Hayvan Hakları Hayvanlara Yapılan Yanlışlar İnsanların Doğaya Olan Zararları Çevremizi Koruyalım Doğamızı Koruyalım

Hayvan Hakları ile ilgili araştırma yaparken çeşitli forum ve yorumları okudum. Durum yer yer sevindirici, bazen ise tüyler ürpertici İşte buyurun;

Milyonlarca insanın açlık, hastalık, fakirlik ve en önemlisi adaletsizlik yüzünden acı çektiği bir dünyada, kendilerini hayvanların korunmasına, beslenmesine ve haklarına adayanları anlamıyorum, hayvan haklarını korumaya harcayacağınız enerjinizi ve paranızı ihtiyacı olan insanlara harcamaktan neden çekiniyorsunuz? Bazen tüm bunların gösteriş olduğunu düşünüyorum

Böyle bir görüşü okuduktan sonra soruyorum kendime; Şimdi nasıl bir yazı yazmalıyım?

Evet, insanların yaşadığı 4 kıtada da fakirlik, adaletsizlik ve hastalık var. Bunlar sadece bizim ülkemize özgü sorunlar değil elbette. Peki, bu sorunların varlığı yüzünden hayvan haklarını ve onların korunma haklarını hiçe mi saymalıyız? Kusura bakmayın, biz yokuz!

Bizim gibi düşünenler için buyurun; dünyada ve Türkiye de hayvan hakları dosyası İnsan olduğumuzu biraz daha anlamak için


[font=Verdana]Dünya onların hakları olduğunu kabul etti

Avrupa Topluluğu üyesi olan devletler 13 Aralık 1968 tarihli Uluslararası Taşımada Hayvanların Korunmasına ilişkin Avrupa Anlaşmasını, 10 Mart 1976 tarihli Tarımsal Hayvan işletmelerindeki Hayvanların Korunmasına İlişkin Avrupa Anlaşmasını yaptı. Hemen bir yıl sonra 21-23 Eylül 1977'de Uluslararası Hayvan Hakları Birliği ve ona bağlı ulusal birlikler tarafından Londra'da Hayvan Hakları konusunda bir uluslararası toplantı düzenlendi ve bu toplantıda "Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi" kabul edildi. Bildirge, Paris'te UNESCO Evi'nde 15 Ekim 1978 tarihinde de törenle tüm dünyaya duyuruldu. Evet, tüm dünya ülkelerine hayvanların da yaşamak için hakları olduğu duyuruldu. Tüm dünya toplumsal, ahlaki ve vicdani açıdan, hayvan varlığının, canlı olarak değerlendirildiği bir perspektifle tüm hayvanların yaşamlarının güvence altına alınması yolunda önemli mesafeler aldı. Almanya, İsviçre, Avusturya, Hollanda, İsveç gibi ülkeler hayvanları koruma kanunlarını çıkardılar ve bu kanunların uygulanması kapsamında çok titiz çalışmalar yaptılar. Özellikle Almanya bu yasada yaptığı bazı değişikliklerle, bu korumanın kapsamını daha da genişletti.

[font=Verdana]Geç oldu, güç oldu

Gelişmiş düzeyde olan bir çok ülke, hayvan hakları sorununu kanunlar çerçevesinde çözerken,Türkiye ye dönüp baktığımız da ise yıllar sonra dahi olsa 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası nın nihayet 24 Haziran 2004'te kabul edildiğini görüyoruz. Kanun çıktı çıkmasına ama yine de bir yerde sorun var. Tarihe dönüp baktığımızda araştırmalarımız sonucu gülümseten olaylara rastlıyoruz.

[font=Verdana]Çünkü hayvan sevmek bir insanlık vasfıdır

Geçmişte gerek Selçuklu, gerek Osmanlı döneminde hayvanlara büyük bir sevgi gösterilmiş.Hayvanlar yararına bir çok vakıflar kurmuş, yaşlı hayvanların ömürlerini tamamlayabilmeleri için büyük otlaklar vakfedilmiş, cami, medrese ve konakların cephelerine sanat eseri niteliğinde kuş evleri eklenmişlerdir. Osmanlı Ülkesini gezen yabancıların seyahatnamelerinde, Türklerin hayvansever üstün insanlık vasfından büyük bir hayranlıkla söz edildiği görülmekte. Ne müthiş bir mutluluk değil mi?

