Cumhuriyet, 7 Mayıs 1924 tarihinden beri Türkiye'de yayımlanan günlük gazetedir. Okuyucuları tarafından CUMOK adında, bir sivil toplum hareketi kurulmuştur. Cumhuriyet, haftalık ortalama satışlarda 17. sıradadır.[1]
Gazete, 7 Mayıs 2008 tarihinde 85 yılı geride bırakmıştır.

Kuruluş ve İsim

Cumhuriyet gazetesinin isim babası Atatürk'tür. Yeni Gün ü yayımlamakta olan Yunus Nadi (Abalıoğlu), 7 Mayıs 1924'te Cumhuriyet i iki ortakla (Nebizade Hamdi ve Zekeriya Sertel) birlikte kurdu. Türkçe yevmi gazete, idare yeri İstanbul Cağaloğlu. Gazeteyi yönetmesi için Zekeriya Sertel'i görevlendirdi. Hüseyin Cahit (Yalçın)'in Tanin i, Velid Ebüzziya'nın Tasvir-i Efkâr ı, Ahmet Emin (Yalman)'ın Vatan ına karşı yayına başlayan gazete o zaman için 1 milyona yakın nüfuslu şehirde 7 bin adet satıyordu. On yıl sonra tirajı 25 bine, 1939'da 62 bine çıktı.
İlk fiyatı 3 kuruş. 1926'da 5 kuruş, 1943'te 8-10 kuruş.
Baskı, elle dizilip rotatiflenirdi. İlk defa 1930'da linotip baskıyla resimlerle yayınlandı. Gazetenin başlığının yazı tipi hiç değişmedi, sadece u harfiyle t harfinde küçük değişiklik yapıldı.
Dağıtımı 1934'e kadar Artin Efendi yaptı. Ayrıca posta yoluyla abone sistemi vardı. O yıllarda gazeteler İstanbul'da toplanmıştı. Dağıtım ulusal çapta olmadığından bir günün gazetesi Eskişehir'den sonra ertesi gün elde olurdu. Ankara'dan sonra ise bir haftalık gazete okunurdu.
Reklamlara Latin alfabesine geçişle 1928'de çağdaşlaşma hakim oldu. 1930'da küçük ilanlara başladı. Aynı yıl ilk renkli ilanı aldı. 1930'da ilk renkli fotoğrafı yayınladı. Fotoğrafçılar Namık Görgüç, Selahattin Giz idi.
Yunus Nadi 1924'ten 1945'e kadar başyazardı, bazen Zekeriya Sertel, Yakup Kadri, Abidin Daver, M.Nermi, Şükrü Kaya da başyazı yazdı. Yunus Nadi'den sonra 1988'e kadar gazetenin başyazarı oğlu Nadir Nadi Abalıoğlu oldu, diğer oğlu Doğan Nadi Abalıoğlu fıkra yazıyordu.
İlk sayılarda yazarlar Ziya Gökalp, Aka Gündüz, Hasan Bedreddin, Reşat Ekrem Koçu, Ahmet Rasim, Peyami Safa, Ahmet Refik, İsmail Habip, Abidin Daver, Cenap Şahabettin, Vedat Nedim, Halit Ziya, Cevat Fehmi Başkut, Mümtaz Faik, Fuad Köprülü, Halit Fahri idi.
İkinci sayfa bilim adamlarının yazılarına ayrılmıştı. Bu gelenek sürdü.
İlk sayıda Yunus Nadi'nin sunuşu ve Mustafa Kemal ile yaptığı röportaj vardı. 1928'den sonra ilk sayfada Ramiz karikatürü yer aldı. 8 sayfalık gazete, 40'larda 4 sayfaya indi.

İlk kapatılma 29 Ekim 1934'de 10 gündür. 1940'de hükümetin yayın politikasına aykırılıktan 90 gün kapalı kaldı.

Özel sayfaları içinde çocuk, kadın, moda, sinema, iktisadiyat, tayyarecilik, askeri bahisler, tarih, spor, ilmi musahabe, mizah, röportaj sayfaları vardı. 1933'te 10. Yıl, 1938'de 15. Yıl ekleri verdi. 1936'da Mimar Sinan, Çanakkale özel sayıları. Haftanın filmleri sayfası 30'da başladı. Latin harfli gazeteye geçişte promosyon da başladı, ucuzluk kuponları verildi. Güzellik ve müzik yarışmaları düzenledi. 1932'de Keriman Halis'in dünya güzeli seçilmesiyle satış arttı.

En etkin kampanya Menemen'de şehit edilen Kubilay içindi. (23 Aralık 1930). 1935'te gazete yanında kitap da yayımlandı. 1925'de gazetenin Fransızca baskısı Le Republique adıyla çıktı. Cumhuriyet yayına başlarken kapatılan Yeni Gün 1931'de tekrar çıkarıldı.

