anahtarcı: kapı, kasa gibi yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse
    andaval: aptal, ahmak,beceriksiz
    andavallı: görgüsüz, beceriksiz
    anlamak: sahip olmayı istemek
    anzarot: rakı
    aparmak: gizlice çalmak
    apiko: hazır, tetik
    arakçı: hırsız
    armut: fazla aptal, budala
    asıntı: sırnaşan, tebelleş olan kimse
    asıntı olmak: sırnaşmak, tebelleş olmak
    aşıramento: çalma, aşırma
    aşmak: görünmeden kaçmak
    aşna fişne: gizli dost
    atmak:

    1. bilmeden, kestirerek söylemek
    2. yalan veya abartılı söz söylemek
    3. söylemek

    atma Recep, din kardeşiyiz: söylediklerin hep yalan, farkındayız
    aval: saflığı sersemlik derecesine varan kimse
    aval aval: aptal bir biçimde, aptal aptal
    avanta: bir kimsenin emek vermeden sağladığı kazanç
    avantacı: çıkarcı, beleşçi, bedavacı
    avurtlu: çalım satan, yüksekten atan
    ayarlamak: kandırmak
    ayazda kalmak: boş yere beklemek
    ayna: iyi bir durumda, yolunda
    aynalı: parlak yüzlü, yakışıklı, güzel
    aynasız: hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz
    ayran ağızlı: aptal, budala, sersem
    ayvayı yemek: kötü duruma düşmek, işi bozulmak

    B


    Babaçko : güçlü ve gösterişli,iri yarı kadın
    Babalanmak : diklenmek,kabadayıca davranmak
    Bal kabağı : aptal,beyinsiz
    Balta olma : direnerek birşey istemek,asılmak,musallat olmak
    Bamya tarlası :mezarlık
    Bas git : çekil,yürü git,defol
    Bayılmak : vermek,ödemek
    Bayramlık ağzını açmak : kaba konuşmak,küfretmek
    Becermek : 1.ırzına geçmek,kirletmek 2.birisini öldürmek
    Beleş : karşılıksız,emeksiz,parasız elde edilen
    Bıçkın :kabadayı
    Bilezik :kelepçe
    Bitirim : 1.çok hoşa giden kimse,yer 2.kahve,kumarhane 3.yaman,zeki,çok beğenilen
    Bitirmiş : bilgili,açıkgöz
    Bitmek : 1.çok sevmek,bayılmak,beğemek 2.beklenmedik bir anda ortaya çıkmak
    Boğuntu : bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi
    Bozuk çalmak : canı sıkılmış,yüzü asılmış olmak
    Bozum havası : utangaçlık,mahcupluk
    Bozum olmak : utanmak,utanacak duruma düşmek
    Bözük : yüreklilik,cesaret

#09.04.2009 09:07 0 0 0
  • C


    caddeyi tutmak : korkulu bir durumda başını alıp gitmek,uzaklaşmak
    caka : gösteriş,çalım,kabadayılık,fiyaka
    caka satmak : gösteriş yapmak,çalım satmak
    camekan : gözlük
    canına ezan okumak : bir kimsenin hakkından gelmek
    canını cehenneme göndermek : öldürmek
    cart kaba kağıt : yüksekten atana karşı söylenen söz
    carta : yellenme
    cartayı çekmek : ölmek
    cavalacoz : değersiz,önemsiz,derme çatma
    cavlamak : ölmek
    cebellezi : hakkı olmayan bir şeyi cebine koyma,sahip çıkma
    cebellezi etmek : cebine koymak
    cızlam : kaçma,savuşma
    cızlamı çekmek : kaçmak,savuşup gitmek
    cicoz : hiç yok
    cicozlamak : kaçamak,uzaklaşmak
    cilalamak : neşesini arttırmak
    cins : garip,tuhaf

    Ç

    çaça : sokak kadını
    çakal : kurnaz,yalancı,düzenci,aşağılık kimse
    çakmak : 1.kabul edilmeyecek birşeyi kurnazlıkla kabul ettirmek 2.içki içmek
    çakar almaz : işe yaramayacak durumda olan
    çarık : para cüzdanı
    çarkına etmek : birine büyük kötülük yapmak
    çekmek : içki içmek
    çeyrek : alman markı
    çıkmak : vermeye katlanmak
    çıngar : kavga,gürültü
    çifte dikiş : bir sınıfta iki yıl okuma
    çuvallamak : başaramamak

