MEZGİT
Marmara ve Karadeniz'de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır. Boyları 20 - 40 cm. olabilir. Gelincik ve Bakalyaro ile aynı türdendir. 30 - 40 m. nin altındaki derin sularda yaşar. Gündüzleri yüzeye çıkarak Hamsi, Sardalya vs. gibi sürü halindeki küçük balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre Şubat - Mayıs arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.
GÜNEŞ BALIĞI
Bu balıkta Lapin ailesindendir ve aynı yaşam karakterini gösterir. Boyları ortalama 20 cm. olur. Gövdesini çevreleyen renklerin güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Nisan - Haziran arasında üremelerini yaparlar ve türüne göre 600 - 20 000 taneye kadar yumurta döker.
SARDALYA
Sürü halinde yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici balıklardır. Eskiden deniz üstünün ateş aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diyede tanınır. Boyları ortalama 15 en çok 20 - 22 cm olur. Deniz içinde yumurtadan henüz çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz, Marmara, Çanakkale Boğazı bölgesi ve Kuzey Ege'de bol bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Üremeleri Nisandan Eylül ayına kadar geniş bir devrede ve çok kerede olur. Yaklaşık 20 000 yumurta verir.

ZARGANA
60 - 70 cm. bazen de 1 m. uzunluğa varan Zargana ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, Çaça, Çamuka ve Kıraça gibi küçük balıklarla beslenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç Balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan Sonbahara kadar üreme süresince 30 - 50000 yumurta verir.
DİL BALIĞI
Denizlerimizde10 m. den 300 – 500 m. ye kadar derinliklerin, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yaşar. Boyları 20 – 25 cm. kadardır.Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. Bahardan itibaren kıyılara sokularak Haziran – Temmuz arasında üreme yapar. Kış aylarında eti dolgun ve lezzetli olur. Genelde her mevsimde bulunan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.
GÜMÜŞ / ATERİNA
Sıcak ve ılıman denizlerin sahil bölgelerinde sürüler halinde yaşar. En fazla Marmara da bulunur. Bazı türleri de İznik ve Sapanca göllerinde yaşar. Boyları genelde 10 – 15 cm. Karadenizde ise 10 – 13 cm., Akdenizde 8 – 9 cm. olup, her iki denizde şekil farklılıkları gösterir. Nisan ve Eylül arasında sahillerin kumlu ve çakıllı bölgelerinde sürüler halinde toplanarak ürerler. Kurtlar, kabuklu ve yumuşakçalarla beslenir. Eti lezzetlidir, taze olarak bol tüketilir. Aynı zamanda büyük balıklara yem yönünden değerlidir.
İSTRONGİLOS
Bütün denizlerimizde ve denizlerin nehirlere karışımı acı su bölgelerinde yaşar. İzmaritle aynı ailedendir. Erkekleri 13 – 16, dişileri 15 – 20 cm. boy ve 50 – 100 gr. Ağırlıkta olur. Suların ısısına göre açık denizle kıyılar arasında gidip gelirler. Nisan – Mayıs, bazen de temmuza kadar üreyip 40 – 60 000 yumurta döker. Planktonlar, küçük hayvanlar ve deniz bitkileriyle beslenir. Eti lezzetlidir, bol bulunduğu için ekonomik değeri vardır.
KURBAĞA BALIĞI
Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar. Dipte yatarak başının üstündeki gözleri ile küçük canlıları veya balıkları görüp avlar. Nisan – Mayıs aylarında kışladıkları derin sulardan sahillere, bazende acısu bölgelerine sokulup Temmuz – Eylül arasında üreme yapar. 10 – 20 000 yumurta döker. Yavrular önce planktonlarla daha sonra omurgasızlarla beslenir. Eti lezzetlidir. Özel avcılığı yapılmadığı için ekonomik değeri azdır
ÇAÇA
Sardalya – Tirsi ailesindendir. Boyu 6 – 8 cm.dir, Karadenizin batısında 13 – 15 cm. olanlarına rastlanır. Besinleri planktonlar ve balık yavrularıdır. Sürüler halinde yaşar. Mayıs Haziran arasında üreme yapar. Eti fazla lezzetli değildir. Bu nedenle avcılığı fazla yapılmaz. Buna karşı denizlerde ekonomik değeri çok yüksek olan uskumru, palamut, torik gibi balıklar için yem değeri vardır. Kuzey Avrupa ülkelerinde konservesi çeşitli isimlerle pazarlanır.
KAYIŞ BALIĞI
Denizlerimizde seyrek rastlanan, 2 – 3 m. den 150 m. ye kadar derinliklerde üstü bitkilerle örtülü kumsal, çakıllı diplerde fazla göç etmeden yaşayan bir balıktır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Boyları 30 cm. olabilir. Bahar – yaz sonu üreme yapıp 15 – 18 000 yumurta döker. Eti lezzetlidir fakat seyrek bulunduğu için ekonomik değeri yoktur.

PİSİ BALIĞI
Ortalama 30 - 40 cm. boy ve 250 - 350 gr. ağırlıkta olabilen, ekonomik değeri yüksek balıklardan biridir. denizlerin kumlu çakıllı diplerinde kabuklular ve yumuşakçalarla beslenip 15 - 18 yıla kadar yaşar. Acı sulara, nehir ağızlarına kadar sokulur. Bir diğer türüde tatlı sularda yaşar. sıcak ayları diplerde geçirip, kışın sahillere yaklaşır. Üremelerini Ocak - Mart arasında 5 - 6 derece sularda yapar. 800 000 - 1 milyon yumurta verir.

TİRSİ
Boyları 30 - 33 cm. ulaşabilen Tirsi bir Karadeniz balığıdır. İstanbul boğazı ve Marmara' da az bulunur. Kıyıya yakın yerlerde sürüler halinde yaşarlar. Üreme mevsimleri ilkbahardır. Yumurta bırakmak için acı su bölgelerine ve nehirlere giderler. Sardalya ailesinden bir balık olan Tirsi taze, tuzlama ve tütsülü olarak yenir. Ekonomik değeri yüksektir.
ÖRDEK LAPİNİ
Boyu 40 cm. ağırlığı 1 kg. olabilen ve 15 – 17 yıl yaşayabilen, dişileriyle erkekleri arasında renk farkı olan güzel renkli bir lapin cinsidir.Genelde 10 – 100, seyrek olarak 180 m. Derinlerde yaşar. Denizdeki küçük hayvanlar ve balıklarla beslenir. Üreme mevsimi Nisan – Ağustos arasıdır. Bu esnada çift – çift kaya oyuklarını yuva olarak kullanırlar. Daha sonra yumurtaları korumak için erkekleri nöbet tutar. Doğa değeriyle korunması gerekli bir balıktır.
