Hiç...
Hiç kimse..
Hiç bir zaman...
Hiç bir şey...


Hiçlik denizinde boğuldu mu “hiç” bedenin?
Ya da ıstırap nedir hissettin mi?
Ama kolayına kaçmadan
Bisikletten düştüğünde hissettiğin ıstırap değil..
Başlangıçla bitiş arasında
Varla yok arasındaki buğulu zamanda
Bedenin bile çelişkisinde
Dünyanın bile çelişkisinde
Gerçekle düş arasında kaldığında
Hissettin mi hiç “hiç”liği?
Düşündün mü?
Hiç olarak doğup hiç olarak ölmek nasıldır?
Hiçliğin ıstırabını duydun mu ?
Dolaşım sisteminin eridiğini hissettin mi?
Kalbin balçık içinde kaldı mı “hiç”?
Katranla sıvadın mı hiç ruhunu?
Hiç hiçliği yaşadın mı?
Ne başlangıç olmak
Ne de bitiş
Sadece “hiç” olmak
Hiç kimse olmak
Beyaz bayrak salladın mı “hiç” hiçliğe
Haykırdın mı var gücünle
Kulakların çınlayana kadar?
Hıçkırıklara boğuldun mu “hiç”
Hiçliğe isyan ederken?
Duymadığında hiçlik seni,ağladın mı hiç?
Karanlık korkun hiçlik korkundan üstün geldi mi?
Hiç..
Hiçliğin yaptığı oyunları bulamamaya alıştım artık..
En zor yerden bulup çıkarıveriyor karşıma
Pandora’nın kutusuna mı hapsetmeli seni
Nerelere kapamalı ki
Hiçlik bir nebze olsun anlam kazansın…


Alıntı..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 278
favori
like
share