İstatistik konusu Türklerde ve ülkemizde uzun bir geçmişe sahiptir. Tarihi belgelerden Selçukluların ve İlhanlıların nüfusla ilgili bilgiler topladıklarinı ve nüfus sayımları yaptıklarını Öğrenmekteyiz. Osmanlı İmparatorluğu'nun yeni kurulduğu sıralarda nüfusla birlikte tarım ve araziye ait bilgi toplamaya özel önem verilmiş, 1326-1360 ve 1360-1389 yılları arasında toprak ve nüfus sayımları yapılmıştır.Daha sonra Kanuni Sultan Süleyman genel bir sayım yapılması için çalışmaları başlatmış ve bu sayımın her yüzyılda bir tekrarlanmasına ilişkin maddenin Kanunname'de yer almasını sağlamıştır. Başarı ile sonuçlandırılan ilk nüfus sayımı 1831 yılında, 2. Mahmut döneminde yapılmiıştır.

19. yüzyılın başından itibaren ademi merkeziyet sistemine dayalı olarak merkezde her nezarette, tasrada ise vilayet ve kazalarda istatistik büroları açılmış ve bu çalışmaları takip ve kontrol etmek için de ayrı bir merkezi organ kurulmuştur. 1891 yılında yürürlüğe giren "Bab-ı Ali İstatistik Encumeni Nizamnamesi" uyarınca Bab-ı Ali'de Merkezi İstatistik Encumeni kurulmuş ve istatistik hizmetleri kanuni bir esasa bağlanmıştır. 1918 yılında çıkarılan yeni bir kanunla istatistik faaliyetleri Sadaret'e bağlı İstatistik Mudiriyeti Umumiyesi bünyesinde toplanmış, kanunun uygulaması bir yıl devam ettikten sonra yürürlükten kaldırılmış ve eski sistem Cumhuriyet Dönemi'ne kadar devam etmiştir.

Modern anlamda ve bilimsel temel ve ilkelere bağli olarak istatistik hizmetlerinin özel bir kanuni statü içinde belli bir ihtisas kuruluşunun sorumluluğuna verilişi ancak cumhuriyetin ilanindan sonra, 1926 yılında Basbakanlığa bağlı Merkezi İstatistik Dairesi'nin kurulmasıyla gerçekleştirilmiştir. Merkezi İstatistik Dairesi'nin, Cumhurbaşkanı Atatürk'ün direktifleriyle kurulmuş olması, Büyük Önder'in, cumhuriyetin daha ilk yıllarında bir istatistik kuruluşunun ülke için önem ve önceliğini gördüğünü ortaya koymaktadır. Merkezi İstatistik Dairesi daha sonra İstatistik Umum Müdürlüğü ve İstatistik Genel Müdürlüğü adını almış ve birçok genel sayımla sayısı yüzleri aşan anketler yapmış, ayrıca başta ekonomi, toplum ve kültür olmak üzere hemen her konuda sürekli yayın çıkartarak istatistik alanında gerek duyulan bilgileri sağlamaya çalışmıştır.

Daha sonra 13 Haziran 1962 tarih ve 53 Sayılı Kanun uyarınca İstatistik Genel Müdürlüğü'nün reorganizasyonuyla Başbakanlığa bağlı Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) kurulmuştur.

Bir ülkenin istatistik altyapısı ile demokrasisi arasında cok büyük bir bağımlılık vardır. Demokrasi açıklık demektir, dolayısıyla bilgi akışı demektir. Bilgi akışı ise ulusların birbirleriyle bütünleşmelerini ve dünya düzeni içinde etkin bir rol almalarını sağlar. İstatistiğin bu önemi nedeniyle Devlet İstatistik Enstitüsü'nün Görev Yetki ve Kuruluşu Hakkında 53 Sayılı Kanun, devlet teşkilatının yeniden yapılanması çerçevesinde, gelişen yeni durum ve ihtiyaçlarda gözönüne alınarak 8 Haziran 1984 tarihli 219 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmiş ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin bazı maddeleri de, 357, 367 ve 403 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle yeniden düzenlenerek bugünkü konumuna getirilmiştir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1494
favori
like
share
ChE Tarih: 13.04.2009 12:39
istatistiklerin düzgün tutuldugundan şüpheliyim ama ben