Politikası, kuruluştan 2. Dünya Savaşı'na kadar CHP'yi destekledi, Yunus Nadi 39 seçimleriyle meclisteydi, 6 dönemde İzmir, Menteşe, Muğla mebuslukları yaptı. Abidin Daver ile Yunus Nadi 1943'de aday gösterilmediler. II. Dünya Savaşı'ndaki tutum sebebiyle Yunus Nadi CHP'den DP'yi desteklemeye yöneldi. 28 Haziran 1945'de Yunus Nadi vefat etti. Mirası Cumhuriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'ne geçti.

1 Temmuz 2008 sabahı, Ergenekon örgütü soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün talimatıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün Terörle Mücadele Şubesi tarafından gazetenin yeni açılmış Ankara bürosu aranmış ve Ankara temsilcisi Mustafa Balbay da evinden gözaltına alınmıştır. Gazetenin Ankara bürosundaki araştırma sona ermiş; emniyet güçleri 2 dizüstü bilgisayar, 1 bilgisayar kasası ve Mustafa Balbay'a ait bazı belgelere, savcılığa teslim etmek üzere tutanak tutarak el koymuşlardır.

Siyasî Olaylardaki Tutum

- Ağustos/Kasım 1930'da, 99 günlük Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyinde SCF'ye destek verdi.
- 1939-1943 arasında Nasyonal Sosyalizm'i ve Alman yayılmacılığını destekledi.
- 1946'dan 1954'e kadar Demokrat Parti'yi destekledi, 1954'ten sonra DP'ye cephe aldı.
- 27 Mayıs darbesinini destekledi. 27 Mayıs 1960'daki manşeti: Kahraman Türk ordusu bütün memlekette dün gece sabaha karşı idareyi ele aldı, maksat tarafsız bir idarenin nezaret ve mürakebesi altında süratle yeni seçimlere gitmek ve bu adil seçimler neticesinde hangi taraf kazanırsa idareyi onun ellerine devretmektir. Askeri idare bildiriliyor: Bütün ittifaklarımıza bağlıyız, NATO'ya ve CENTO'ya inanıyoruz ve bağlıyız. Cumhurbaşkanı, meclis başkanı ve bakanlar ordumuzun muhafazası altına alındı.
- 1960'larda gazete Milli Demokratik Devrim çizgisindeydi. 1962'de Vatan'da yazan İlhan Selçuk gazeteye transfer edildi. Şadi Alkılıç'ın sosyalizm yazısı üzerine gazetede tasfiye başladı. Nadir Nadi çekildi. 1,5 yıl gazete Nadir Nadi'sizdi. Önce Cevat Fehmi Başkut, ardından Ecvet Güresin gazeteyi yönlendirmeye çalıştı. 60'lı yıllar öğrenci hareketleri ve devrimler çağıydı. Cumhuriyet de bu gidişe göre kabuk değiştiriyordu. TİP haberleri başka basında yer almazken Cumhuriyet yer verdi.
- 12 Mart muhtırası ile oluşan askeri darbeyi önce 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile beklediği Milli Demokratik Devrim zannedip destekledi, sonra muhalif kaldı. 13 Mart 1971 tarihli Cumhuriyet'in manşetinde 'Devrimci Ordu' ifadesi ile birlikte Komutanların ültimatomu üzerine Demirel istifa etti. Ordu şartları uygulanmazsa yönetime el koymaya kararlı olduğunu bildirdi. Demirel: Muhtıra ile anayasa ve hukuk devleti anlayışını bağdaştırmak mümkün değildir. Ankarada genel kanı: Yeni başbakan partiler dışından olacak.ifadeleri vardı.
- 12 Mart döneminde İlhan Selçuk tutuklandı.[5] Askerler Faruk Gürler-Muhsin Batur ve Cevdet Sunay-Faik Türün kanatlarıyla yönetimde farklı yöntemleri tartışırken gazete içinde de darbe oldu. Nadir Nadi çekildi. Okurların protestosuyla gazetenin tirajı 50 binlerin altına düştü. Sıkıyönetim devrinde gazete sıkı takipteydi. İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünü desteklediği gerekçesiyle Ziverbey köşkünde sorguya çekildi. Nadir Nadi yazarın eski yazılarını bastı. Cumhuriyet 1975'de toparlanmışken bu defa Milliyetçi Cephe'nin kışkırttığı ülkücülerle, ve gazeteyi boykot ettiren Dev-Sol'un muhalefetiyle karşılaştı. Tirajı tekrar 100 binlerden aşağı düştü. Dev-Yol daha sert çizgide Demokratı çıkardı, Cumhuriyetin bir kısım okurunu çekti.
- 12 Eylül darbesinde yine aynı kader. Önce askerleri destekledi, 1982 sonlarına doğru eleştiriye başladı. 12 Eylül 1980 nüshası birinci sayfa başlıkları: Parlamento ve hükümet feshedildi. Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Tüm yurtta sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı kondu. Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı. Bu dönemde gazetede Turgut Özal döneminin etkileriyle karışıklıklar çıktı. Nadir Nadi'nin vefatından sonra gazete iyice karıştı. Satış 30 binlere düştü.
- 7 Kasım seçimlerinde tarafsızdı. 7 Kasım 1983'deki birinci sayfa: ANAP kazandı, tek başına iktidar çoğunluğu Özal'da, HP ikinci, MDP üçüncü parti oldu, kesinleşen milletvekilleri ANAP 204, HP 107, MDP 70.
- 28 Şubat post modern darbesini destekledi. 90'larda SHP'yi destekledi. 1992'de yeni yönetim gazetenin başına geçti. 63 ve 71'deki sağ darbelerden sonra gazete içinde bu defa liberal bir darbe yapılmak istenmiş, bu da geri tepmişti. Cumhuriyet yine İlhan Selçuk'la eski çizgisine döndü.
- Gazete 2007'deki Cumhurbaşkanlığı seçimi için birçok tepki göstermiştir. "Tehlikenin farkında mısınız?" görseliyle büyük yankı uyandırmış olan gazete "Saatler 100 yıl geri alınıyor" sloganıyla da yola çıkarak birçok reklam girişiminde bulunmuştur.