    D

    dalga : 1.gizli iş,dalavere 2.dalgınlık 3.geçici sevgili
    dalgaya gelmek : yanılmak,dalgınlıkla unutmak
    dalgaya getirmek : birinin dalgınlığından yararlanmak
    dalgıç : birinden habersiz birşeyi almakhuyunda olan kimse
    dam : tutuk evi
    damlamak : biryere çağrılmadan birdenbire gitmek
    dava : sevgili
    davul tozu : gerçekleşmesi imkansız olan durumlar için kullanulan söz
    dehlemek : kovmak
    delik : cezaevi
    demirhindi : pinti,hasis
    deve olmak : kaybolmak
    dik alası : genellikle hoş karşılanmayan birşeyin aşırılığını anlatır
    dikiz : bakma,gözetleme
    dikizlemek : sezdirmeden bakmak,gözetlemek
    dinine yandığım : öfk,kızgınlık gibi duyguları belirtmek için kullanılan ilenme sözü
    diskur çekmek : nutuk verir gibi konuşmak
    dolma : yaln hile,dalavere
    dolma yutmak : kanıp aldanmak
    dubara : oyun,düzen
    dubaracı : oyunla,düzenle iş gören,düzenci
    duman : 1.kötü,yaman 2.esrar
    duman attırmak : kötü duruma düşürmek,geride bırakma,birini yıldırma
    duman etmek : dağıtmak,bozmak,yoketmek
    duman olmak : işi,durumu berbet olmak
    dut gibi olmak : çok sarhoş olmak,utanmak,mahçup olmak
    düdük : akılsız,boş kafalı
    düdük makarnası : aptal,anlayışsız
    düdüklemek : cinsel ilişkide bulunmak,aldatmak,kandırmak
    dükkan : kumarhane
    dümen : dalavere,hile
    dümen kullanmak : bir işi kurnazca yönetmek
    dümen yapmak : dalavere,hile ile birini kandırmak,aldatmaya çalışmak
    dümeni kırmak : çekip gitmek,uzaklaşmak,kaçmak
    dümenci : 1.en geride olan,sonuncu,en tembel 2.dalavereci,hileci,düzenbaz
    dümencilik : 1.en geride olama durumu,sonuncu olma durumu 2.dalaverecilik,hilecilik,düzenbazlık
#09.04.2009 09:09 0 0 0

  • E

    ekmek : 1.birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek,atlatmak 2.boşuna harcamak,ziyan etmek 3.yarışta geçmek
    ekmeklik : oyunda hep yenilerek kendisinden para kazanılan kimse
    ekişmek : 1.utanmak,mahçup olmak 2.sırnaşmak,ısrar etmek
    elden gel : ver
    emmek : uzun süre yararlanmak
    enayi : fazla bön,avanak
    enayi dümbeleği : çok enayi
    ense yapmak : hiç çalışmadan rahatça yaşamak
    enselemek : yakalamak
    enselenmek : yakalanmak
    erteke : dikiz
    esnaf : kötü yola sapmış kadın
    eşek cenneti : öbür dünya
    eşekten düşmüş karpuza dönmek : ezmek : 1.çok sarsılmak 2.kötü bir duruma düşmek

    F

    faça : 1.yüz,çehre,surat 2.giysi 3.iskambil destesinin en altındaki kağıt
    façasını almak : birini mahçup etmek,bozmak
    fasarya : boş anlamsız söz
    fayrap(fire up) : açma,çıkarma
    fayrap etmek : 1.herhangi bir işi veya şeyi hızlandırmak 2.açmak,çıkarmak
    fertik çekmek : kaçmak
    fır : pıc,fırlama
    fırlama : pıc
    filinta : yakışıklı,güzel
    film çevirmek : eğlenmek hoş vakit geçirmek
    filo : bit
    fino : esrar
    fişek atmak : cinsel ilişkide bulunmak
    fit olmak : ödeşmek,razı olmak
    fiyaka satmak : gösteriş yapmak
    fora etmek : çekip çıkarmak
    fos : çürük,boş,kof
    fos çıkmak : bir işin sonu gelmemek
    foslatmak : utandırmak
    frigo : sevimsiz soğuk kimse
    frikik : eteğin açılmasıyla bacağın görülmesi
    frikik yakalamak : açık bacak görmek

