Bugun yolda yürürken; yanımdan geçen bir anne ve oğlunun tartışmasına kulak misafiri oldum.Annenin oğluna kızgın bir sesle bağırdıgını duydum.Bunun sebebi ise çocuğunun derslerinin kötü oluşuydu.Bende bundan esinlenerek toplumumuzdaki öğrenciler üzerindeki baskıyı ele almak istedim.Başta gelen ilk baskı şekli aile baskısı olarak görüyorum.Ve bazı ailelerin çocuklarına seçme şansı bile tanımadığı okullara, bölümlere yolluyorlar.okula giden bir çocuğa oğlum okula git vali ol.

Eğer okuyup vali olmazsan çıkma karşıma.Yahut seni bu kadar okutuyoruzda inşallah avukat olmadan karşıma çıkmazsın tarzı cümleler küçük yaştaki çocukları çok etkiler ve bu meslek dalları üzerine odaklanırlar.Örneğin hiç küçük yaştaki bir çocuğa büyüyünce ne olacak diye sorulduğunda ben pskolog olacağım diyen bir çocuğa rastlamadım.Ya doktor, ya mühendis yada avukat olmak isterler.Nedeni ise ailenin meslekler üzerindeki yönlendirmesidir.
oss_sinav_ogrenci



başka ele alacağım konu ise çalışma tarzına karışılması.Kimi öğrenciler, sabah çalışarak daha iyi anlar kimileri ise gece uykusundan kısarak geç saatlere kadar çalışarak.Mantıklı olanı tabiki sabah çalışmaktır.Fakat öğrencinin sabah çalışası yoksa çalışmaz.Yani içinden gelmezse sabah kalkmasının bir anlamı yoktur.Gece çalıştığında ise içinden gelerek çalıştığından daha fazla verim alır.Ve başarılı olur.
Çocuklar, soğuk havada sıcak bir bardak çaya benzerler.Ne fazla gevşeteceksin elinden eğer gevşetirsen çay elinden düşer.Ve soğuk havada donarsın.Çok fazlada sıkmayacaksın.O zaman yanarsın.Lakin orta yolunu bulacaksın.Hafifçe ve okşar gibisine…


alıntıdır

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 440
favori
like
share