DÜLGER
Boyu 50 - 60 cm. ye ulaşabilen Dülger Balığı geçici balıktır. Mayısta Marmara'dan Karadeniz'e çıkar. Akdeniz, Ege, Marmara ve kısmen de Karadeniz'de yaşayan, kalın pullarla örtülü Dülger Balığı etobur bir balıktır. Büyük ağzıyla kendinden küçük pek çok balığı yutarcasına yer. Genelde 60 -70 cm. derinliklerde yaşar. kış mevsiminden sonra suların ısınmasıyla Mayıs ayından başlayarak Temmuz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Dülger Balığı, İzmir - Antalya arası yörelerimizde Peygamber, Dikenli Peygamber Balığı olarak ta tanınır. Eti lezzetli beyaz ve yararlıdır.

İSKORPİT
Yaşamı aynı aileden olan Lipsos' un aynıdır. Farkları İskorpitin Lipsos' a göre daha küçük olması ve rengi daha koyudur. Boyları ortalama 20 - 30 cm. dir. İskorpitin dikenleri de Lipsos gibi çok zehirlidir. Bu nedenle yakalandığında dikkat edilmelidir. Eti lezzetli ve çok yararlıdır.
LİPSOS
50 - 60 cm. ye ve 4 - 5 kg.' a kadar büyüyebilen Lipsos balıkları sıcak ve ılık denizlerimizin sahil kıyılarından 1000 m. ye kadar inen derinliklerde, bitkilerle örtülü taşlık, çakıllı ve kumlu düzeylerde yaşar. Bilhassa Marmara ve Ege' de çok rastlanır. Eti çok lezzetli ve yararlıdır. Et yiyen bir balık olan Lipsos ilkbahar aylarında ürer. Yaklaşık 3 000 yumurta döker. Dikenleri çok zehirlidir.
PAPAĞAN BALIĞI
Ege'de seyrek, Doğu Akdeniz' de yaygın bulunan, fazla göçler yapmadan sıcak denizlerin sığ, taşlık ve bol bitkili, bazen de acısu bölgelerinde yaşayan, çok çeşitli ve güzel renkleri olan bir balıktır. İskaroz balığı da denir. Deniz yosunlarıyla beslenir. Yaz aylarında üreme yapar ve 8 - 12 000 yumurta verir. Sert ve yayvan eti yenmez. Doğa değeri yönüyle korunmalıdır.
GELİNCİK BALIĞI
Bakalyaro ve Mezgitle aynı türdendir. Denizlerimizde bir kaç cinsi yaygındır. Sıcak ve ılıman suların taşlık, kayalık diplerinde sahillere yakın yaşar. Balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Çevik, yırtıcı ve saldırgandır. Derisi çok kaygandır. Ortalama 20, en çok 40 cm. boydadır. Üremesini sonbaharda yapar. Beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksek olan bir balıktır.
İZMARİT
Denizlerimizin yerli balıklarındandır. Küçüklerine Kancur, Büyüklerine Kanal İzmariti denir. Boyu ortalama 15 cm. olur. Hareketli ve kurnazdır. Yaz aylarında sahillere kadar sokulur. Üst, ön dikenleri tehlikelidir. Batar ve yara yapar. 10 - 12 yıl yaşayabilir. Erkekleri 3, dişileri 2 yaşında olgunlaşıp 60 - 70 000 yumurta verir. Balık yumurtaları, balık yavruları ve yosunlarla beslenir. Eti beyaz ve lezzetlidir. bol tüketilir.


SİNAĞRİT
Karagöz ailesinden olan Sinağrit Ege ve Akdeniz in sert, hareketli ve kuvvetli bir balığıdır. 1 - 1,5 m. boy ve 10 - 15 kg. ağırlığa büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle Mürekkep balığı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir İstakozu rahatça kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların taşlık, kayalık bölümlerinde, kışın 300 m. ye varan derinliklerde küçük sürüler halinde yaşar. İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığında amatörler için değerlidir.
Avlanmasında sürütme kaşıklar ,canlı yem (kefal,istavrit,uskumru,kolyoz ve kuppez )kullanılır.yemli olarak ta mercan takımları kullanılır çevik ve güçlü bir balık olduğundan misina kalınlığı biraz daha fazladır
KIRMA MERCAN
Mercan ailesindendir. 0 - 400 m. bazende 700 m. derinliklere inebilmektedir. Yaşam çevresi taşlık, kayalık ve dibe yakın yerlerdir. Boyları 35 - 40 cm. ye ulaşabilir. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ve Ege de bolca bulunur. Ekonomik değeri yüksektir. Denizlerdeki ısıya göre ilkbahardan başlayarak Ağustosa kadar üremeleri sürer. Etçil balık olan Mercanlar çeşitli küçük balıklar, kabuklular ve omurgasızlarla beslenir.Mercanlar diyeceğim çünkü oldukça geniş bir yelpazeye sahip bir balık avlanmasında belli başlı yemleri karides,akyem sardalya,tekedir .takım olarakta zokalı takımlar veya hırsız tertip dediğimiz takımlar kullanılır bunun yanında parakete ile de avlanabilirler
FANGİRİ MERCAN
Bir Mercan türüdür ve Trança ile büyük benzerlik gösterir. Ortalama 25 - 35, en çok 80 cmç boyda sıcak denizlerde, Güney Ege ve Akdenizde yaygın bulunan kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenen etçil bir balıktır. Taşlık ve kayalıkların mağaralı oyuklarında yaşar. Üremesi bahardan Ağustosa kadar sürer. Mercan ailesi içinde eti en lezzetli olanlardandır, ancak çok seyrek bulunduğu için ekonomik değeri bölgeseldir.
LEKELİ MERCAN
Mandagöz Mercan da denir. Ege ve Akdenizde yaygındır. 100 - 300 m.' ye varan derinliklerde sahile yakınlarda kabuklular, omurgasızlar ve sualtı bitkileriyle beslenerek yaşar. Boyu 30 - 50 cm. olabilir. Hermafrodit bir balıktır. Hem erkeklik, hem de dişilik özelliği gösterir. Suların ısısına bağlı olarak bahar aylarında üreme yapar. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir.