[font=Verdana]Dünya da neler oldu

Şimdi biraz dünyaya açılacağız. Elbette duyarsızlık yada katliamlar sadece Türkiye sınırları içerisinde olmuyor. Araştırmalarımız sonucunda derlediğimiz bazı olayları olduğu gibi aktarıyoruz.

[font=Verdana]25.000 Dolar tazminat

New Orleans Katrina kasırgası sonrasında çeşitli bölgelere yardıma giden insanlar arasında bulunan evcil hayvan sahipleri de vardı. Bu insanlar evcil hayvanlarını toplu bir şekilde Beauregard Orta Okulu, St. Bernard Lisesi ve Sebastien Roy İlkokulunun bahçelerine bıraktılar fakat işleri bitip döndüklerinde gördükleri manzara inanılmazdı. 33 köpek ve 2 kedi bırakıldıkları yerde ölü olarak bulunmuştu, köpeklerden en az üçü kesin olarak vurularak, diğerleri de darp edilerek öldürülmüşlerdi. Hayvan sahiplerinden Bayan Bozes mahallenin şerifini ve onun memurlarını olaylardan sorumlu tuttu. Davanın açılmasından sonra davayı açan hayvan sahipler mahkemede gözyaşları içinde hayvanların çekilmiş fotoğraflarını mahkeme heyetine sundular. Hakim, şerif ve memurlar hakkında inceleme başlatılmasına ve 25.000 dolar tazminat ödemelerine karar verdi.

[font=Verdana]ISAR (International Society for Animals Rights)

1959 yılında kurulan ISAR, adı içerisinde Hayvan Hakları sözcesinin ilk yer aldığı organizasyon olma niteliğini taşıyor. Hayvanların adaletsizce suistimal edildiğini ve onlara acı çektirildiğini gözler önüne sermek amacıyla kuruldu. Kuruluş üyeleri hayvanların haklarının verilmesi gerektiği çünkü onların haklarını alacak güçte olmadıkları üzerinde mutabakata vardı.

Harvard Üniversitesi 1982 yılında ISAR ın amaç ve stratejisini içeren hayvan hakları hareketi nin derinlikli çalışmalarına ve konu hakkındaki analizlerine sponsorluk etme kararı aldı. Bu kararda etkin rol oynayan şey ise ISAR ın ciddi ve planlı çalışma prensibiydi.

[font=Verdana]New York sokaklarında hayvan kıyımı

Amerika da her yıl nüfuslarının çoğalması nedeniyle binlerce sahipsiz kedi ve köpekler itlaf ediliyordu. Yıllarca bahar temizliği gibi binlerce sahipsiz kedi ve köpeği öldüren Amerikan hükümeti ISAR ın istikrarlı eylemleri ve toplumu bilinçlendirme kampanyaları sayesinde artık onları öldürmüyor.
Her yıl onların aşılarını yapıp, kısırlaştırıyor.

[font=Verdana]IARL (Institute for Animal Rights Law )

Hukuksal bilgi, analiz ve hayvan hakları hareketlerine rehberlik etmek amacıyla kurulan Hayvan Hakları Hukuk Enstitüsü temel amaçlarını şu şekilde sıralıyor;

* Tüm eyalet kanunlarında ve federal kanunlarda hayvan hakları ile ilgili yasal düzenlemeleri sağlamak,
* Tüm yasal yolları kullanarak hayvan hakları ve yardımlaşma organizasyonlarını düzenlemek,
* Tüm hukuki davalarda bilirkişi görevini yerine getirmek,
* Hayvan hakları ile ilgilenen tüm hukuk öğrencilerini de kapsayan seminer,sempozyum, ders ve çeşitli literatürü hazırlamak.

Ayrıca New Jersey eyaleti Newark şehri Rutgers Hukuk Okulunda Hayvan Hakları Hukuk Merkezi (Animal Rights Law Center) kurulmuştur. Yine bu merkezde hayvan haklarının ihlali ile ilgili davalarda boy göstermektedir.

