Türkiye'de kamuoyunun en fazla ilgilendiği konulardan biri olan futbolda, bugüne kadar bu camiada aktif ya da taraftar olarak yer alan kişilerce tarih boyu kullanılan argolar, bir kitapta toplandı.
Daha önce de 2001 yılında ''Kadın Argosu Sözlüğü'' yayınlanan Filiz Bingölçe'nin, argolar konusundaki bu ikinci araştırması, Alt Üst Yayınları'ndan piyasaya çıktı.
276 sayfalık araştırma kitabında, bugüne dek Türk futbol tarihinde kullanılan 2 bin 500 dolayında argo söz, tezahürat, tribün atışma ve taşlamaları, ilginç gazete manşetleri, slogan, pankart, futbol ''geyikleri'' ve ritüelleri yer alıyor.
Kendine özgü bir dili olan futbol dünyasını bir bakıma bu ilginç ''edebiyatıyla'' anlatmaya çalışan kitapta, tribünlerin günümüzde, bu özelliğiyle popüler mizahın adeta güçlü bir kanalı olduğu vurgulanıyor.
Bingölçe, incelemesinde futbol argosunun tüm birikimlerini ortaya koyuyor.
Türkiye'deki birçok takımın tribün liderleri olan ''amigolar''ın da tanıtıldığı kitapta, tribünlerin ''ağzıyla'' konuşan gazete manşetlerinin yanısıra, sevinç ritüelleri ve futbol taraftarlarının denediği ilginç uğurlara da yer verildi.
Kitapta, konuyla ilgili psikiyatrist Nusret Kaya, halkbilimci Özkul Çobanoğlu, futbol yorumcusu Erman Toroğlu, mizahçı Metin Üstündağ, sosyolog-yazar Can Kozanoğlu ve yazar Tanıl Bora'nın da kısa değerlendirmeleri bulunuyor.

SÖZLÜKTEN

Futbol Argosu Sözlüğü'nde, bazı futbol terimlerine karşılık olarak argoda türetilen deyimlerden seçmeler şöyle:
Çok ve gereksiz çalım atmak: Al o topu evine götür .
Çalım yemek: Başı kesilmiş tavuk olmak.
İyi çalım atmak: Belini kırmak .
İyi çalım atan futbolcu: İnceci .
Çalım yemeyen, çalımla kolay kolay geçilmez kimse: Beton .
Gol: Ampul, top meyvesi, stat madeni .
Gol atmak: Ampullemek, ampul gibi doksana asmak, avlamak, zımbalamak, fileleri havalandırmak, kaledeki örümcek ağını almak .
Tartışmasız gol: Buz gibi gol .
Gol yememek: Ataryemez .
Gol pası: Savunmayı çarşıya pazara gönderip filesini doldurmak .
Akordeon olmak: Farklı skorlu yenilgi.
Astronotu öldürmek: Topu havaya dikmek .
Atanalırspor: Mahalle maçlarında kullanılan deyim .

Maç uğurları:

- Maç izlenen televizyonun üzerine rakip takımın kalesine gelecek biçimde bir bıçağın ucunu yerleştirmek. Buradaki inanış bıçağın rakip takımı ve kalesini sürekli ve bilinçaltı bir korku ve tehlike hissi içinde tutacağı yönünde.
- Maç günü kazanılan maçlardan önce geçilen yerlerden geçmek, aynı yemekleri yemek suretiyle daha önce gerçekleşen mutlu sonun bu kez de gerçekleşeceğini inançla ummak.
- Bacaklarını bağlamak. Böylece maça tam konsantre olup hiçbir yere gidemeyecek, dahası kımıldayamayacak biçime gelerek tüm enerjisini ve gücünü takımına ve o anki maça verdiğine inanmak.
- Önemli bir derbi öncesi 3 yıldır yıkanmayan formayla yatmak, kalkmak, maça gitmek. Uğurlu emektar eski forma, çorap, atkı, şapka gibi giysileri ne olursa olsun maç bitene kadar üzerinden çıkarmamak.
- Okuyup ip bağlamak, 13. dakikada gol sigarası yakmak ve oturulan yeri değiştirmek.
- Daha önce kazanılan maçların izlendiği aynı televizyon ve aynı koltukta maçı izleme konusunda ısrarcı olmak, diretmek, hatta bu uğurda kentler aşmak.
- Ters ve karşı uğur yapmak, tuvalete gitmemek.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 398
favori
like
share
lazcop Tarih: 14.04.2005 16:09
ilginc :20:
puslukurt Tarih: 14.04.2005 14:02
Bilgiler için teşekkürler. Bu futbol dünyayı yönetiyor ne kadar ne yazılsa aztır.