    G

    gaco : kadın,dost,sevgili,metres
    gaga : ağız
    gazlamak : kaçmak
    gazla : defol,git
    gazoz ağacı : bir sözün çok saçma olduğunu bildirmek için söylenen söz
    gebeş : aptal,sersem
    geçmişi kınalı : sövgü yerine söylenen bir söz
    gerzek : gerizekalı
    gevşemek : sevmek,hoşlanmak
    geyik : karısının veya bir kadının ihanetine uğramış erkek
    gıcık : sözleriyle,davranışlarıyla karşısındakini kızdıran,sinirlendiren,sıkan kimse
    gıcık kapmak : bir davranışa veya bir kimseye sinirlenmek
    gıcık etmek : sinirlendirmek,öfkelendirmek
    gıcır : yeni
    gır : 1.söz,lakırdı 2.yalan,uydurma
    gır atmak : konuşmak,laf atmak
    gır geçmek : bol bol konuşmak,çene çalmak
    gır gır geçmek : alay etmek
    gır kaynatmak : işlerini bırakıp yarenlik etmek
    gümlemek : sınıfta kalmak
    güneşe karşı işemek : saygı gösterilmesi gereken şeylere saygısızlık etmek

    H

    hacamat : hafif yaralama
    hacamat etmek : hafifçe yaralamak
    hacamatlamak : hafifçe yaralamak
    hafız : 1.aptal,ahmak,bön 2.birşeyi anlamadan ezberleyen kimse
    hafızlık : aptallık,ahmaklık
    hali duman olmak : kötü duruma düşmek
    hallenmek : birşeye karşı istek duymak
    hamamcı olmak : güsul aptesi alması gerekmek
    hap : bir içimlik afyon
    harcamak : yokolmasına,ölmesine sebep olmak
    hasbi geçmek : önem vermemek,ilgi göstermemek,kısa kesmek
    hasta : parasız,züğürt
    haşatı çıkmak : bozulmak,işe yaramaz hale gelmek,çok yorulmak,bitkin düşmek
    hava almak : umduğunu bulamamak,hiçbirşey kazanamamak
    hava basmak : büyüklenmek,gururlanmak
    hava gazı : boş laf,önemsiz şey
    havyar kesmek : vaktini boşa geçirmek
    haybe : boş,işe yaramaz,anlamsız
    haybeci : işsiz güçsüz,bedavadan geçinen
    haydamak : kovmak,defetmek
    haza : etkisiz,kusursuz
    hırbo : 1.iri yarı kimse 2.sersem,salak ve kaba saba
    hırboluk : sersemlik,salaklık
    hırt : sersem,budala,ahmak
    hırtapoz : sersem,aptal,şaşkın
    hırtapozluk : hırtapoz olma durumu
    hırtlık : sersemlik,budalalık,ahmaklık
    hışır : aptal,sersem
    hıyar : kaba saba,görgüsüz,budala
    hıyarlaşmak : kaba saba,budalaca davranışlarda bulunma
    hoşur : şişman,dolgun,güzel kadın
    hödük : görgüsüz,kaba,anlayışı kıt kimse
#09.04.2009 09:12 0 0 0
  • I

    ıska : boşa çıkarma,rast getirememe
    ıska geçmek : 1.hedefe rast getirememe 2.üzerinde durmamak,önem vermemek
    ıskalamak : hedefe rast getirememe
    ıslak karga : çok korkak,çekingen
    ıslatmak : dayak atmak veya ağır harakette bulunmak


    İ

    iç etmek : eline geçen birşeyi sahibine bildirmeden kendine mal etmek
    içinden okumak : sessiz bir biçimde sövmek
    ifadesini almak : üstün gelmek,yenmek
    iki seksen uzanmak : bir çarpma,vurma sonucu boylu boyuna serilmek
    ilik gibi : çok güzel,istek uyandıran(kadın)
    imam kayığı : tabut
    imam suyu : rakı
    imanım : kardeş,arkadaş anlamında bir sesleniş
    inek : 1.çok çalışkan öğrenci 2.****
    ineklemek : çok çalışmak,çok çalışarak öğrenmek,hafızalamak
    inmek : vurmak
    iplemek : saygı göstermek,değer vermek
    iskandil etmek : gözetlemek,çevreyi kollamak
    iskele almak : sarkıntılık etmek
    işini görmek : öldürmek
    iyi etmek : soymak,parasını ve/veya malını almak