[font=Verdana]İşte Türkiye

Yukarıda da belirttiğimiz üzere ülkemizde de gecikmeli bile olsa TBMM tarafından kabul edilerek yürürlüğe konan hayvan hakları yasası var. Şimdi size bunu madde madde yazmak yerine bazı örnekler vermek istiyoruz. Kanunlar çerçevesinde yapılması gerekenleri elbette çok iyi biliyoruz ama yapılmaması gerekenlerin ne olduğunu, bunlar yapıldığı zaman (kanunu çiğneme) nasıl cezai müeyyide uygulandığını ( yada uygulanıp uygulanmadığını) inceleyeceğiz.

[font=Verdana]Köpekler preslendi

Uluslararası Kafkas Kültürleri Festivali için Kars Belediyesi, köylerden getirilip kent merkezine bırakılan başıboş köpekler için temizlik operasyonu yapmış. Ama ne operasyon! Doğan Haber Ajansından Mukadder Yardımcıelin Karsta elde ettiği olay anı görüntüleriyle birlikte bildirdiğine göre; Kars Belediyesi çöp araçlarına atılan sokak köpekleri henüz can çekişirken çöp sıkıştırma manivelası ile preslenmiş. Köpekler çığlıklar ve kemik sesleri arasında öldürülmüş. Olayla ilgili olarak Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği Çanakkale temsilcisi Sitare Şahin Kars Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş. Ne olacak hep beraber göreceğiz.

[font=Verdana]Başkent te utanç

İngiliz The Guardian Gazetesi nin köşe yazarı Alexander Chancellor Türkiyeyi ziyareti dönüşünde Mamak da yaşanan köpek katliamı haberi ile ilgili yorumları Daily Telegraph Gazetesinden okur ve belediye görevlilerinin pis olduklarına inandıkları köpeklere işkence ettiğinin ve öldürdüğünün gazetede yazılı olduğunu ifade eden Chancellor, bu olayın kendisinde Türkiyenin AB üyeliğine hazır olup olmadığını sorgulamasına neden olduğunu söyledi. Çevre ve Orman Bakanlığı ve çevre ile ilgili resmi kuruluşlar hayvan katliamıyla ilgili sessizliklerini hala koruyor.


[font=Verdana]Kuduz aşısı pazarı yaratılıyor
Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin haberine göre İçişleri Bakanlığı genelgesinde Ülkemizdeki kuduz riskli temas vakalarının % 90 civarındaki kısmını başıboş sokak köpekleri ve kediler oluşturmaktadır. ifadesi ile özetlenmiş. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütünün Avrupa bölgesinde sokak hayvanı kaynaklı kuduz riskinin bulunduğu tek ülke. Ayrıca TVHB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Altuntaşın Basın Açıklaması durumun görünen diğer ciddiyetini gözler önüne seriyor; Sağlık Bakanlığının yalnızca kuduz aşısı için ödediği kaynak on triyondur. Halbuki hükümet kuduz aşısına ödediği miktarın yarısı kadarını sokak hayvanlarının rehabilitasyonuna ayırsa bu vakalar yaşanmayacak ve bu kadar kaynak yurtdışına gitmeyecektir. Yaşanan olaylar sanki kuduz aşısı pazarı oluşturulmak isteniyor sonucuna getirmektedir.

[font=Verdana]Köpek katliamı Alman basınında

Türkiye´de köpeklerin öldürülüp çöp toplama yerlerine atılmaları Alman basınında yer aldı. Berlin´de yayınlanan yüksek tirajlı Berlin Gazetesi, Türkiye´de turizm sezonun başlamasına kısa bir süre kala yetkililerin sokakları köpeklerden temizlemek için öldürme yolunu seçtiğini yazdı ve arka sayfasının neredeyse tamamını Türkiye´de katledilen köpekler ile ilgili habere ayırdı.