MELANUR
Mercan ailesindendir. Marmara, Ege ve Akdeniz'in 2 - 3 m. sığ sularında, su yüzeyine yakınlarda, fazla göç etmeden yaşar. Diğer Mercan türlerinden farklı olarak sualtı bitkileriyle beslenir. En fazla 30 cm. ye kadar büyür. Üremesi bahar sonuna kadar sürer, yumurtalarını denize bırakır. Mikro - planktonlarla beslenen yavrular. yaz sonunda olgunlaşır. Eti bütün Mercan ailesi gibi beyaz ve lezzetlidir. Ancak az avlanıldığı ve taze tüketildiği için ekonomik değeri fazla değildir.
TRANÇA
Mercan ailesinden ve Fangri ile aynı türdendir. Ege’nin ünlü balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20 – 25 m. derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başına yaşar. Boyu 30 – 50, en çok 75 cm. olur. Kış aylarında 150 m. derinlere iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp yiyebilir. Ayrıca dip hayvanları ve balıklarda besinine ek olur. Hermafrodit; hem erkek hem dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması neslini çok azaltmıştır.
LÜFER
Gezici balıklardan olan Lüfer Karadeniz ile Ege denizi arasında dolaşır. Büyüme aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna göre;
Boyları 10 cm ye kadar olanlar Defneyaprağı,
15 - 18 cm. ye kadar olanlar Çinakop,
18 - 25 cm. ye kadar olanlar Sarıkanat,
28 - 35 cm. ye kadar olanlar Lüfer,
35 cm. den fazla olanlara Kofana adı verilir.
Seyrek olarak Kofanaların 60 cm. yi aştığı hatta 1 m. ye ulaştığı görülmüştür. Lüfer sonbahar - kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşar. Yaz ortalarından Sonbahara kadar da kışlamaya geçerler. Ilık suların 10 - 200 m. derinliklerinde yaşar. Üremeleri Bahar sonu ve Yaz başıdır. Kademeli olarak 60 - 80 000 yumurta verir. Bol verimliliği ve etinin lezzetiyle ekonomik değeri çok yüksektir.
Liman giriş ağızlarında akıntılı burunlarda çok iyi av verirler 30-40 lık misina levrekteki tüm canlı yemleri artı zarganada kullanabilirsiniz ayrıca rapala,sırtı ve filotayıda sırtı olarak kullanabilirsiniz.Lüfer avında kullanacağınız takımda iğneyi veya sırtıyı mutlak ama mutlaka 40-50 cm lik bir çelik telle bağlamalısınız ne olur diyorsanız ben yorum yapmayayım nasılsa öğrenirsiniz.
LEVREK
Denizlerimizde ve denizlerin nehirlerle karışımı acısu bölgelerinde yaşar. Hani ailesindendir. Fazla gezici olmayan Levrek yerli balıklardan sayılır. Gençken gruplar halinde sonraları tek başına yaşar. Yaşam ortamı karanlık ve kuytu yerlerdir. Bu nedenle kaya oyukları veya gemi batıklarında yuvalanır. Yaklaşık 20 yıllık yaşamı olabilen Levrek ortalama 50 - 60 cm. den 1 m. boy ve 10 - 12 kg. ağırlığa kadar erişebilir. 40 cm. den küçüklerine İspendek denir. Küçük yavru balıklarla beslenir. Ocak - Mart arasında 500 000 - 2 000 000 yumurta dökerek yüksek bir üreme gösterir. Eti en lezzetli balıkların başında gelir. Bu nedenle ekonomik değeri çok yüksektir.
Avlanmasında canlı yem-- kıbrıs sarması-- sırtı ve sahte balıklara tepki verir amatör balıkçıların her zaman için avlama zevkini yaşabilecekleri ve oltaya alındığı zaman avcının adrenalinin yükselmesine ve heyecana kapılmasına neden olur sportif olarak avı zevklidir.Levrek canlıyı aldıktan sonra 3-4 metre gider ve durur yemi kontrol eder bu kontrol esnasında iğneyi hissederse yemi geri kusar onun içinde bu duraksamayı hissetiğiniz an çok hafif oltayı çekersiniz ve levrek canlı kaçıyor diye tam bindirir ondan sonra biraz daha boşluk verirsiniz yani 5-6 metre kadar sonra karşı tepki verip iğnenin balığın ağzına oturmasını sağlarsınız.
İSKORPİT HANİSİ
Boyu 2 m. olabilen bu balık Hani cinsinin en iri örneklerindendir. Deniz diplerinin taşlık, kayalık oyuklarında 100 - 200 m. yetişkinleri 1 000 m. ye kadar derinliklerde yalnız yaşar. Etçil bir balıktır, küçük balıklar, kabuklular ve diğer hayvanlarla beslenir. Eti lezzetli ve bol olmakla beraber az avlandığı için ekonomik yönü zayıftır. İnceleme olanağı az olduğu için yaşam ve üreme şartları Hani türüne uygulanabilir.
BERBER BALIĞI
Hani ailesinden bir balıktır. Sıcak ve ılıman denizlerin kayalık, çakıllı ve bazen çamurlu bölgelerinde ve 50 - 300 m. derinliklerde yaşayan Berber Balığı 25 cm. uzunluğa erişebilir. Az bulunduğu için fazla ekonomik değeri yoktur. Denizlere renk güzelliği verir. Üremeleri diğer Hani cinsi balıklar gibidir.
SAZKAYASI
Bütün denizlerimizin, durgun kıyı sularında sualtı sazlık veya çayırlarında yaşar. Boyu 18 - 25 cm. olabilir. Mart - Mayıs aylarında erkeğin kovaladığı 5 - 10 dişi bir arada 150 - 300 000 yumurta verir. Erkekler sık bitkiler arasında yuvalanan bu yumurtaları döller ve gözcülük yapar. Diplerdeki küçük canlılar ve kabuklularla beslenir. Eti lezzetli, beyaz ve çok yararlıdır. Ekonomik değeri bölgeseldir.
SARIAĞIZ
Sıcak ve ılık denizlerde 100 - 150 m. derinliklerin taşlık, mercan, kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne bulursa yer. Ortalama boyu 50 - 60 cm. en çok 2 m. ve 75 kg. olanlarına da rastlanır. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca avlanılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından Ağustosa kadar üremelerini sürdürürler.
YAZILIHANİ
Uzunluğu en çok 25 cm. olabilen Yazılı Hani kendi türünün tipik bir örneğidir. Belli bölgelerde yalnız yaşar. Levrek balığı ailesindendir. Kendisinden küçük balıklar, Karides gibi kabuklularla beslenir. Yaklaşık 30 m. derinlerde, belirli bölgelerde yalnız yaşar. Baş kısmındaki çeşitli renk ve süslemelerden " yazılı" ismini alır. Üremeleri Mayıs - Haziran olup cins ve türlerine göre 18 - 900 bin yumurta döker.