    K

    kafa ütülemek : çok laf edip tedirgin etmek
    kafayı bulmak : sarhoş olup,neşesi keyfi yerine gelmek
    kafayı çekmek : içki içmek
    kafayı tütsülemek : sarhoş olmak
    kafes : hapishane
    kafese girmek : aldatılıp kendisinden çıkar sağlanmak
    kafese koymak : aldatıp çıkar sağlamak
    kakırdamak : ölmek
    kalay : sövme,küfür
    kalayı basmak : adamakıllı küfür etmek
    kaldırmak : çalmak,aşırmak
    kalıbını basmak : birşeyi güvenle doğrulamak
    kamanço etmek : yüklemek,aktarmak,elden ele geçirmek
    kamış koymak : birine oyun etmek,arabozanlık etmek
    kandil : çok sarhoş
    kantarlı : ağır sövgü,ağır sövmek
    kaparoz : yolsuzca veya zorla elde edilen mal
    kaput gitmek : hiçbir sınavı verememek
    karavana : atış taliminde hedefi vuramam
    kaşalot : aptal,budala
    kaşkaval : aptal,sersem
    katakulli : yalan,dolan,oyun,tuzak,düzen
    kayarto : ahlaksız kimse,melun
    kayışa çekmek : aldatmak,kandırmak
    kaynamak : arada kaybolmak
    kaynatmak : 1.belli etmeden almak,unutturmak 2.konuşmak,sohbet etmek
    kaypak : sözünde durmayan,dönek
    kelek : aptal
    kemik atmak : susturmak
    kendini fasulye gibi nimetten saymak : kendini çok önemli biri gibi görmek
    kepçe kuruk : başkalarının sırtından bedavadan geçinen
    keriz : kolayca kandırılabilen kişi
    kesilmek : çok beğenmek,çok hoşlanmak
    kesişmek : (erkek&kadın)bakışarak anlaşmak
    kesmek : uydurmak,yalan söylemek
    keş : aptal
    kıç atmak : çok istemek
    kıkırdamak : ölmek
    kırmak : kaçmak,uzaklaşmak
    kışlatmak : musallat etmek
    kıtıpiyos : değersiz,bayağı,kötü
    kıtır : uydurma söz,yalan
    kıtır atmak : yalan uydurup söylemek
    kıtıra almak : alay etmek
    kıtırcı : çok yalan söyleyen kimse
    kıyak çakmak : çok uygun düşmek,yakışık almak
    kıyakçı : gözüpek
    kıytırık : değersiz,bayağı,basit
    kirişi kırmak : bulunduğu yerden ayrılmak,kaçıp gitmek
    kocakarı : anne
    kodes : tutukevi,hapishane,karakol
    kokoroz : çirkin kimse
    kokoz : parası olmayan,züğürt
    koltuk : genelev
    kontak : ruh sağlığı yerinde olmayan kimse
    kopil : 1.arsız sokak çocuğu
    kova : futbolda çok gol yiyen kaleci veya takım
    koyduğum yerde otluyor : hiçbir ilerleme gösteremeyenler için kullanılır
    kuyruğu titremek : ölmek
    kül yutmak : kurnazca yapılan bir oyuna düşmek
    küp : sarhoş
#09.04.2009 09:14 0 0 0
  • L

    lolo : gösteriş,kabadayılık
    lüp : hiç emek vermeden kazanılan şey

    M

    madara : kötü,sevimsiz
    madara etmek : kötü duruma düşürmek
    madara olmak : kötü duruma düşmek
    madik atmak : dolap çevirmek,hile yapmak
    makaraları koyvermek : kendini tutamayarak kahkayla gülmeye başlamak
    mandepsi : tuzak,oyun
    mandepsiye basmak : tuzağa düşmek,aldatılmak
    mangiz : para
    mantar : uydurma söz,yalan
    mantar atmak : yalan söylemek
    mantarlamak : aldatmak,yalan söylemek
    mars olmak : söz söyleyemeyecek duruma düşmek
    mastor : çok sarhoş
    matiz olmak : sarhoşluktan sızacak duruma gelmek
    matrak : eğlenceli,gülünç,hoş
    maval : yalan,uydurma söz
    maya : arsız,utanmaz kimse
    mayası bozuk : kötü yaradılışlı,karaktersiz
    mehterhane : hapishane
    mektep çocuğu : acemi,toy
    mıhsıçtı : cimri,elisıkı
    mortlamak : ölmek
    mortoyu çekmek : ölmek
    mortocu : imam
    mostra olmak : kendini gülünç bir duruma sokmak
    mostralık : kötü veya yersiz davranışlarıyla göze batan kimse
    mum olmak : razı olmak

