Kadını Özgürleştiren Atatürktür


3 Nisan günü, tarihimizdeki en önemli günlerden birinin yıldönümü... 3 Nisan 1930 günü Meclis’ten geçen Belediyeler Kanunu ile Türk kadınına “Belediye Meclisi’ne seçmek ve seçilmek” hakkı tanınmıştır. Cumhuriyet Meclisi’nin aldığı bu karar, Türk Devriminin kadını özgürleştirme hareketinin de en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçmiştir.

Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen Türk Devriminin toplumsal alandaki en önemli adımları Türk kadının özgürleştirme alanında atılmıştır. Türk kadınını özgürleştirmeden ve toplumsal hayatın içinde hak ettiği noktaya getirmeden Türk toplumunun çağdaşlaşamayacağını her fırsatta dile getiren Atatürk, Türk devriminin örnek insan modeli olarak hep kadınları ön plana çıkarmıştır. Her devrimin yarattığı bir insan modeli vardır. Devrimin ilk yıllarında yetişen bu örnek insanlar bir anlamda devrimlerin kat ettiği aşamaları da ortaya koyan önemli göstergelerdir. Bu anlamda Türk Devriminin toplumsal adımlarının atıldığı 30’lu yıllar incelendiğinde Atatürk’ün kadınlar üzerinde özel bir önemle durduğu görülür. Bu dönemde öne çıkan örneklerin hemen hepsinin kadın olması da ayrıca anlamlıdır. Sabiha Gökçen ve Afet İnan bu dönemin simgeleri olarak tarihe geçmiştir. Bu örneklerden özellikle Sabiha Gökçen’in kaydettiği başarı gerçekten de takdire değer. Dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak da tarihe geçen Sabiha Gökçen, Türk kadınına fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin de güzel bir örneğidir.

Bugün Kürt-İslam Faşizminin yaratmak istediği toplumda önce başının kapatılması ve sonra da evlere kapatılarak toplumsal hayattan tamamen dışlanması tasarlanan Türk kadınının karşı karşıya bulunduğu tehlike gözden kaçırılmamalıdır. AKP iktidarı ile yeniden kadının toplumsal yaşamın dışına itilmeye çalışıldığı bugünlerde 30’lu yıllarda Cumhuriyet’in Türk kadınına tanıdığı özgürlüğün önemi bir kez daha anlaşılıyor.
Türklerin tarih sahnesine ilk çıktığı dönemlerde Hakan’la birlikte devlet yöneten kadın, daha sonraki dönemlerde toplumsal hayatın dışına itilmiştir. Hatta Osmanlı döneminde iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine eşit tutulduğu bir dönem yaşanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra ise bizzat Atatürk’ün çabaları sonucu Türk kadını yeniden toplumsal yaşamda hak ettiği yeri almaya başlamıştır. İşte 3 Nisan 1930 tarihinde Meclis’ten çıkan kanun, bunun ilk adımıdır. 26 Ekim 1933’te ise kadınları Köy İhtiyar Heyeti için seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. 3 Aralık 1934’te Anayasa’nın 10. ve 11. maddelerinde geçen “her erkek Türk” ifadesi kaldırılarak “kadın, erkek her Türk” ifadesi konulmuştur. 5 Aralık 1934’te ise TBMM, kadınlara milletvekilliği için seçme ve seçilme hakkını tanımıştır. Böylece Türk kadını, bugün bize demokrasi timsali olarak gösterilen pek çok ülkeden önce belli özgürlüklere sahip olmuştur.

11 Mart 1930 tarihinde Türk Kadınlar Birliği, Sultanahmet’te düzenlediği bir mitingle TBMM’ye teşekkür eder. 1935 seçimlerinden önce ise Türkiye’nin en büyük meydanları seçim nutukları atan kadınlarla doludur. 1935’lerin Türkiye’si bu anlamda 2000’li yıllardan kat kat ileridir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 425
favori
like
share
kalamış Tarih: 17.04.2009 10:55
Atatürk’ün çabaları sonucu Türk kadını yeniden toplumsal yaşamda hak ettiği yeri almaya başlamıştır. İşte 3 Nisan 1930 tarihinde Meclis’ten çıkan kanun, bunun ilk adımıdır
teşekürler