KÖMÜRCÜ KAYASI
Bütün denizlerimizin nehir ağızlarına yakın, bazen de acı su bölgelerinde, 75 metreye kadar derinliklerin kumlu, çamurlu diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyları en çok 18 - 19 cm. olabilir. Mart - Mayıs arasında yumurta vererek ürer. Bu yumurtalara erkekler bekçilik yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar ve balıklarla beslenir. Eti beyaz, lezzetli ve yararlıdır.

MİNAKOP
Kötek Balığı da denir. Bütün denizlerimizin taşlık ve kayalık bölgelerinde, 100 - 150 m. ye varan derinliklerin dibe yakınlarında yalnız yaşar. Zaman zaman acı sulara ve nehir ağızlarına da girer. Eşkina ve Sarıağızla aynı türdendir. Yumuşakça, kabuklu ve kurtlarla beslenir. Yaşadığı bölgenin şartlarına göre üremesini Nisanda Ağustosa kadar sürdürür. Sert ve beyaz etinin lezzeti Levreğe benzer.
LAHOS
Ege ve özellikle Akdenizde yaygın bulunan, boyları 1 m. olabilen bir Hani türüdür. Fazla derinlere gitmeden kayalık, taşlık veya çakıllı alanlarda yaşar. Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır. İrili ufaklı her türlü kabuklular, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenir. Mayıs - Haziran arasında üreme yapar. Akdeniz'in eti çok lezzetli, şöhretli balıklarındandır. Ancak ekonomik değeri bölgeseldir.
Bu balığı kaya ve kum lahozu diye ikiye ayırabiliriz kum lahozu avında çok fazla sıkıntı yaşamazsınız ama yinede balığı oltaya aldıktan sonra sarımda boşluk vermemekte yarar varLahos gündüz yemli sürütme ile veya yalancı balık ile gece ise sardalya canlı izmarit kalmar gibi yemlerle avlanılır.akdenizdeki amatörlerin peşinde koştukları bir balık türüdür.

ORFOZ
Hani türünden ve Levrekle akrabadır. Ortalama 60 - 70 cm. den 1 - 1,5 m. boy ve 30 - 40 kg. ağırlığa erişebilir. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 m. den 150 m. derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az bulunmasına rağmen sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.
Kayalık yerlerde yaşarlar genelde mercen veya sinağrit avında orfozda avlanabilmektedir.takım olarak mercan takımı kullanılır.yemlerde aynı benzerlikleri gösterir.
ORKİNOS
Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır. Uzunlukları 3 - 4 m. ve ağırlıkları 100 - 150 kg. dan 800 kg.' a kadar olabilir. Çeşitli türleri vardır. orkinos sürü halinde yaşayan gezici balıklardandır. Yazın Karadeniz' e çıktıktan sonra sonbaharda Marmara' ya ve oradan da Ege' ye geçerek hemen hemen bütün Akdeniz' i dolaşırlar. Bu gezilerinde saatte 40 - 60 km. hızla yol alabilirler. Genel olarak üst sularda yaşarlar. Mart - Ağustos arasında ürerler ve yaklaşık Orkinos avı kolay bir av değildir neden derseniz normal bir orkinos ortalama 300 kğ civarında bir ağırlığa sahiptir avları tekneden yapılır.takımları oldukça kalın olan en az 120 lik misina veya daha kalın misinalar takımın uç kısmına yaklaşık 15 metrelik bir çelik tel takılması ve bu telin uçuna da uzun sap diye tabir ettiğimiz yaklaşık 12-13 cm civarında büyük bir iğne takılır. Avı yapılırken ana misinanın dışında başka bir misina ile tekneye takım bağlanır balık güçlü olduğu için takımı elde tutmak oldukça sakıncalıdır balık aldığı zaman ince misinayı kırıp misinanın boşalmasını sağlar takımın belli bir yerine yaklaşık 30 metre mesafeye büyükçe bir top veya suya batmayacak bir nesne bağlanırsa balığı yormak daha kolay olur .Yem olarak ta torik küçüğü veya lüfer veya palamut kullanılır. Yeme iğne dışarıda kalmayacak şekilde takılır
ÇİZGİLİ ORKİNOS
Karadeniz, Marmara ve kuzey Ege ye kadar sularımızda rastlanan orkinos türlerinden biridir. Boyu ortalama 60 – 100 cm. olur. Yemlendiği balık sürülerini önüne katarak Karadeniz’ e çıkar ve orada sular ısınınca üreme yapar. Bu gidiş – gelişler Karadeniz ve Marmara’ daki yerli balıkların doğal dengesini oluşturur. Etinin insan gıdası olarak çeşitli değerlendirilmesi ve avcılık yönüyle aşırı tüketimi hem orkinos türünü hem de onunla akım sağlayan diğer balık türlerini tehlikeli olarak etkilemektedir.
PALAMUT VE TORİK
Karadeniz ve Marmara’nın en ünlü balığıdır. Bahar aylarında beslenmek için Karadeniz’e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak için Marmara’ya, Çanakkale’ye kadar iner. Süratli ve iyi yüzücüdür. Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara saldırarak yer. 18 – 20 derece sularda 400 000 den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer. Yetiştikten sonra büyümesine göre;
0 – 10 cm. Vanoz – Gaco
10 – 25 cm. Çingene Palamudu
30 – 35 cm. Palamut
40 – 45 cm. Kestane Palamudu
50 – 55 cm. Zindandelen
55 – 60 cm. Torik
60 – 65 cm. Sivri
65 – 70 cm. Altıparmak
70 cm. ve üstü Peçuta olarak adlandırılır.
Taze tüketimi, ihraç ve endüstri yönleriyle çok değerli bu balığın üretimindeki azalma ekonomik değerini tehlikeli boyutlara indirmektedir.
Palamut çaparisi ve palamut yünlüsü ile avlanırlar. Çaparisinde hindi veya kazın beyaz göğüs tüyleri kullanılır çapari 15 –20 iğneyi geçmemelidir yoksa baş etmesi oldukça zor olur.
Palamut tüylüsü ise birkaç çeşittir bunlar gümüş ,istavrit veya kıraçaya benzerler yünlülerin temiz ve parlak olması verimli av yapmayı sağlar.