    N

    nağme yapmak : bildiği bir şeyi bilmez görünmek
    nalları dikmek : ölmek
    nallamak : öldürmek
    nanay : yok
    ne çiçektir,biliriz : ne mal olduğunu biliriz
#09.04.2009 09:16 0 0 0
  • O

    okumak : sövmek,küfretmek
    okutmak : satarak elinden çıkarmak
    oltayı yutmak : aldanmak
    omuzlamak : alıp götürmek,sırtlayıp kaçırmak,aşırmak
    orostopolluk : kurnazca iş,dalavere,dolap
    ortaya balgam atmak : bir iş kıvamında iken herkesin zihnini bulandıracak bir söz söylemek
    ot : esrar

    Ö

    öküz : cıvalı zar
    ölüsü kınalı : iyi gitmeyen bir iş için sövgü yerine kullanılır
    ördek : uzun yolculuklarda sürücülerin yollardan aldıkları yolcu
    ötmek : 1.anlamsız,boş konuşmak 2.kusmak

    P


    palas : 1.rahat,kolay 2.kolaylık gösteren,hoşa giden
    pantuflacı : dolandırıcı,yankesici
    papaz uçurmak : içkili eğlence düzenlemek
    parlak : yüzü güzel oğlan
    parlatmak : içki içmek
    pas vermek : kadının,bakışı ve davranışı ile erkeğe cesaret vermesi
    paspal : kötü cins esrar
    pata çakmak : askerce selam vermek
    payandaları çözmek : ayrılmak,kaçmak,uzaklaşmak
    perdahlamak : 1.birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak 2.sövmek,küfretmek
    pestil : hasta
    peygamber öküzü : aptal,ahmak,budala
    pırpırı : uçarı,hovarda
    pilaki : aptal,ahmak
    piliç gibi : güzel ve sevimli kız
    pinpon : yaşlı,çökmüş
    piyaz : bir çıkar sağlamak için söylenen övücü söz
    piyazcı : yüze gülücü,içten olmayan davranışlarda bulunma
    piyazlamak : bir çıkar sağlamak için birini aşırı övmek
    plak bozulmak : can sıkmak
    postu deldirmek : kurşunla vurulmak



    R

    racon : 1.yol,yöntem,usul 2.gösteriş,fiyaka
    racon kesmek : 1.görünüşe göre hüküm vermek 2.gösteriş yapmak
    rampa etmek : birinin içki masasına çağrılmadığı halde oturmak
    röntgenci : kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı olan erkek
    röntgenlemek : kadınları gizlice gözetlemek
#09.04.2009 09:18 0 0 0
  • S

    sağmak : aldatarak parasını çekmek
    sağmal inek : aptal yerine konularak kendisinden sürekli çıkar sağlanan
    saksı : baş,kafa
    sallamak : vurmak,tokatlamak
    sallamamak : önem vermemek
    saloz : salak
    salozlaşmak : salak durumuna düşmek
    saraka : alay istihza
    sarakaya almak : alay etmek
    sepet havası çalmak : işinden çıkarmak,sepetlemek
    sigortası atmak : çığrından çıkmak,kötüleşmek
    sinek avlamak : işi veya müşterisi olmamak,boş oturmak
    sivil : çıplak
    sökmek : çıkagelmek
    su kaçırmak : baş ağrıtmak,can sıkmak
    su koyuvermek : cıvıtmak,sözünde durmamak
    sulamak : ödemek,vermek,harcamak
    sulanmak : imrendiğini açığa vurmak
    süt : benzin,mazot
    süzme : kötü,aşağılık,malın gözü

