[COLOR=LemonChiffon]Âmellerindeki ihlâs sâyesinde, kulu Allah'tan (c.c) uzaklaştıran cibilliyetindeki türâbî tabakalardan her gün bir tabaka açılarak, erbainin tamamlanmasiyle birlikte hicap katları açılmış olur.
[COLOR=LemonChiffon]Kulun sağlam yolda olmasının belirtisi, erbainden tesir aldığının işâreti ve ihlâs şartlarına bağlılığın isbâtı, erbainden sonra dünyadan büsbütün uzaklaşması, aldanma ve yanılma yeri olan dünyadan koparak ebediyyet diyârına meyletmesidir. Çünkü dünyadan kopup uzaklaşmak hikmetin ortaya çıkması için zarûrîdir. Dünyadan uzaklaşmayan, hikmet kazanmaya muvaffak olamaz.
[COLOR=LemonChiffon]Erbainden sonra hikmete muvaffak olamayanın, erbainin şartlarını ihlâl ettiği ve niyetinde hâlis olmadığında ortaya çıkar. Niyeti hâlis olmayanın kulluğu Allah için olmaz. Çünkü Allah Teâlâ bize amel ile emrettiği gibi, ihlâs ile de emretmektedir: "Oysa kendilerine, dini yalınz Allâh'a hâlis kılarak, Allâh'ı birleyenler olarak Allâh'a ibâdet etmeleriÉ emredilmiştir."
[COLOR=LemonChiffon]Sülemî'nin (r.a) isnâd zinciriyle birlikte zikrettiği bir kudsi hadiste, Huzeyfe (r.a) Resûlullâh'a ihlâsın ne olduğunu sormuş; Efendimiz de (s.a.v) cevâben, Cebrâil (a.s) ve Allah Teâlâ'dan naklederek: "İhlâs, sevdiğim kullarımın kalblerine (gönüllerine) tevdî ettiğim bir sırdır" buyurmuştur.
[COLOR=LemonChiffon]Zünnun Mısrî (k.s): Halvetten daha ziyâde ihlâsa teşvik eden bir şey görmedim. Halveti seven ihlâsın esaslarına iyice sarılmış, sıdk erkânına kavuşmuş olur, der. İnsanlardan gönlünde halvet çağrısı bulunan ve nefsi o yana cezbolunan kimse, buna tam kâbiliyetli, kâmil kişidir, buyurur Sühreverdî (k.s).
[COLOR=LemonChiffon]Resûlullah (a.s.v) Efendimizin halvetine gelince: O'nun (a.s.v) hâlâtı buna müsâid idi. Âyetler ve hadislerde de onun (a.s.v) hâlinde buna âid işler ve işâretler vardı. Meselâ, nübüvvetten önce, gâr-ı Hirâ'ya çekilerek uzleti tercih etmesi. O zaman zarfında kendisinde bâzı hallerin vâki olması. Bilâhare ilk vahyin gelmesi ve vahyin bir müddet kesilmesi zamanlarındaki durumu. Allâh'a yönelmesi, ibâdet ve tâati, aşk ve şevki, tevekkül ve teslîmi, ahlâk ve yaşantısı, Hak ile muâmelesi; ihlâs ve istikâmete teşviki, mîrac hâdisesindeki olağanüstü vak'alar, hepsi Resûlullah Efendimizin (s.a.v) derûnî yaşamını ve nasıl halvet ve îtikaf ettiğini ve edilmesi gerektiğini anlatır.
[COLOR=LemonChiffon]Peygamber (a.s.v) Efendimizin, vahyin başlangıcı hâlindeki durumunu anlatan pek çok sahih rivâyet vardır ve bu rivâyetler, sûfîler, ârifler ve sâlihler için halveti tercih edişlerinin asıl sebepleridir. Eğer halvetlerinde Allah (c.c) için ihlâsı muhâfaza edebilirlese Allah Teâlâ onlara, kendisi için terkettikleri şeylere bedel omak üzere, hoşlarına gidecek lütûf ve ihsanlarda bulunur.
[COLOR=LemonChiffon]Sûfîlerin hareketi dâimîdir. Ancak halvet, erbaîn ve erbâini tamamlamanın, Hakk'ın lütuf kaynaklarının ve mevâhib-i seniyyesinin ortaya çıkmasında çok büyük tesiri vardır.
[COLOR=LemonChiffon] Halvet (ve erbain) deki hikmet, mü'minleri mânen takviye, sâlikleri rûhen terbiyedir. Ki, bu sûretle nefislerinin îtirazına ve dünyanın kendilerini avutmaya kalkmasına rağmen, kendilerini cezbeden yakîn duyguları artsın, zamanlarını mânevi yakınlığa vesîle olacak amellerle îmân için azimleri ziyâdeleşsin, gönülleri rahatlasın ve kendilerine hâlis bir yakîn duygusu münkeşif olanların derecesine yükselsinler. Bu yol, nefsin icâbetini sağlama açısından daha serî, inkıyâdını temin bakımından daha kolay, kâbiliyetini harekete geçirmek noktasından daha kâmil bir yoldur.
[COLOR=LemonChiffon]İlk sûfîler, bu yolun tehlikeli görülen yönlerini yumuşatmışlar ve gizli taraflarını ortaya koymuşlardır. Hidâyet yollarını benimsememiş, helâk yoluna girmiş olan kimseler, hallerini güzel zannederek ilâhî huzurdan kovulmuşlara âid yerlere yerleşir, dalâlet, sapıklık vebâl ve helâk içinde kalırlar.
[COLOR=LemonChiffon]Sâlik kendisine açılan keşfe aldanmamalı, suda yürüse, havada uçsa bile takvâ ve zühdün, ihlâs ve istikâmetin hakkını vermedikçe bunların kendisine bir fayda sağlamayacağını bilmelidir. Hâyâle aldanıp muhâle kanarak halvetini ihlâs esâsı üzere yapmayan kimse, boş yere halvete girmiş ve kendisini kandırarak çıkmıştır. İbâdet ve hüsn-i muâmelenin lezzetini söküp almış, kalbinden şeriat endişesi çıkıp gitmiş, böylece o, dünya ve âhirette rezil olmuştur.
[COLOR=LemonChiffon]Halvet ve uzletin, işin özü ve sıdk erbâbının yolu olduğu takarrur etmiştir. Bütün vakitlerinde böyle olmaya çalışan, ömrü boyu halvette sayılır ki, bu din için en sâlim yoldur. Kendisine halvet müyesser olmayan ve önce nefsinin, sonra çoluk-çocuğunun ibtilâsına uğrayan kimse, kendisine bundan nasip aramaya baksın, diyor, Sühreverdî (k.s) Hazretleri ve ilâve ediyor: Kul senede bir defa da olsa nefsiyle bu ahdi yenilemelidir.
[COLOR=LemonChiffon]Evet, kul, Melekût âleminin kudretini müşâhede etmedikçe şâibesiz, gerçek takvâ ve zühde ulaşamaz, denilmiştir.
[COLOR=LemonChiffon]"Mîzâna vur görüştüğün ihvânı ibtidâ
[COLOR=LemonChiffon]Rehber tasavvur eylediğin rehzen olmasın."

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1033
favori
like
share
MAVi Tarih: 28.04.2009 23:46
harikasınız..sağolunn...