Palamut yemlisi sarımsak zoka diye tabir ettiğimiz zokalarla avı yapılır.olta ve beden kalınlıkları balığın büyüklüğüne göre değişir.zokaya yem olarak bütün istavrit veya yaprak şakşakta ise istavritin kılçığı çıkarılır ama kafası kesilmez iğne istavritin kafasına takılır .
Torik seğirtmesi buna dip seğirtmesi de denilir yünlüden daha büyük ve şekilide farklıdır tekneden ve oldukça derin sularda avı yapılır
USKUMRU
Genelde 25 - 35 cm. olan, 40 cm. ye büyüyebilen, sürüler halinde yaşayan Marmara bölgesinin yerli balığıdır. Geçmişte Karadeniz ve Ege arasında büyük göçler yapan, eti çok lezzetli bol avlanılan Uskumru, şimdilerde ekolojik nedenlerle az rastlanan adeta tükenmiş bir balıktır. Normalde 2 - 3 yaşında olgunlaşan dişileri 350 - 400 000 yumurtasını denize bırakır. Üreme devresi Şubat - Nisan arasıdır. Planktonlar, Hamsi, Çaça gibi küçük balıklar ve yavruları temel besinidir. 8 - 10 yıl yaşar. Torik ve Kofana baş düşmanıdır. Az yağlı ve kurutulmuşuna Çiroz denir. Yaşam ortamı tekrar varolduğunda ekonomik değeri en yüksek balıklardan biridir. Atlantik' te yaşayan lezzetsiz bir türü daha vardır.
Uskumru genelde çapari ile avlanılır çaparisi kırçıllı ve tekir tüylüdür teknede avı yapılacaksa 25-30 iğneye kadar çapari kontrolu rahat olur eğer kıyıdan ve makine ile avlanılıyor ise 10-15 iğneli olması çaparinin kullanımını daha da kolaylaştırır.
KOLYOZ
Bütün denizlerimizde bulunmakla beraber daha çok Marmara balığı sayılır. Şeklen Uskumruya çok benzer fakat ayrı bir türdür. B. Okyanusta da sürüler halinde yaşar. Küçük balıklar, yavruları ve Planktonlarla beslenir. 2 - 3 yaşında olgunlaşan dişileri Temmuz - Ağustos arası 300 - 400 000 yumurtasını denize bırakır. Eti Uskumru kadar lezzetli olmamakla beraber, taze, kuru ve tuzlu olarak bol tüketilen balıktır.
Avları özellikle kolyoz çaparileri ile yapılır.

MALTA PALAMUDU
Eskiden gemilerin altında, genelde köpek balıklarına eşlik ederek yüzen, bu nedenle pilot balığı da denen çevik hareketli bir balıktır. Ortalama 40 cm. boyda olur. Sıcak ve ılıman denizleri sever, yosunlar, deniz kurtları, kabuklular ve özellikle köpekbalıklarından arta kalanlarla beslenir. Sonbaharla kış ayları arasında üreme yapar. Etinin gıda değeri yoktur.
ZURNA BALIĞI
Uskumru Turnası da denir. Ilık ve sıcak denizlerin yüzeylerinde ve sahillerden uzakta yaşar. Uzunlukları ortalama 50 cm. dir. 20 - 30 lu gruplar halinde gezerler. Özellikle Ege ve Akdeniz'de rastlanır. Etçil bir balıktır ve sürü halindeki küçük balıklarla beslenir. Etleri beyaz ve lezzetli olmakla beraber kitle avcılığı yapılmadığı için ekonomik değeri önemsizdir. İlk bahardan yaza kadar her seferinde 1 000 - 1 500 olmak üzere 7 - 8 defa yumurta verir.
AKYA
Kuzu, Çıplak, Leka ve İskender balığı olarakta tanınır. Genelde 50 - 100 cm. en çok 180 cm. ve 60 kg. ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Canavar balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine yer. Geçmişte çok avlanılması nedeniyle neslinin tükenme tehlikesi vardır. Korunması gerekir.
KILIÇ BALIĞI
Sıcak ve ılık sularda bireysel veya çift yaşar. Açık deniz balığıdır. 800 m. derinliğe inebilir. Genelde 15 - 16 derece sularda ve deniz yüzeyinde, zaman zaman suyun dışına fırlayarak dolaşırlar.
Ortalama 2 - 3,5 m. boy ve 60 - 150 kg. a kadar ağırlıkta olabilir. Boyları 4 - 5 m. ye ulaşabilir. Suların ısınmasıyla üremeleri Nisan ayından başlayarak Temmuz ayına kadar devam eder. Isı şartlarına göre Marmara ve Karadeniz arasında dolaşıp Akdeniz' e göçerler. Etçil bir balık olup sürü halindeki diğer küçük balıkları yiyerek beslenir. Ekonomik değeri çok yüksek bir balıktır. Çeşitli nedenlerle türü gittikçe azalmaktadır

İSTAVRİT
Denizlerimizde Sarıkanat İstavrit ( Akdeniz ) ve Karagöz İstavrit ( Karadeniz - Marmara ) olarak iki türü yaşar. Boyları Karagözde 15 - 25 cm. ençok 30 cm., Sarıkanatta ise 30 - 50 cm. olur. Küçüklerine Kıraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, Çaça, Çamuka gibi küçük balıkların yavrularıyla beslenir. Mayıs - Ağustos arası sürüler halinde ürer. Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır.
FENERBALIĞI
Kıyılardan 500 m. ye kadar derinlerde yaşayan, boyları 2 m. ye erişebilen, bir dip balığıdır. Hareketsiz yatar ve antenleriyle avını kendine çekerek çok büyük ağzıyla kendi büyüklüğündeki balıkları bile yutabilir. Pulsuz ve çıplak vücudunu kapsayan sıvı insan cildi için tehlikelidir. Mart – Ağustos arası derinlere inerek ürere 6 – 7 yaşında bir dişi 1 milyon yumurta bırakır.eti beyaz ve çok lezzetlidir. Ekonomik değeri çok yüksektir. Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan ensülin ilacı ilk kez fener balığı pankreasından elde edilmiştir.
DENİZ ALASI
Karadeniz alabalığı, Som balığı olarakta tanınır. Solmon balığı ile hem akrabalığı, hem de benzerliği vardır. Bir türüde Akdeniz'de yaşar. Genelde 50 – 80 cm. boy ve 3 – 7 kg. ağırlıktan, en çok 100 cm. ve 25 kg.’ a erişenlerine rastlanır. Ömrünün bir kısmını denizde geçirdikten sonra üremek için nehirlere girer. Ağırlığına oranla 2000 – 16 000 yumurta döker. Kuvvetli çenesi olan yırtıcı bir balıktır. Küçük balıklar ve kabuklularla beslenir. Eti çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından da kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.
