Ey benim mü’min kardeşim! Dilersen, gel şimdi seninle beraber, dua ederken nelere dikkat etmemiz gerektiğine bir bakalım:

• Evvela, aziz kardeşim, her işin bir sanatı olduğu gibi kulluğun da, duanın da bir sanatı var. Dua nedir ve nasıl yapılmalı, usulü ve adabı nelerdir, bunları etraflıca öğrenmelisin. Bunlardan başka, insanların aklını kurcalayan bazı noktaları buraya yazıyorum, sen de dilersen bir bak, işine yarayanları alırsın, bana da dua edersin.

• Kardeşim; hep aynı duayı alışkanlık haline getirme, her seferinde durum ve ihtiyaçların neyi gerektiriyorsa, ona göre Rabbinden istemelisin.



• Kıymetli kardeşim; dua etmekten maksat, kulluğumuzu Rabbimize arz etmemizdir. Yoksa, biz dua edeceğiz de Allah-u Zülcelal -haşa- bizim dediğimize göre yapacak değil; ister yapar, istemezse yapmaz. Mesela, yağmur duası, kuraklık vaktinde yapılması gereken bir dua ve ibadettir, yoksa yağmurun yağmasına sebep değildir.

• Kul olarak bize dua etmek düşer, bu karşılıklı bir hukuktur; Rabbimiz isterse hemen karşılığını yaratır; istemezse geciktirerek yaratır; veya bizim günahlarımıza kefaret sayar; belki başımıza gelecek bir musibeti hafifletir veya kaldırır; belki de duamız karşılığında amel defterimize sevap yazdırır. Bu seçeneklerden herhangi birini yapmak, Rabbimize kalmıştır, O’nun işidir. Biz kendi hukukumuza düşen ‘istemek’ vazifesini yapmalı, gerisini Rabbimize havale etmeliyiz.

• Ey duam kabul olmuyor diyen kişi! Ne biliyorsun duanın kabul olmadığını, hala dua ediyor olman, O’na yönelmen, dualarının kabulünün en büyük işareti değil mi? Sana kendisini unuttursaydı, asıl sen o zaman görürdün, duaların kabul olmaması ne demek!...

• Hem ne biliyorsun; senin başına ne gibi musibetler gelecekti de Rabbin onlara set olmadı, onları başından savmadı. Senin evladının, eşinin veya bir yakınının başına nice gaileler gelecekti belki.

• Ey duam kabul olmadı diyen sen! Şöyle bir sözü duymadın mı hiç: “Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş.” Yani sen hakkında neyin hayırlı, neyin de şer olduğunu nereden bileceksin. Belki senin istediğin şey senin dermanın değil, zehrindir. Onu sana verse, bin bir türlü belaya düçar olacaksın.



• Hem Rabbimiz, Azamet ve Kibriyası gereği, kulunun kendisine yalvarmasından hoşlanıyor. İstiyor ki kulu ona boyun eğerek yalvarsın. Ki bu sayede, O’nu yakınlığına alsın, kuluna hayal dahi edemeyeceği nice nimetler nasip etsin. Hem bu dünyada, hem de ahirette…

• Aziz kardeşim; dua ederken, dua cümlelerini, özellikle de cümle sonlarını kafiyeye uydurmaktan kaçınan sahabeler gibi, kafiyeli dua etmekten sakınmalıyız, insan içinden geldiği gibi Rabbi’ne yalvarmalıdır.

• İlmiyle amel eden alimlerin, salih kulların ve velilerin duasını almaya bak; yine ana-babanın, hakiki dindar düşkünlerin, yoksul ve yetimlerin duası, kabule en layık dualardır.

• Bütün mü’min kardeşlerinden dua iste; belki birinin hatırına affolunursun.

• Kimseye zulmetme ki mazlumun semaya şimşek gibi yükselen duası seni çarpmasın!

• Muhterem kardeşim; dua ederken dilinle söylediğini kalbin yalanlamasın! Kalbine dikkat et ve kimin huzurunda olduğuna bak, zira O (cc) senin kalbine bakıyor.

• Son olarak; dualarında ana-babana, hocana-üstadına, evladına-arkadaşına, bütün ümmet-i Muhammed’e (sav) hayır duasında bulun. Bu okuduklarını sana kadar ulaştıran mü’min kardeşlerini ve bizleri de unutma!

Kardeşim; buraya yazdıklarımızla yetinme. Allah-u Zülcelal cümlemizi, dualarını salih amellerle destekleyen ve hayatını iman ile noktalayan kullarından eylesin. (Amin)

DUA

Bende sıklet, sende letafet...
Allah'ım affet!
Lâtiften af bekler kesafet...
Allah'ım affet!
Etten ve kemikten kıyafet...
Allah'ım affet!
Şanındır fakire ziyafet...
Allah'ım affet!
Acize imdadın şerafet....
Allah'ım affet!
Sen mutlaksın, bense izafet!
Allah'ım affet!
Ey kudret, ey rahmet, ey re'fet!
Allah'ım affet!



Necip Fazıl Kısakürek

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 425
favori
like
share