    Ş

    şaban : aptal,alık,saf,şaşkın,budala
    şapa oturmak : içinden çıkılması güç bir duruma düşmek
    şarj etmek : bir şeyi anlamaya,kavramaya çalışmak
    şaşkoloz : şaşı veya şaşkın kimselere hakaret yollu söylenir
    şavalak : aptal,alık,sersem,budala
    şinanay : yok
    şişlemek : kama,çakı gibi bir araçla yaralamak
    şişmek : bozulmak,bozum olmak,utanmak
    şorolap : yalan

    T

    takmak : 1.önemsememek 2.borç bırakmak 3.sınavını başaramamak
    tayfa : bir adamın yanında bulunan yardakçıları
    tekke : esrar içilen üstü kapalı yer
    teklemek : kekelemek
    temize havale etmek : kısa yoldan çözümlemek
    tıkır : para
    tıngır : para
    traş : yalan,asılsız,bıktırıcı söz
    tırtıklamak : aşırmak,çalmak
    tiye almak : biryle alay etmek,eğlenmek
    toka etmek : vermek
    topu atmak : sınıfta kalmak
    torpillemek : sınıfta kalmak
    toslamak : para vermek
    tuzlayalım da kokmasın : birine,düşüncesinde aldandığını ve aklının bir şeye ermediğini anlatmak için kullanılır
    tünel geçmek : aklını yaptığı işe vermemek
    tütsü : içki
    tütsülemek : içki içmek,sarhoş olmak
    tütsülü : sarhoş
#09.04.2009 09:20 0 0 0
  • U

    uçlanmak : vermek
    uçurmak : gizlice alıp gitmek
    uydu : birşeye bağımlılığı olan
    uydulaşmak : uydu durumuna gelmek
    uydurmak : cinsel birleşmede bulunmak

    Ü

    üç buçuk atmak : çok korkmak
    üstünden geçmek : ırzına geçmek
    üşütmek : delirmek,saçmalamak
    üşütük : aklını yitirmiş,saçmalayan kimse

    V

    vamp : erkek peşinde koşan kadın
    vardakosta : iri yarı ve gösterişli kadın
    varta : tehlikeli durum
    vartayı atlatmak : tehlikeden kurtulmak
    voli : vurgun,kazanç,kar
    voli çevirmek : tuzağa düşürmek
    voli vurmak : vurgun vurmak
    volta : aşağı yukarı gidip gelme
    volta atmak : bir aşağı,bir yukarı dolaşmak
    volta vurmak : bir aşağı bir yukarı dolaşmak
    voltasını almak : kaçmak,çekilmek,gitmek
    voyvo : alay ederek sataşmak için söylenir
    vurmak : 1.yolsuzca para almak,soymak 2.içki içmek

    Y

    yağcı : dalkavuk
    yahudi : cimri
    yaş : kötü,korkulu,zor
    yaylanmak : çekilip gitmek
    yemlik : kumarda kandırılıp parası alınan kimse
    yeşermek : çok beklemek
    yeşillenmek : 1.birine karşı duyduğu cinsel isteği kendisine sezdirmek,sarkıntılık yapmak 2.başkasının malında gözü olmak,elde etmeye çalışmak
    yırtık : utanması çekinmesi olmayan
    yolunu bulmak : yasal olmayan yollardan kazanç sağlamak
    yollu : kolayca elde edilen kadın
    yutmak : iyice eksiksiz olarak öğrenmek
    yüklü : 1.çok sarhoş 2.varlıklı,paralı
    yürümek : ölmek
    yürütmek : habersiz almak,çalmak

    Z

    zamazingo : dost,metres
    zamkinos : 1.adı birden hatırlanamayan küçük,değersiz şeyler için kullanılır 2.dost,metres 3.kaçma
    zamkinos etmek : kaçmak
    zarta : yellenme
    zartayı çekmek : ölmek
    zemzem kuyusuna işemek : adı anılsın diye herkesi iğrendirip kızdıran kötü bir iş yapmak
    zımbalamak : bıçaklamak,öldürmek
    zırtapoz : zıpır,utanmaz,saygısız,hayta
    zırtapozluk : haytalık
    zirzop : aklına eseni yapan
    zirzopluk etmek : uygunsuz,yakışıksız davranışlarda bulunmak
    zokayı yutmak : aldatılıp zarara sokulmak
    zom : 1.olgun kimse 2.çok sarhoş olan
    zom olmak : çok sarhoş olmak
    zula : kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer
    zula etmek : çalmak,aşırmak
#09.04.2009 09:22 0 0 0