Hiçbir ülke ile kara sınırı olmayan Japonya, dünya tarihinin en eski hanedanlarına ve kültür tarihine sahip olan ülkelerinden biri. Bu güçlü geçmişiyle pek çok akıma da ilham vermiş.



Kelime anlamı güneşin kaynağı olan Japonya, mimaride sakinliğe ve sadeliğe ilk sırada yer veriyor. XVI. yy. Japon evlerinde fiziksel rahatlık ikinci plana atılıyor. Çıplak ayakla gezilen mekánlar, minimum mobilya ile dekore ediliyor. Geleneksel Japon evlerinde mimariyi malzeme yaklaşımı belirliyor. İplerle bağlanan kiaki ağacının sazlarından yapılan çatılar ve tatami hasırından zeminler, kağıt kapılar evlerin ana malzemeleri arasında. Evlerin metrekareleri, her biri yaklaşık 180x90 cm. olan tatamilerin boyutlarıyla ölçülüyor. Örneğin bir kapı eşiği iki tatami yüksekliğinde ve bir tatami eninde olmalı.

Modern Japon evlerinde ise durum biraz daha farklı. Paslanmaz çelik, brüt beton ve seramik kullanılarak inşa edilen evler, şiirsel bir görünüme sahip. Özellikle, çağdaş Japon mimarisinin ustası Tadao Ando’nun yapıları bu konu için iyi bir örnek. Görsel zenginlik ve renk açısından, geleneksel Japon tarzı daha çok dekoratif öğeler barındırıyor.



Kağıt fenerler, Japon kuş desenleri, kiraz ağacı çiçekleri, kırmızının yoğun kullanımı, alçak sehpalar, ham ipek bölme paneller ve çay sanatının bir sonucu olarak tasarlanan seramik çaydanlıklar ve fincanlar bu dekoratif öğelerden en belirgin olanları. Japon çiçek düzenleme sanatı ikebana’nın da iç mekán tasarımlarında önemi büyük. Çünkü Japon kültüründe doğaya olan saygı, günlük yaşamı yönlendiriyor.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 419
favori
like
share
AYIŞIĞI Tarih: 10.04.2009 00:44
paylaşım için teşekürler hayatım