MERSİN
Karadeniz'de ve buraya dökülen nehirlerde yaşayan boyları 120 – 300 cm. ve 300 kg.’ a kadar olabilen, yumuşakçalar ve küçük kabuklularla beslenen ve 100 yılın üstünde yaşayabilen bir balıktır. Kolan balığı da denir. Cinslerine göre erkekleri 6 – 12, dişileri 8 – 15 yaşlarında cinsel olgunluğa erişip 800 000 – 2 500 000 yumurta verir. Kış aylarını 150 m. derinliklerde geçirip, Mart ayı başında tek veya sürüler halinde 12 C – 18 C deki sularda nehir ağızlarına girerek yumurtalarını dökerler. Yavrular 8 – 10 ay sürede 6 – 15 cm. ye ulaşınca denize çıkarlar. Eti çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından en kıymetli deniz ürünü olan siyah havyar elde edilir. Bu nedenle ekonomik değeri çok yüksektir. Rus Mersini, Karaca ve Mersin Morinası olarak adlandırılan türleri de vardır.
MAVİ KÖPEK BALIĞI
Aynı zamanda pamuk balığı olarak ta adlandırılır. Yırtıcı köpekbalığı Harharyas' la aynı türden olan Mavi Köpek Balığı canavar cinsi cinsi balıkların en tehlikelilerindendir. Büyükleri insanlar için çok zararlı olabilir. Ön alt yüzgeçlerinin uzunluğu ile diğerlerinden ayrılır. Etobur bir hayvan olan Mavi Köpek Balığı sürü halindeki diğer küçük balıkları yiyerek beslenir. 4 m. ye kadar büyüyebilir. İlkbahar aylarında ürer. Her seferinde boyları 40 - 60 cm. arası 8 -12 yavru doğurur. Gerek endüstri ve gerekse gıda yönünden ekonomik değeri vardır.
CAMGÖZ KÖPEKBALIĞI
Sıcak ve ılık denizlerin 100 m.' nin altındaki serin sularda tek başına yaşayan, boyları 4 - 5 m.' den 10 - 15 m.' ye ulaşan, Omurgasızlar ve sürü halindeki balıkları yiyerek beslenen bir köpek balığı türüdür. Sıcak yaz günleri ağır hareketlerle su yüzeyinde yüzer. Rahatsız edilmezse saldırgan değildir. Açık denizde erkek tarafından döllenen dişiler 8 - 14 arası yavru doğurur. Başka ülkelerde yenilmesine rağmen ülkemizde balık unu üretiminde kullanılır.
KELER
Köpek balığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 5 – 100 m. derinlerinde sahil yakınlarında veya 70 – 400 m. açıklarında, kumlu çamurlu alanlarda fazla göç etmeden yaşar. Boyu 2 m. ye ulaşabilir. Büyük ağzıyla dipteki ölü veya canlı balıkları, omurgasızlarla sürü halindeki yutarcasına yiyerek beslenir. Bahar sonu – yaz aylarında dişiler gruplar oluşturarak sahillere yakın yerlerde döllenir. 18 – 20 ay sonra tek başlarına 10 – 18 arası canlı yavru doğurur. Yüzgeçlerinin eti yenebilir, karaciğerinden yağ ve vitamin elde edilir.
RİNA
Köpek balığı ailesinden olup şeklen Vatoz' a benzer. sahillerin 10 - 60 m. en çok 200 m. ye varan derinliklerin kumlu çamurlu diplerinde hareketsiz yatarak avlanır. boyları 150 cm. ye ulaşabilir. Çeşitli balıklar ve omurgasızlar başlıca gıdasıdır. Kışları derinlerde geçirip yaz aylarında kıyılara, tatlısulara ve lagünlere yaklaşır. Çiftleşerek ürer. Gebelik süresi 15 - 18 aydır. 7 - 8 yavru yapar. Eti lezzetsizdir. Tüketim değeri yoktur. Kamçı benzeri kuyruğu yaralayıcı, dikenleri ise tehlikeli şekilde zehirlidir.
ELEKTİK BALIĞI
Bir köpekbalığı türüdür. Sıcak ve ılıman denizlerin 100 - 150 m. ye varan diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyu 150 cm. olabilir. Genelde avlanmak için veya tehlike halinde 100 -220 volt' a varan insan için tehlikeli fakat öldürücü olmayan kısa süreli elektrik çarpması yapar. Bahar - yaz aylarında çiftleşerek ürer. Dişileri 14 - 15 yavru yapar. Eti yenebilir, fakat ülkemizde fazla tüketilmez.
VATOZ
Köpekbalığı ailesindendir. Bütün dünya denizlerinde çok çeşitli türleri yaşar. 1 m. yi aşan boy ve 40 - 50 kg. ağırlıkta olanlarına rastlanır. Uzun geziler yapmadan 15 - 20 m. den 100 - 150 m. ya varan derinliklerde kumlara gömülü yatarak av bekler. Kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Bahar ve yaz aylarında sahillere yaklaşarak üreme yapar. Dişileri 10 - 30 yumurta verir. Eti lezzetlidir fakat az tutulur. Karaciğerinden A vitamini ve yağ üretilir. Ekonomik değeri vardır
UÇAN BALIK
Güney Ege ve Akdenizde dibe inmeden deniz yüzeyinde yaşar. Planktonlar, omurgasızlar ve yavru balıklarla beslenir. Gümüş ve Kefal'e benzer. Boyu 20 - 30 cm. olabilir. Bazen büyük balıklardan kurtulmak, bazen de 80 km. yi bulan yüzme hızı gereği, su yüzeyinden 25 - 50 cm yükselip. Büyük kanatlarıyla 2 - 13 sn. ve 50 - 250 m. lik planör uçuşları yapar.
AYBALIĞI
Pervane balığı da denir. Okyanuslar ve Akdenizin açıklarında uzun göçler yapmadan, bazen derinlerde, bazen de su yüzeyinde yan yatarak dolaşır. İyi yüzemeyen hareketsiz bir balıktır. Deniz anaları, Ahtapot, Mürekkep balığı ve diğer balıklarla beslenir. 2,5 - 3 boydan 1500 kg. ağırlığa erişip 20 - 25 yıl yaşayabilir. Bahardan yaz sonlarına kadar 300 milyona varan yumurta döker. Bu yumurtaların çoğu diğer balıklara yem olur. Eti lezzetsiz ve kötü kokulu olduğu için insan besini yönü ve ekonomik değeri yoktur.
