Okçuluk - Okçuluk Nedir - Okçuluk tarihi - Okçuluk Hakkında


Okçuluk Tarihçesi:
Kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı.

Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları'nda olimpik programa alınmış, 1972'den beri aralıksız olarak programlarda yer almaktadır.

Bu branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve Büyük Britanya söz sahibiyken, daha sonraki dönemlerde ABD, Rusya, İskandinav ülkeleri, İtalya ve Kore bu ülkeleri izlemiştir.

Kemankeşlik:

Kemankeşlik; Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan bir okçuluk sporudur. Kemankeşlik sporunun araçları olan ok ve yay için ise;

1- Ok:
Okun boyu "gez" olarak ölçülür. Bir gez yaklaşık olarak 65 - 70 cm. civarındadır, çeşitli ahşap malzemelerden (çam ağaçlarının kuzey rüzgarı alan kısımlarından) veya bambu kamışından yapılır.

Ok ucuna "demren" ya da "temren" adı verilir, kemik veya demirden yapılır.

Okun son kısmı olan tüy kısmına ise "yelek" adı verilir, genelde kuğu, kartal tüyleri kullanılır, ucunda temreni olan oklara işlevine göre gerektiğinde yelek takılmaz.

2- Yay:
Osmanlı yayı ise son derece işlevsel, aynı zamanda kısa, kullanımı kolay ve "pek", yani oldukça sert yaylardır.

Yay ipine Tirkeş veyahut Çile adı da verilir. Tirkeş, genelde koyun bağırsağından olabileceği gibi ibrişimden de imal edilir.

Yaylar genelde filmlerde görüldüğü gibi sürekli olarak gergin durumda değillerdir. Normal durumda tirkeş ve yay gerilimsiz ve gevşek bir şekilde durur, kullanılacağı zaman ise yay kurulur. Yay terse doğru kurulmaktadır ve oldukça güç gerektiren bir iştir.

Okçuluk Sporu:
Güç, koordinasyon ve sabır, işte iyi bir okçuda bulunması gereken üç ana özelliktir. Doğal ki her sporcudan beklenen çalışkanlık ve hırs da bunlara eklenince, iyi bir Okçuluk sporcusunu tanımlamış oluruz.

12-14 yaşları, okçuluğa başlamanın en uygun dönemidir. İyi bir ok atıcısı olmak için de 1,5 ya da 2 yıl gerekir. Başlangıç döneminden gençlere (16-18 yaş) geçtikten sonra 18 yaş üstü, yani büyükler klasmanına ulaşırsınız ki bu da 4-6 yıl gibi bir zamanı kapsar. Günde 3-4 saat, haftada en az 5 gün antreman gerekir.

Antreman Programı:

A) Yüzme Kondisyonu:
Pazartesi : Yarı-Olimpik havuz (25 metre), 30 tur; 750 metre
Çarşamba : Yarı-Olimpik havuz (25 metre), 40 tur, 1000 metre
B) Ağırlık Çalışması :
Salı : Dinlenme
Perşembe : Dinlenme
Cuma : Ağırlık Çalışması
Pazar : Antreman ve ağırlık çalışması

Ağırlık Çalışması:
1- Isınma esnetme
2- Üst Göğüs
3- Sırt
4- Bench-press
5- Sağ kol dumble
6- Sol kol dumble
7- Triceps: Sağ ve sol kol
8- Biceps




Hedef Okçuluğu / FITA Müsabaka Kuralları:

Belli bir hedefe ok atarak sayı toplamaya dayanan okçuluk disiplinleri “hedef okçuluğu” adı altında toplanırlar. Olimpik Stil hedef okçuluğu dışında; Saha Okçuluğu, Üç Boyutlu Hedef Okçuluğu, Çıplak Yay gibi disiplinler de mevcuttur.



