düştün yine yüreğimin sılasına
saklarken yastık altı dul bir hayatı
ihtilal kıyısında ötelenmiş sevdalar
bir ben ki tepeden tırnağa illegal
içimi acıtan temmuz direnişleri
delik cebimde düş eskileri
benden çalma sen kimlikli
sen yasalımdan gittin gideli…

aklımın kırbaçları işkencede bu gece
geceye çözülürken yalnızlık
kapasitemi aşmış bir esmer bakış
her açmazımda türkülenirsin dilimde
yüreğime denk düşen zamansız ikliminde
kaç zamandır bilinmez
sana çıkar her kaçış…

sen şimdi geceme bezirganbaşı
sokak oyunlarında kirlettiğim çocukluk
her unutulan oyun misali
sana düştü yitirilmiş tüm yollar
beni bu yollarda bıraktın hiçliğine
açtığımız kapılar kendimize kapandı
çıkılmayan yolculukta yorulduk ...

gecenin yırtmacından dolarken soğuk iliklerime
üşüyorum.
Bilmediğin bir yerde bildiğin her şekliyle
Sök al gözlerini gözlerimden mümkünse
düşerken tüm bildiğim küfürler dilime
kirlenme...


şimdi sana ateist kesiliyor tüm benler
irkildiğin iktidarı da bıraktım sana
greve düşürmüşken komünist bir sevdayı
tekelime salma yüreğini
topla kendini benden
gerek yok tenindeki coğrafyada arınmaya
zaman akıyor
ağ/da/laşıyor sevdalar
ıradığım koynundan
sal beni ülkemin dağlarına
yeniden soyunayım eşkiyalığa...

Şiirin Hikayesi

İçinden içime bir yol var mı bilinmez ama. “Gidiyorum” dediğinde öldüm ben. Ağlar mı sizin orda ölüler.
Dudağımın kenarından bir hayat sızar sana doğru. “Dur” diyebilsem öfkeme. Çok zormuş terk etmek edinilen alışkanlıkları. Kaldı ki sigarayı bile bırakamıyorum ben. Bir davanın ateşinde yakalamıştım seni. Ülkem gibi karış karış ezberlemişken toprağını, özgürlük kokan saçlarında
Saklı uçurtmalarım. Arzulamadığım bir biçimde uzuyor hayat inadına..her ölümün yaşanmamışlıkları defterime yazılıyor sanki . tanrı zaman hediyesine boğuyor beni. İçinde sen olmayan. Sınıyor belki de verdiği sabrı . Uzadıkça sana zayıflayan bir imanla duruyorum oysa divanında.
Sen görmüyorsun ve duymuyorsun. Bilmediğin her dille ağlıyorum ben. Hiç okumayacağın şiirler yazıyorum sana.
Şimdi kalkmış “özelimsin” diyorsun..attığın her adım benim. Oysa seni ben kalabalık bir kentin ağzı kalabalık insanları arasında bırakalı çok oldu. Kaldırım taşlarını bile hatırlamadığım. Oysa sana her gelişimde nasıl sayardım. Biliyorum. Şimdi benden betersin.
Kalabalığın içinde “sessizliğinde sızmış bir adam”. Her zaman susmaz mıydın. İşte sana bütün “sus”ların meydanlarını bırakıyorum. “Sus”larını haykırabilirsin.
Oysa seni ben tüm yasaklarım gibi sevmiştim. Dilime yasak kesilen şarkılarımda, yasallığı olmayan kitap satırlarında yakaladığım sevda gibiydin. Vazgeçilmesi mümkün olmayan.
Önce kavgasına duran, sonra aşka soyunan… hiç anlatılmadan tanıdığım , bildiğimdin oysa.
Ve bana hiç şiir okumayan.

Sahi. Kime yazmıştın sen onca şiiri.

Sevgi Kaya

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 392
favori
like
share
Ghost Rose Tarih: 04.03.2010 18:22
Çok güzeL
emegine sağLık canm..
ozgurluk_5643 Tarih: 17.04.2009 05:32
Tek kelimeyle Harika bir şiir bu güne kadar okumadığım için üzüldüm paylaştığın için teşekkür ederim heval
sevil1903 Tarih: 16.04.2009 22:07
emeğine sağlık,güzeldi(:
COCO Tarih: 16.04.2009 22:06
Ellerinize sağlık.:3:
EZqiiiii Tarih: 16.04.2009 20:50
Bilmediğin bir yerde bildiğin her şekliyle

Sök al gözlerini gözlerimden mümkünse
düşerken tüm bildiğim küfürler dilime
kirlenme...

Emeqine saqLık HayaLcim tşkLer..
MiSS-FENER Tarih: 15.04.2009 21:51
zaman akıyor
ağ/da/laşıyor sevdalar
ıradığım koynundan
sal beni ülkemin dağlarına
yeniden soyunayım eşkiyalığa...

Yüreğine Sağlık Canım Çok Güzeldi..
Gundii Tarih: 15.04.2009 19:10
şiirden pek ..anlamam biliosun
ama güzeldi ..bu emeqine saglık ..apla
Şayeste Tarih: 15.04.2009 09:00
Neresinden alıntı yapacağımı şaşırdım..
Bütünüyle çok çok güzel bir şiir..
Hikayesi de öyle..
Güzel yüreğine sağlık canımm..