Hayat, kimimizi yıpratır, kimimize yenilik sunar, kimimize yeniden doğma imkanı verir. Hayat içinde sevgi, mutluluk, huzur, heyecan, kin, nefret gibi duyguları barındıran yaşamın adıdır. Bu kadar duygunun olduğu bu düzende hiç bir hayat bir başka hayata benzemez. Herkesin başka hayatı, başka bir hikayesi olur. Kiminin hayatı güzel iken başka birisinin hayatı tamamen yıkılmış olabilir. Etrafımızda yaşanan olaylar hepimizi etkiler. Peki siz kötü bir hayatın içinde olursanız nasıl etkilenir ve davranırsınız?
Artık hayata başka bir açıyla bakarsınız, dışarıdan ne kadar iyi gözükseniz bile siz hem kendinizi hemde hayatı kandırmaya çalışırsınız. Dışarıdan iyi gözükerek kimseye çaktırmadan ağlarsınız. Artık hayatı suçlayamazsınız, kendinize gelmiştir suçlama sırası. Derdimi dinleyen birisi olsada anlatsam dersiniz, içimi döksemde rahatlasam. hepinizin hiç istemediği yanlızlık rüzğarları esmeye başlar etrafınızda. ikinci yol iyimserliğe başvurursunuz. herşeye iyi tarafından bakarak kendinizi teselli edersiniz. şu güzel, bu dahada güzel diyerek kalmaz elinizde artık güzel şeyler. kötümserlik gelir ardından hemen. şu dahada kötü, şu böyle olmasaydı ve keşkeler say say bitmeyen kötü olaylar. sorarsınız artık kendinize neden hayatımda bu kadar kötü olay var? nerde yanlış yaptım? dersiniz.
Bu seferde olaylar düzelir diye umutla beklersiniz. umut filizinizin açıp çiçeklenmesini istersiniz. masallarda olduğu gibi mutlu sonla bitecekmi hayatım dersiniz.belkide umudunuz bile kalmaz artık. yıkılmış, yıpranmış, yağmalanmış bir hayatınız olur. suçlama sırası çevrenizdekilere gelir. dışarıya sataşıp rahatlamaya çalışırsınız. ama umudunuz biraz olsun kalırsa, bu hayata bile savaşa hazır bir asker gibi olursunuz. eger hala mutsuz ve yenikseniz, ağlayın içinizdeki dert ve kederi gözyaşlarınızla dışarıya akıtın. çünkü hayatta ağlamak gerek bazen aciz olarak değil, güçlü olarak.


Meltem Çalışkan

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 859
favori
like
share