[font=Verdana]Soyunmak mı lazım

Bu okuduklarınız araştırmalarımız sonucu bulduğumuz haberlerin sadece bir kaçı. Düşünün ki tarihiyle, coğrafyasıyla, İstanbul, Ankara gibi şehirleriyle hem turizm hem de siyasi açıdan dünyanın gözünün üstünde olduğu bir ülke burası. Büyükşehir Belediyeleri köpekleri pis diye, gece havladı diye, kuduz diye, üreyip çoğalıyor diye canlı canlı çöp kamyonlarında presleyebiliyor. Dünyada PETAnın bazı eylemleri için soyunup kürk mağazaları önünde eylem yapan yıldızları (belki de sırf çıplak oldukları için) resimli haber yapan yazılı medya, ana haber bültenlerinde seksi kızların danslarını, yada magazin olaylarını haber diye verebiliyorken, çoğalıyorlar diye canlı canlı gömülen sokak hayvanlarına yer vermiyor. Belki de haber değeri yoktur ne dersiniz? Zaten alışa gelmiş, olağan olaylar olduğundan mı sizce?

[font=Verdana]Yoksa biz de mi soyunsak?

Sadece kanuni değil, hem vicdani hem ahlakî sorumluluk

TBMM Genel Kurulunda dünyanın birçok ülkesinde, toplumsal, ahlakî ve vicdani açıdan tüm hayvanların yaşamlarını ve onların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı korunmalarını ve onlara kötü muamele edilmesinin önlenmesini güvence altına alan kanunlar çıkartılıp uygulanmaya başlandığını, geleneklerinde hayvan sevgisi olan ülkemizde şimdiye kadar böyle bir kanunun çıkarılmamış olmasının büyük bir eksiklik olduğunu, ayrıca, gerek Avrupa Birliği mevzuatına uyum, gerekse taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında da böyle bir kanunun çıkarılmasının ülke olarak yükümlülüğümüz olduğu söylenmiş ve kanun nihayetinde çıkarılmıştır ama her açıdan yetersizdir!

[font=Verdana]Sevmek zorunda değilsiniz

Evet, yıllar sonra rötarlı olarak yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu yetersiz olmasına yetersiz ama yaşanan olayları inceledikçe insanın aklına Belediyeler veya diğer ilgili (ilgisiz) kurumlar sanki böyle bir kanun yokmuş gibi hareket ettiği düşüncesi geliyor. Bu kanunu sadece kanun olduğu için değil, hayvanların haklarını savunmak için eylem yapan sivil toplum örgütleri, hayvanseverler ve ilgili dernekler sesini azıcık yükselttiğinde kıyamet kopuyor. Bu seferde hayvanseverler sansasyon yaratıcılar olarak algılanıyor. Kimse hayvan sevmek zorunda değil elbette ama

[font=Verdana]Ama öldürmeyin

15 Ekim 1978'de Paris UNESCO Evinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesine göre; Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez

[font=Verdana]Son

Sizlere, siz hayvanseverlere, hayvanseverden öte yaşayan her canlıya saygılı ve duyarlı olan sizlere, hayvan haklarının dünya ve Türkiyede ki son durumunu, yaşanan olayları ve sonuçlarını özetlemeye çalıştık. Daha çok araştırma yapıp yazsak kitap olur ama inanın çok satanlar listesine girmez. Araştırmalarımızı başından sonuna kadar okuduğunuzda dikkatinizi çeken en önemli şeyin dünyada da kıyım, itlaf gibi olaylar yaşandığı ancak bunun kanunlar çerçevesinde ağır para cezalarıyla son bulduğu dikkatinizi çekmiştir. Gelin görün ki bizde henüz tanık olmuşluğumuz yok. Bizde kanun var, uygulama yok. Hani olurda yarın bir gün AB yolunda biri karşımıza çıkar ve sizin hayvan hakları ile ilgili kanunuz yok mu? diye sorarsa başımız öne düşmesin diye mevcut bir kanun var çok şükür. Ne diyelim, umarız bir gün yine böyle bir yazı hazırladığımızda sonu daha mutlu biter

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2975
favori
like
share
nuri deniz Tarih: 03.05.2010 18:38
Her ikinize de Paylaşımınız için teşekkürler...
HaNıM aGa Tarih: 03.11.2009 13:03
Teşekkürler Sağolasın...Emeğine SAĞLIK....