Minimum ;
İşletim Sistemi: Windows 98/ME/2000/XP
İşlemci: Pentium 2 @ 333 MHz
RAM: 128 MB
Hard Drive: 1 GB Free
Ekran Kartı: 8 MB
Ses Kartı: DirectX Compatible
Keyboard & Mouse
CD/DVD Rom Drive











Oyun tanıtım

Dungeon Siege ilk duyurulduğunda ortada fazla bir bilgi yoktu. İki-üç görüntü, oyunun bir FRP olacağı, süper grafikler ve bol macera & aksiyon içereceği biliniyordu. Görüntülerde grafiklerin güzelliği açıkça görünüyordu, peki ya diğer kısımları? Daha önce bu vaatleri çok duymuştuk. Ama Dungeon Siege öyle bir geldi ki, tüm dergiler buldukları ne ödül varsa (hit, klasik, muhteşem, editörlerin seçimi, onur madalyası vs.) Dungeon Siege’in kafasına attılar. Haksız da sayılmazlar hani...

Krug=Orc Goblin-zeka

Oyunu açınca, estetik bir menü karşımıza çıkıyor. Hemen bakalım. Klasik şeyler, ama ben yine de açıklayayım. Options ayarlar, About DS oyun hakkında bilgi, Continue son kaydı yükleme, Multiplayer ee.. Multiplayer, Single Player yeni oyun veya kaydınızı yükleme, Exit de çıkış (hadi!). Bu sıkıcı açıklamayı geçtikten sonra yazıya devam ediyorum. Eğer RAM’iniz 128MB’ın, 3D kartınız 32MB’ın ve işlemciniz 600 MHz’in altında ise grafik ayarlarını abartmayın. Sonra da oyuna başlayın.

Karşımıza çıkan dandik demodan dandik hikayeyi anlıyoruz. Kruglar bir gün biz sakin sakin tarlamızı sürerken, günlük rutin hayatlarından sıkılırlar ve bir goblin beyninin (sırf beyin değil, goblin de var... Ama goblinde krugların yani orcların zekice her yeri işgal etmelerini sağlayan planı hazırlayacak kadar beyin nasıl oldu, orası bilinmiyor!) arkasında olduğu bir saldırı yaparlar. Bu sırada bir dostumuz ağır yaralı bir şekilde yanımıza uçarak gelir ve hemen yola koyulup Stonebridge’deki şövalye Gyorn’u bulmamızı söyler ve gider(ölür yani). Biz de elimize kapabildiğimiz ilk sert cisim ile yola koyuluruz.

Evet, senaryo kötü (berbat da değil bence). Ama oyuna bir başladınız mı 2 saat sonra kendinizi eliniz mouse’a yapışık, terden sırılsıklam, ayağınızı Diablo 2 CD’sinin üzerinde onu ezerken bulacaksınız. Çünkü bu oyun (bence) Diablo 2’yi solluyor. Aşırı derecede bağımlılık yapıyor ve sürekli “şu kılıcı da kullanacak güce gelmeliyim! Chapter 5’e geçmeliyim!” sözlerini tekrar ediyorsunuz. Ama Chapter 5’e gelince de bu sözü değişmiş bir halde tekrarlıyorsunuz: “Chapter 6’ya geçmeliyim!!!”

Oyunun mantığı, aynen Diablo 2 gibi. Yaratık kes, experience kazan, +5 to şu, +6 to bu eşya topla, seviye atla, daha güçlü yaratık kes. Kısır döngü yani. Ama Dungeon Siege’de öyle güzel bir sistem var ki, kendini Diablo 2 klonu olmaktan kurtarıyor ve oyunu aşırı zevkli hale getiriyor. Şöyle: 3 tane özelliğiniz var: Strength (kas gücü), Dexterity (çeviklik & el çabukluğu), Intelligence (zeka). 4 tane de yeteneğiniz var: Melee (yakın dövüş), Ranged (menzilli silahlarla dövüş), Combat Magic (savaş büyücülüğü), Nature Magic (Doğa büyücülüğü). Bir yeteneği kullandıkça hem o yetenek, hem de o yeteneğin bağlı olduğu özellik gelişir. Strength, melee kullandığınızda gelişir. Strength geliştikçe de yeni silahlar kullanabilir ve daha çok hasar verebilirsiniz. Dexterity zırh derecenizi ve okun isabet yüzdesini artırır. Ranged kullandıkça gelişir. Intelligence ise daha iyi asalar kullanmanızı sağlar. Nature-Combat Magic kullandıkça gelişir. Bu arada kullanmadığınız özellikler de zamanla gelişir ama bu çok yavaş olur. Yeteneklerinizin seviyesine göre de oyun size bir class ismi veriyor. Mesela benim ana karakterin yetenekleri şu an Melee 10 Ranged 17 Combat Magic 2 Nature Magic 1 ve class’ım Marksman

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 289
favori
like
share