BERLAM
Ilık denizlerin orta sularında yaşar. Ege, Marmara ve Akdeniz'de yaygın, Karadeniz'de seyrek bulunur. Gündüzleri 80 - 300 m. ye varan sularda, gezinip geceleri avlanmak için kıyıya ve yüzeye yaklaşır. Kolyoz, Çaça, Hamsi ve benzeri küçük balıklarla beslenir. En çok 80 - 100 cm. boy ve 10 kg. ağırlığa erişebilir. Mayıstan Ağustosa kadar sahillere yakın üremelerini yapar. Etinin lezzet ve kalitesi Mezgit' e eşittir. Taze olarak her mevsimde yendiği için ekonomik değeri yüksektir.
HAMSİ
Karadenizin insan yaşamıyla birleşen balığıdır. Marmara da bulunur. Sürüler halinde yaşar ve 20 cm. ye kadar büyür. Ocak - Mart aylarında beslenmek için sahillere yaklaşır ve bol av verir. Gündüzleri 30 - 40 m. derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yaşından itibaren olgunluğa erişip. 18 - 20 derece sularda, 25 - 60 m. derinlikte ve az tuzlu sularda üreyip yaklaşık 40 000 yumurta döker. Etinin lezzetli ve çeşitli tüketim yönleriyle ekonomik değeri çok yüksektir. Aşırı avlanması Orkinos, Palamut, Uskumru/Torik sisteminde denge bozulması Hamsiyi de tehlikeli olarak etkilemektedir.
ÇAMUKA
Gümüş türündendir. fazla derin olmayan sahillerin sıcak ve ılıman sularında, kumlu veya çakıllı bölgelerde sürüler halinde ve balık yavruları, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Suyun tuzluluk oranı ve oksijen değerine uyum gösterir. Bu nedenle göllerde bile yaşayabilir. Boyu 10 - 12 cm. en çok 16 - 18 cm. olabilir. Suların bölgesel sıcaklığına göre Nisan - Eylül arasında ürer. Beyaz ve çok lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.
KUPES
Altınkuşak' ta denir. Ilıman ve sıcak denizlerde yaşar. Akdeniz Ege ve Marmara da bulunur. Marmara' dakilerin bir bölümü Karadeniz'e çıkar ve geri döner. Yosunlar, balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Boyları 15 - 25 cm. en çok 35 cm. olur. Üremelerini bahar sonunda yapar. Karagöz ve Çitari ile aynı türdendir. Eti lezzetlidir, ancak bölgesel değeri vardır.
BARBUNYA
Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 m. ye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Ortalama 12 – 15 cm. den en çok 40 cm. büyür. Suyun ısı şartlarında derinlerden sahile mevsimsel göçler yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan – Haziran arası 15 – 100 000 yumurta döker. Etinin lezzeti ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri yüksektir.
TEKİR
Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15 – 35 cm. olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 m. den 100 m. ye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10 – 60 m. derinlere bırakır. Etin lezzeti eski roma çağlarından beri namlıdır. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.
TRAKONYA
Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17 - 18, en çok 35 - 40 cm. boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehirleri bir insanı sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda Çarpan balığı olarakta tanınır. Trakonya küçük balık ve kabuklularla beslenir. kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber az avlandığından ekonomik değeri yoktur.
KUMTRAKONYASI
Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2 – 3 m. den 100 – 150 m. ye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karşı çok süratli bir avcıdır. En fazla 50 cm. büyüyebilir. Dikenleri trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla birlikte tehlikesinden ötürü az avlandığı için ekonomik değeri yoktur. Kışı derin sularda geçirip Mart başından itibaren sığlara sokulup yaz sonuna kadar üreme yapar.
BAKALYARO
Mezgit ve Gelincikle aynı türdendir. Karadenizde yaygın, Ege' de az bulunur. Genelde 15 - 20, en çok 45 - 50 cm boyunda olur. Sahillerin 3 - 4 m. ye derinliklerindeki sığların kumlu, çakıllı ve yosunlu diplerinde fazla göçler yapmadan yaşar. Balık yumurtaları, küçük balıklar ve karides gibi canlılarla beslenir. Üremelerini Şubat - Mayıs ayları arasında sahillere yakında yapar. Mezgitle eş, beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.
KALKAN
Bir dip balığı olan Kalkan Karadeniz'in en tanınmış balığıdır. Boğazlar, Ege, Marmara ve Akdeniz'de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizinde Kalkanını diğer türleri yaşamaktadır. 25 - 30 yıllık ömrü olan Kalkan Balığı 1 m. boya erişebilir. Sahillerde 5 - 10 m. den başlayarak 300 - 400 m. derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır. Erkekleri 5 - 6 , dişileri ise 6 - 7 yaşlarında olgunlaşıp üremeye geçebilir. Üremeleri 10 - 15 derece sularda Nisan' dan Haziran'a kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.
KİKLA LAPİN
Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların 2 - 30 m. derinlerinde yaşar. Dişi ve erkekleri arasında boy ve renk farkı görülür. boyları 30 - 40 en çok 60 cm. ( dişilerde ) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri deniz bitkileriyle dişiye yuva hazırlar. Mayıs - Ağustos arasında da yumurta verir. Eti lezzetlidir. Ayrıca sportif avcılığı değerlidir.
ÜZGÜN
Renklerinin güzelliğinden ötürü Mine Balığı adıylada tanınır. Boyları 25 cm. kadar olabilen bu balık Karides, Yengeç, Deniz Kestanesi, Deniz Yıldızı, omurgasızlar ve yosunlar gibi çeşitli besinlerle yaşar. Sığ sulardan 300 - 350 m. derinlere inebilir. Denizlerimizde yaygın olarak bulunur. Etinin kıymetli olmayışı, dikenlerinin azda olsa zehirli oluşu ile herhangi bir ekonomik değeri yoktur.
HORZBİNA
Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölgelerinde gizlenerek çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı suda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlarına göre böcekler., kurtlar ve balıkyumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve Yaz süresince erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, Midye, İstiridye kabukları arasına dişileri 2 000 - 15000 yumurta döker. Erkekler 20 - 25 günlük kuluçka döneminde yumurtalara bekçilik yapar.