Günümüzde en yaygın olan hedef okçuluğu, olimpik stil okçuluktur. Makaralı yaylar ile olimpik recurve’lerin ayrı kategorilerde yer aldığı bu müsabaka okçuluğunda; değişik kuruluşların belirlemiş olduğu değişik müsabaka kuralları kapsamında müsabıklar belli uzaklıklardan, iç içe geçmiş dairelerden oluşan hedeflere, belli sayıda ok atarak puan toplarlar.

Hedef:



Hedefler sıkıştırılmış saman gibi okları durdurabilecek nitelikte bir kitle üzerine konan, misinadan bir iskelet ile güçlendirilmiş ve üzerlerine farklı renklerde iç içe daireler çizilmiş kağıt yüzeylerdir. En ortadaki dairenin sayı değeri 10’dur. Dışa doğru her daire bir puan azalır. Her iki daire aynı renkte boyanmış olup, 10 ve 9 sarı, 8 ve 7 kırmızı, 6 ve 5 mavi, 4 ve 3 siyah, 2 ve 1 beyaz renktedir. Hedefin ve dairelerin çapı atış yapılan mesafeye göre değişmektedir.

Bir çok kuruluşun belirlediği 20’yi aşkın popüler disiplin vardır. Kuralları Olimpiyat Oyunlarında norm kabul edilen FITA’nın disiplinleri şöyle listelenebilir :



FITA Müsabaka Kuralları:
Müsabaka sırasında hakemler her sporcuyu, önceden numaralandırılmış hedeflerden biri ile eşler. Müsabakanın başında bir hedefle birden fazla sporcunun eşleştirildiği olur. Her sporcu, kurallarca ön görülen sayıda ok atar. Atılan ok sayısına göre, aşılmaması gereken bir süre de vardır. Atış çizgisine gelmek ve okları toplamak üzere hedeflere gitmek için, hakemler tarafından bir ve iki adet sinyal sesi verilir.

Hedeften okların çıkarılması, bir hakem eşliğinde ve sporcular tarafından yapılır. Puanlar amaca yönelik hazırlanmış formlara, büyükten küçüğe doğru sıralanarak yazılır. Bu formlar genellikle okçulara verilir, bazen de hedefe iliştirilir. Okların puanları değerlendirilirken iki puan bölgesini ayıran çizgi üzerinde ok varsa, yüksek olan puan yazılır. Okun kazandırdığı puanda herhangi bir fikir ayrılığı olması durumunda, hedefin yakınında hazır bulunan hakem haberdar edilerek karar ona bırakılır. Bu sebeple, hedefe saplı okların puanları sayılıp hesaplanırken onları ellemek ya da çıkarmak kural dışıdır.

Yerden sekerek hedefe saplanan oklar sıfır puan sayılır. Eğer bir ok hedef kağıdını tamamen delip arkaya geçer ama sıkıştırılmış saman gövdede kalırsa, arkadan öne itilerek dışarı çıkarılır ve hedef kağıdında kaça saplandığı okunur. Eğer ok saman gövdeyi de delip geçmişse ve bu hakemlerden biri ya da müsabık okçulardan biri tarafından görüldüyse, okun puanı 7 kabul edilir. Atılan ok hedefteki bir oka çarpar ve bu sebeple hedef kağıdına ulaşamaz ise, çarptığı okun saplı olduğu bölgedeki puanı almış sayılır. Dalgınlık veya başka bir sebeple, hakemin kendisi için belirlediği hedef dışındaki bir hedefe ok atan müsabık, o okun puanını alamaz.

Eğer bir müsabık ön görülen oktan fazla sayıda ok atmışsa, mesela 6 ok atılacak bir seride 7 ok atmışsa, en yüksek puanı alan ok değerlendirme dışında tutulur. Eğer bir müsabık, atış hattını terk ettikten ya da atışların sonunu belirleyen sinyal çaldıktan sonra, atması gerekenden daha az ok attığını farkederse, eksik okunu atamaz. Bu hakkı kaybetmiş sayılır. Eğer bitiş sinyalinden sonra ok atarsa, hedefteki oklardan en fazla puan alan değerlendirme dışında bırakılır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 488
favori
like
share