Gazete yazarlarının öldürülmeleri

1979 yılından bu yana, Cumhuriyet yazarlarına yönelen suikast saldırıları sonucu 7 yazar öldürüldü, 1 yazar da felç oldu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyoloji Enstitüsü Başkanı ve yazar Prof. Cavit Orhan Tütengil, 7 Aralık 1979 tarihinde Levent'te bulunan bir İETT durağında, silahlı dört kişi tarafından öldürüldü.[6] Tütengil'in cenazesinde çıkan olaylarda yaralanan TRT yapımcısı ve yazar Ümit Kaftancıoğlu, 11 Nisan 1980 günü Mecidiyeköy'de iki kişinin silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti.[6] Cinayetin sorumlusu olarak yakalanan Ülkücü militan Ahmet Mustafa Kıvılcım ömür boyu hapse mahkûm oldu.[6] İstanbul Üniversitesi Anayasa Kürsüsü Doçenti ve yazar Server Tanilli, 7 Nisan 1974 günü evine giderken uğradığı silahlı saldırı sonucu felç oldu.[6] Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi eski öğretim üyesi ve SHP Parti Meclisi Üyesi Prof. Bahriye Üçok, 6 Ekim 1990 tarihinde evine gönderilen bir kargo paketinin patlamasıyla öldü.[6] Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı ve yazar Muammer Aksoy, 31 Ocak 1990 günü Ankara'daki evine giderken öldürüldü.[6] Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara'daki evinin önünde park ettiği otomobiline binerken patlayan bomba sonucu öldürüldü.[6] Sinemacı ve yazar Onat Kutlar, 30 Aralık 1994'te The Marmara Oteli'nin pastanesinde meydana gelen patlama sonucu ağır yaralandı ve olaydan 12 gün sonra yaşamını yitirdi.[6] Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı, eski kültür bakanı ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999 günü Ankara'daki evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Gazete, olayın bir gün ardından yayımlanan "Fotoğrafın üzerindeki çarpı" manşetli haberinde, "Türkiye'yi ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyen gericiler, Cumhuriyetin aydınlanmacı, ilerici yazarlarını" her zaman hedef gösterdiklerini vurguladı.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2753
favori
like
share
paye Tarih: 05.06.2009 15:59
aşırı uç kesimde olupta tarafsız olan olabilirmi
keskinkilic_68 Tarih: 04.06.2009 16:46
ne zaman irtica çığırtkanlıkları başlasa veya cumhuriyet elden gidiyor! dense gider bir tane alırım bakalım bu sefer hangi senaryo ve oyuncular kadroya dahil edilmiş diye.

bazı dikkate aldığım yazarları var arasıra internet üzerinden göz atarım. eskiden daha çok kendi fikirlerine sahip olan yazar vardı. şimdi birbirlerinin kuyusunu kazaıolar.

paylaşım için teşekkürler
MaRaBoGLu61 Tarih: 04.06.2009 13:17
Çocukluğumdan beri soğuk gelmiştir bana, ismi büyük kendisi soluk resimsiz bir gazete
Kibilir belki siyasi görüşlerimiz farklı olduğundan ön yargılı olmuş olabilirim
Hayatımda hiç Cumhuriyet gazetesi satın alıp okuduğumu hatırlamıyorum
Bundan sonrada almayacağımı garanti ederim
Teşekkürler serap Farklı bir paylaşım olmuş
oddly Tarih: 04.06.2009 11:31
şimdiki siyasi parti gibi aynı
M.Kutsi Çil Tarih: 03.06.2009 21:34
Çocukluğumda bir cumhuriyet gazetesi vardı."Eğer Cumhuriyet yazıyorsa o haber doğrudur" denirdi.Dürüstlüğü ile tanınırdı.Ama bugün o eski cumhuriyetin yerinde yeller esiyor.