HAS KEFALDenizlerimizde yaygın bulunan bir Kefal türüdür. Ortalama 30 - 50, en çok 75 cm. boyda olabilir. Bütün Kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır. Açık denizle sahiller arasında gidip gelirler. Bazen beslenmek için sürüler halinde acı sulara, lagünlere, hatta nehirlerin içine girerler. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir. Yaz aylarında üreyip 150 bin - 1 milyon yumurta verir. Beyaz etinin lezzeti ve mumlanarak pazarlanan " havyar" yumurtasıyla ekonomik değeri çok yüksektir.
MAVRİ KEFALKefal, denizlerimizin sıcak ve ılık bölgelerinde, kıyılara yakın, denizle ilişkili nehir ağızlarında ayrıca iç sularda ve sürüler halinde yaşayan bir balık türüdür. Denizlerimizde Has Kefal, Altınbaş Kefal, Topbaş Kefal, Mavri Kefal, Dudaklı Kefal gibi çeşitleri vardır. Ayrıca büyüklüklerine göre de isimlendirilir. Türlerine göre 25 cm. den 90 cm. boya erişirler. Yaklaşık 15 yıllık ömrü olan Kefaller 6 - 7 yaşından itibaren yaz aylarında üreyerek 150 binden 7 milyona kadar yumurta verirler. Eti ve yumurtası yönünden değerli bir balıktır. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir.
Avlanmasında yöresel farklılıklar gösterirler ege de yüzey kıbırısı ile avlanıldığı gibi tertip mızrak ve laplup ilede yem olarak kurt ve solucan kullanılıp avlanılabilmektedir.ama genelde yüzey çaparileri ( kıbrıs ) ile avlanılırlar çaparilerde ekmek kullanılır ayrıca dibi kumluk olan yerlerde saçaksız çapari ile ekmeğin içine bir ağırlık konularak mantarsız olarak dip çaparisi ilede av verirler.kıyıdan çırpma ( çarpma) ve uzun kamışlarla ayrıca serseri olta dediğimiz takım ile avlanılacak yemlendikten sonra çok iyi av yapılabilir.

ÇİPURA
Ege ve Akdenizin bu namlı balığı Marmarada seyrek bulunur. Ortalama 25 – 35 cm. boy ve 0,5 – 3 Kg. ağırlıktadır. 60 cm. ve 6 kg. olanlarıda seyrek olarak görülebilir.Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35 – 40 m. Derinliklerde yaşar. İki yaşın üzerindekiler daha da derinlere iner. Üremeleri Ekim – Aralık aylarında olur. 100 – 150 000 yumurta döker.Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.Dişli balıktır damağı çok serttir iğne kolay oturmaz.Kumluk ve çakıllık alanlarda yaşarlar dibi bataklık olan yerlerde pek rastlanmazlar. Küçüklerine lidaki denir. Ağ ve parakete ile avlanılır ama amatörler için avı en zevkli olan balıklardan biridir olta ile avı yemli olarak yapılır . Yem olarak karides,akyem,kurt,ahtapot,sübye ve sülünes i sayabiliriz.
Takım olarak tertip (savurma) veya hırsız tertip diye ifade ettiğimiz takımlar kullanılır.ayrıca sardalyalı kıbrıs sarması da etkili bir takımdır.
KARAGÖZ
Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege de ılıman suların kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına göre bahar aylarından Ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri denizlerimizde yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı İsparoz/İspari olarak tanınır. Lezzetli eti ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır.
Karagöz kışın derin sularda yazın kıyıların akıntılı ve taşlık kısımlarında daha çok bulunurlar akıntı ile gelen böcek ve küçük kabuklularla beslenirler
Genellikle 300 – 400 gram ağılıklarında olmasına rağmen 3 –4 kilo gelenleri de vardır.yem begenme konusunda büyükleri oldukça seçici davranırlar. Takım olarak tertip ve bazen de mantarlı takım kullanılır. Yem olarak yaprak yem . canlı karides.tavuk göğsü kullanılabilir.
İSPARİ-İSPAROZ-SARKOZ
Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir Karagöz türüdür. 16 – 20 cm. ‘ye kadar büyüyebilir. Deniz kurtları, karides, yosunlar ve balık yavrularıyla beslenir. Göçer balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Eti beyaz, yağlı ve lezzetlidir.
Amatörlerin sıkça karşılaştıkları ve avladıkları bi balıktır takım olarak çipura takımları kullanılır.Yem olarak ta kurt,karides,sülünes,hamur kullanılabilir.sardalya sarması da iş yapar
ÇİTARİ
Karagöz ailesinden bir balıktır. Sarpa balığı da denir. Boyları 45 cm. olabilir. Görüntüsü çok güzel fakat eti lezzetsizdir. Bu nedenle fazla ekonomik değer taşımaz. Marmara, Ege ve Akdeniz' de bol, Karadeniz de seyrek rastlanır. Yaşam karakteri ve üremeleri Karagöz cinsi balıklarda olduğu gibidir. Bazı yerlerde sarpa olarak ta adlandırılır avında çipura takımları kullanıldığı gibi mantarlı takımlarlada avlanmaktadır ayrıca kefal için kullanılan ekmek çaparisinede tepki verirler yemleri her türlü yem diye niteliyebilirim çünkü seçici bir balık değildir.
SARIGÖZ
Karagöz ailesinden bir balıktır. boyları 50 cm. olabilir. Anatomisi Karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz solucanları ve özellikle Karidestir. Etleri de Karagöz ve Mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri erken ilkbahar aylarında başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.Çipura takımları ile avlanır yem olarak ta belli başlı bir farklılık göstermez
EŞKİNA
Sıcak ve ılıman denizlerin 100 - 150 m. taşlık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık değildir. Aynı zamanda Taşbalığı ve Mavruşgil balığı olarak ta tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen Eşkina 30 - 35 cm. uzunluk ve 500 - 600 gr. ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti ile ekonomik değeri yüksektir.Takım olarak levrek ve mercan takımları ile avlanır ancak eşkinanın bulunduğu mevki bilinmezse avı pek verimli geçmez.yem olarak karides ,sardalya ,sübye,kalamar,teke kullanılır

SİVRİ BURUN KARAGÖZ
Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz bölgesinde de rastlanır. 0 - 400 m. derinliklerde yaşar. Sivri burun Karagöz 35 cm.' ye kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bir balıktır. Kıyıların taşlık ve çakılları arasında bitkiler ve küçük kabuklularla beslenir. Bu balıkların mensubu olduğu SPRİDEA familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar.
Avlanmasında çipura ile çok fazla farklılık göstermez çipurada kullanılan takım ve yemler sivri burun karagöz içinde geçerlidir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1397
favori
like
share